SPK: Dövizde vadeli işlemler 2-3 ay içinde devreye girecek

Güncelleme Tarihi:

SPK: Dövizde vadeli işlemler 2-3 ay içinde devreye girecek
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 19, 2001 00:00


Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Doğan Cansızlar, dövizde vadeli işlemler piyasası uygulamasıyla ilgili çalışmaları hızlandırdıklarını ve bu piyasayı 2-3 ay içinde devreye sokacaklarını kaydetti.
Haberin Devamı

Cansızlar, döviz vadeli işlemler piyasası altyapısının hazır olduğunu, bu konuda, Merkez Bankası ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) ile görüşmelerin de tamamlanma aşamasına geldiğini bildirdi.

SPK Başkanı Cansızlar, serbest dalgalı döviz rejiminin uygulandığı ülkelerde, vadeli işlemler piyasasının güven oluşturduğuna da dikkat çekti ve bu girişimlerin, istikrara da katkıda bulunacağını kaydetti.

Cansızlar, Türkiye'de, mal ve döviz alanında vadeli işlemler piyasasının mutlaka olması gerektiğini de vurguladı.

SPK Başkanı Cansızlar, İMKB'de işlem gören toplam 326 şirket olduğunu, halka açık şirket sayısının 313 düzeyinde bulunduğunu ve bunların halka arz oranı ortalamasının yüzde 15-20 arasında değiştiğini, bu oranın gelişmiş ülkelerde ise yüzde 60 seviyelerine çıktığını bildirdi.

Türkiye'de, bu oranın en az yüzde 40'lara çıkabileceğini vurgulayan Cansızlar, halka arz konusundaki taleplerin artmaya başladığını, 1-1.5 yıl içinde, halka arzı daha da kolaylaştıracak bir muvzuatı oluşturmaya çalıştıklarını belirtti.

KÜÇÜK TASARRUFÇU

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'na (BDDK), şeffaflığın sağlanması ve bilgi alışverişi konusunda bir önerilerinin olduğunu hatırlatan Doğan Cansızlar, bu önerinin, sadece halka açık bankalar için yapılan bir öneri olduğunu, bu türden bankaların, bilgilerini halka daha çok anlatması gerektiğini ifade etti.

Cansızlar, yatırımcıyı korumayı amaç edinen SPK denetçisinin, bankalarda istediği gibi denetim yapamadığını da vurguladı.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kapsamındaki bankalarda, 36 bin küçük yatırımcı bulunduğunu belirten Cansızlar, bunların tasarruf miktarı toplamının 70 trilyon lira düzeyinde olduğunu kaydetti.

Küçük tasarruf sahiplerinin gerçek bir mağduriyeti bulunduğuna değinen Cansızlar, Bankalar Yasası'ndaki kısıtlamalar nedeniyle bu mağduriyetin giderilemediğini, bu mağduriyetin giderilebilmesi için, gerek SPK Kanunu, gerekse Bankalar Kanunu ile ilgili olarak teklif çalışmalarının bulunduğunu bildirdi.

Küçük tasarrufçuya güven verilmesi gerektiğine değinen Cansızlar, TMSF elindeki bankaların yeniden satılması halinde, küçük tasarruf sahiplerinin, ellerindeki hisseleri yeniden işlem yapabilme imkanının sağlanması gerektiğini söyledi.

Cansızlar, sorunun, Bankalar Yasası'nda yapılacak bir düzenlemeyle giderilebileceğini belirtti.

Kamu bankalarının özelleştirilmesi sırasında, küçük tasarrufçuları, Bankalar Kanunu'ndaki kısıtlamalar konusunda uyaracaklarını vurgulayan Cansızlar, bu konuda daha dikkatli olacaklarını söyledi.

SPK Başkanı Cansızlar, özellikle halka açık bankaların, reyting şirketleri tarafından denetiminin, yatırımcıların bilgilendirilmesi açısından çözüm oluşturabileceğini de sözlerine ekledi.

KOMBASSAN HOLDİNG

Kombassan Holding konusuna da değinen Cansızlar, Kombassan Grubu'nun, kayıt altına alınan bir kuruluş olarak gerekli bilgi ve belgelerini SPK'ya bildirmek zorunda olduğunu kaydetti.

Bağımsız denetim organının, Kombassan'ın mali tablolarını incelediğini hatırlatan Cansızlar, bu organın, Kombassan'ın mali tabloları hakkında yeterli bilgi ve belgenin olmaması nedeniyle, "görüş bildiremediğini" yazdığını söyledi.

Cansızlar, Kombassan'ın yatırım yapmasını engelleyici bir tavır içinde olmadıklarını ve böyle bir tutuma da hiçbir zaman girmeyeceklerini ifade etti.

SPK, dün yaptığı açıklamada, Kombassan Holding A.Ş'nin sermaye artırımı, Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayii İşletmeleri Ticaret A.Ş'nin kurul kaydına alınma başvuru işlemlerinin, bilgi ve belgeleri mevzuata uygun şekilde ibraz etmeleri halinde sonuçlandırılacağını bildirmişti.

Son iki krizde, en az zarar gören kurumların aracı kuruluşlar olduğunu belirten Cansızlar, bunun sebebinin de, yaklaşık 200 kadar olan aracı kuruluşların sermaye yeterliliği rasyolarının, her 15 günde bir sıkı bir şekilde incelenmesine dayandığını ifade etti.

LİSANSLAMA MERKEZİ HAFTAYA HAZIR

SPK'daki bir çok düzenlemenin çıktığını ve bazılarının çıkma aşamasında olduğunu hatırlatan Doğan Cansızlar, bu çerçevede, lisanslama merkezi ile ilgili düzenlemeyi önümüzdeki hafta çıkaracaklarını ifadez etti.

Lisanslama merkezi ile aynen mali müşavir gibi lisanslı kişilerin teknik analiz yapabileceği belli analiz koşul ve kriterlere bağlı yapılan çalışmalara dayalı verilerin piyasaya duyurulabileceğini söyledi.

Yapılan çalışmalarla yatırım tavsiyelerine ilişkin ilke ve esasların belirlenmeye çalışıldığını kaydeden Cansızlar, burada gözetilen ilkelerin, yatırım tavsiyelerinin yatırım kararlarına etkide bulunma ihtimalleri göz önünde bulundurularak dikkat ve özenle hazırlanmasını sağlamaya yönelik olduğunu kaydetti.

Bu düzenlemeleri objektif kriterlere bağlayacaklarını vurgulayan Cansızlar, bu şekilde piyasa yatırım tavsiyelerinde bulunan kişileri de lisansa bağlanacağını bildirdi.

Doğan Cansızlar, sermaye piyasası faaliyetinde ve sermaye piyasasında gayrimenkul ekspertiz faaliyetinde bulunacakların mesleki eğitim ve lisanslama faaliyetlerine ilişkin yetkinin de SPK'da olduğu hatırlatılarak, bu konudaki hazırlık çalışmalarının da devam ettiğini belirtti.

SPK Başkanı, gayri menkul uzmanlığı eğitimi konusundaki çalışmaların son aşamaya geldiğini de bildirdi.

Cansızlar, borsada işlem gören şirketlerin işlem sırasının (tahtası), yatırımcının menfaatinin korunması amacıyla kapatıldığını da vurguladı.

"ŞEFFAFLIK ÇOK ÖNEMLİ"

Sermaye piyasalarında güven unsurunun önemine işaret eden Cansızlar, güvenin sağlanması için şeffaflık, bilgilendirme ve kamuoyunu tüm gelişmelerden haberdar etmenin çok önemli olduğunu söyledi. Cansızlar, SPK'nın aldığı tüm kararları ve borsada işlem gören şirketlerle ilgili tüm bilgileri kamuoyuyla paylaştıklarını kaydederek, SPK olarak tüm kararları her hafta yayınladıklarını, saklı gizli hiçbir şey bulunmadığını söyledi.

Doğan Cansızlar, sermaye piyasası araçlarının fiziki sistemden kaydi sisteme geçiş sürecini yürütecek Merkezi Kayıt Kuruluşu'nun da önemine değinerek, kayıt sisteminin ve Yatırımcıları Koruma Fonu'nun (YKF) kurulmasının, piyasalara güvenin artırılması ve yatırımcıların aracı kuruluşlardan kaynaklanan risklere karşı korunması açısından son derece önemli olduğuna dikkat çekti.

YKF, haklarında tedrici tasfiye veya iflas kararı verilen aracı kurumların ve faaliyetleri durdurulan bankaların, yaptıkları sermaye piyasası faaliyetleri ve işlemleri nedeniyle müşterilerine karşı "hisse senedi işlemlerinden doğan" nakit ödeme ve hisse senedi teslim yükümlülüklerinin 11.7 milyar liraya kadar olan bölümünü karşılayacak. Bu tutar, her yıl yeniden değerleme oranında artırılacak.

Cansızlar, Nasdaq benzeri tam otamasyona sahip ve doğrudan bireysel yatırıma imkan veren borsaların, sanayisi ve KOBİ'leri gelişmiş bölgelerde, pilot bölge uygulamasıyla başlatmayı planladıklarını kaydetti.

Doğan cansızlar, bankacılık, tahvil-bono ve sigorta alanlarından oluşan mali sektörün, tek çatı altında birleşmesi yönündeki eğilimin, dünya genelinde artmaya başladığını da dikkat çekti.

BİREYSEL EMEKLİLİK

Bireysel emeklilik konusunda, vergi teşviğinin önemine dikkat çeken Cansızlar, sistemde daha uzun süreli kalanların daha çok vergi teşviğinden faydalanması konusundaki görüşlerini Maliye Bakanlığı'na ilettiklerini belirtti.

Cansızlar, bireysel emeklilikle ilgili düzenlemeler sonucunda, GSMH'nin yüzde 5 ile 10'u arasındaki bir tasarrufun piyasalara girebileceğini de sözlerine ekledi.

Borç takası olan Swap konusuna da değinen Cansızlar, bu enstrümanın, Türkiye gibi borç yükü ağır olan ülkelerde, geçici bir rahatlama sağlayabileceğini bildirdi.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!