Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Hilmi Güler: Ordu kelimelere sığmaz

Güncelleme Tarihi:

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Hilmi Güler: Ordu kelimelere sığmaz
Oluşturulma Tarihi: Eylül 02, 2022 07:00

Hilmi Güler farklı bir belediye başkanı. Bunu mimari yapısı hayranlık verici olan Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin binasına girdiğinizde hemen fark ediyorsunuz. Klasik bir belediye girişi değil sanki büyük bir ARGE merkezinin ürünlerinin sergilendiği bir alanı hatırlatıyor. Hilmi Güler, Enerji Bakanlığı’nda da farklıydı. Klasik siyasetin dışında sürekli olarak araştıran, yenilikler peşinde koşan bir isimdi. Hilmi Güler’in bu çabası Ordu’ya pozitif olarak yansımış. Şehrin gündemi farklı. Ordu gerilimden uzak, geleceğine bakıyor. Ordu her zaman Karadeniz’in şirin bir şehriydi. Fındığı bol Ordu artık kabuğuna sığmıyor. Zaman zaman ziyaret ettiğim Ordu’ya bu ziyaretimde en çok dikkatimi çeken şey ise gülümseyen bir şehir olması. İşinde gücünde olan insanların yaşadığı huzurlu bir şehir olması. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler’in, “Ordu kelimelere sığmayan bir şehir” sözüne o yüzden hak verdim.

Haberin Devamı

Şimdi sizi Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’le söyleşimizle baş başa bırakmak istiyorum.

Ordu’yu birkaç kelime ile anlatın dersek, nasıl anlatırsınız?

Ordu birkaç kelimede anlatılamayacak güzellikte bir şehirdir. Mavi ile yeşilin kucaklaştığı, insanı ve doğasıyla çok başka bir dünyadır Ordu. Diğer Karadeniz şehirlerine oranla kendini hayli geliştirmiş ve gelişmeye de açık olan güzide şehrimizdir. Güzellikleri resimlere sığmayan bir yer, kelimelerle de anlatmakla başarılı olunamayacak kadar zengin bir yerdir. Ordu, Türkiye’nin diğer şehirleri gibi içine girdikçe daha yeni özelliklerini keşfettiğimiz bir yerdir. Dolayısıyla burada sürekli eğitim, sürekli öğrenim içindeyiz ve Ordu, kaynakları çok zengin olan bir şehir. Dolayısıyla biz ‘Düşünen Ordu, Üreten Ordu, Yarışan Ordu’ sloganıyla her gün düşünmeye zorlanıyoruz. Bunu zevkle yapıyoruz. Düşünerek, üreterek, yarışarak hayata yeni boyutlar kazandırmaya çalışıyoruz. 

Haberin Devamı

FINDIK TABAN FİYATLARI

Ordu denilince fındık akla geliyor? Fındık taban fiyatları sayın Cumhurbaşkanı tarafından açıklandı. Nasıl karşılandı ve alımlar başladı mı?

Cumhurbaşkanımızın açıkladığı fiyat sevinçle karşılandı. Halkımızdaki beklenti 50 liranın altına düşmemesi yönündeydi. Dolayısıyla burada güzel bir fiyat verildi. Toprak Mahsulleri Ofisi de Pazartesi günü alıma başladı. Tabii burada önemli olan dar gelirli üreticilerimizi korumak. Onları ayakta tutmak ve aynı zamanda da gelişmelerini sağlamaktır. Tabii şu anda piyasayı aşağıya çekmek isteyen unsurlar da var. Ordulular devletin alımlarından  ve verdiği fiyatlardan memnun ama bunu aşağıya çekmeye çalışan yapılardan da şikayet ediyorlar.

Peki bunu önleyebilecek misiniz?

Ben bu konuda belli bir tecrübeye sahip biriyim. Klasik bir belediye başkanlığı yapmıyorum ve aynı zamanda fındık üreticisiyim. Ve bölgenin refahından sorumluyum. Dolayısıyla fındığı birkaç spekülatörün insafına bırakamayız. Bu çarpık yapılaşmayla mücadelemiz sonuç alana kadar devam edecek. Fındık konusuna yeni bir boyut kazandıracak çalışmalar içindeyiz.

Haberin Devamı

BELEDİYE 5 ŞİRKET KURDU

Belediye Başkanı olduktan sonra kurduğunuz şirketler var. Bunlar neler?

Belediye hizmetleri açısından normal bir belediyeciliği zaten fazlasıyla yapmaya çalışıyoruz. Ordu’nun yol, asfalt, çöp gibi sorunları vardı. Bunları büyük ölçüde çözdük. Sözgelimi çöp diye bir sorunumuz yok. Altyapıyla ilgili çalışmalarımız geçmişle mukayese edildiği zaman gayet iyi bir noktada. Biz onun dışında, farklı şeyler yapmalıyız diye düşündük. Klasik belediyecilikle şehrin çöpünü toplarsınız, asfaltını dökerseniz suyunu da getirirsiniz. Biz bununla yetinmedik, kaçak yapılaşmayla ilgili olarak ciddi mücadele ettik. Kıyılarda, kıyı kenar çizgisine uymayan, deniz ile kara arasında duvar oluşturan yüksek katlı yapıları yıkarak halka açtık. Yıktığımız alanları halka dönük sosyal donatılarla zenginleştirdik, yeşillendirdik. Böyle yapmakla aslında sahillerde önümüzdeki dönemde oluşabilecek emsal gösterme teşebbüslerini önlemiş olduk. Her zaman savunduğumuz görüş şudur: Kıyılar halkındır. 5 tane şirket kurduk. Nitelikli tarım için ORTAR, çağdaş turizm faaliyetleri için ORTUR, yazılım ve teknoloji için ORYAZ, enerji ve altyapı için OREN’i, kentsel dönüşüm için ORKENT’i kurduk. ORTAR olarak fındıkla ilgili önemli çalışmalarımız var. Fındığın hem üretiminde hem ticaretinde hem de fındık ürünü işleticiliğinde belediye olarak önemli bir paydaşız.

Haberin Devamı

Diğer taraftan fındığı fındık olarak satarsanız 2, 2.5 milyar dolar para kazanıyorsunuz. Ama çikolata yaparsanız en az 8 milyar dolar kazanıyorsunuz. Dolayısıyla biz bunu yapmak için ilk adımları attık.

DÜNYAYA AÇILAN KİBELE MARKASI

Bir çikolata markanız da var.

Dünyaya açılmak ve ismini duyurmak için tarihi bir ismi marka olarak seçtik. Ordu’da yapılan arkeolojik kazılarda Kibele heykelini bulmuştuk. Dünyada çok büyük ilgi uyandırdı. Bundan yola çıkarak çikolatamıza Kibele ismini koyduk ve patentini aldık. Şu an yurt içi ve yurtdışından çok talep var, bayilikler açmak istiyorlar. Hatta ABD’den franchising teklifi var. Şu an görüşmeler yapıyoruz.

Haberin Devamı

Ordu denilince yayla turizmi akla geliyor. Ama sadece yayla turizmi ile yetinecek misiniz, çeşitlendirip geliştirmeyi düşünüyor musunuz?

Ordu’da yaz dönemi 3 aydı. İl dışından gelenler Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında kalıp fındığını toplayıp gidiyordu. Ordu’da yaşayanlar ise daha çok kendi iç dünyasına dönüyordu. Kışın pek dışarı çıkılmıyordu. Bunun üzerine ’3 ay değil 12 ay, Ordu’yu 4 mevsim yaşayın’ sloganıyla yola çıktık. Kış dönemini hareketlendirmek ve insanlarımızı yaylalara çekebilmek için kar festivalleri düzenledik, karda güreş müsabakaları düzenledik. Kış mevsimini de dolu dolu yaşayan bir Ordu ortaya çıkardık. Böylece 12 ay boyunca yaylalarımız hareketli hale geldi. Tabii bizim 7 tane büyük yaylamız var. Üç yüzden fazla şelalemiz var. Kanyonlarımız var. Dolayısıyla turizmi sadece bir deniz turizmi veya sahil turizmi olarak değil, bunu yayla turizmi olarak ele aldık, halkımızın, vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Aktif olarak esnafımız kışın da para kazanıyor. Deniz kenti olmamıza rağmen denizden yeterince faydalanmıyorduk. Şimdi gezinti gemimiz, teknelerimiz var. Tekne imalatına başladık. Ekonomimize ve turizme deniz taşımacılığını katıyoruz. Limanlarımızı geliştiriyoruz. Bir anlamda Ordu’nun zengin potansiyelini halka açtık. Ordu’da enerji alanında atılım yaptık. Geçmişte çöp büyük toplumsal sorun haline gelmişti, biz tüm vahşi depolama alanlarını kapattık, çöp enerji tesisi kurduk ve çöpten enerji elde etmeye başladık. Akkuş ilçesinde Rüzgâr Enerji Santralı (RES) kurulmasına öncülük ederek yenilenebilir enerjiden yararlanmaya başladık. Şu an ikinci santralı kurmak için çalışmalar yapıyoruz.  Onun dışında denizden dalga enerjisi ile elektrik üretmek için çalışmamız var.  Deniz dalgalarını elektrik üretimine dönüştürücü sistemi denizin içinde kuracağız.

Haberin Devamı

ORDUYA YERLEŞMEK İSTİYORLAR

Ordu’ya sadece Arap turistler mi geliyor, sadece yayla turizmi mi yapılıyor. Turizmde bir çeşitlenme söz konusu olacak mı?

Ordu’ya eskiden daha çok yaz aylarında Ordulular geliyordu. Şimdi Ordulu olmayanlar da tatil yapmak için geliyorlar. Ayrıca Ordu’ya yerleşmek isteyenler geliyor. Bu bizi çok mutlu ediyor. Bizim Ordu’yla ilgili sosyal medyada yaptığımız çalışmaları görenler geliyorlar. Onun dışında yabancılar da gelmeye başladı. Önceleri daha çok Arap ülkelerinden gelenler vardı, şimdi diğer ülkelerden yabancılar da gelmeye başladı. Elbette sadece yayla turizmi ile yetinmiyoruz. Turizmimizi çeşitlendiriyoruz.  Örneğin, Karadeniz dalgalıdır. Bu dalgalarda sörf yapılabileceğini gösterdik. Ölçümler yaptık, sörf için çok uygun olduğunu gösterdik. Sörf turizmi tuttu ve şu anda gençlerimiz hatta yurtdışından gelen gençler kıyılarımızda sörf yapıyor. AR-GE çalışmasını yaptıktan sonra kurduğumuz tesiste sörf tahtaları üretmeye başladık. Bu çalışmaya özel sektörü de dahil ettik. Eko-Turizm alanında yöresel yemeklerimizi geliştirmek, tanıtmak amacıyla gastronomi çalışmaları yapıyoruz. Ege mutfağı gibi bitkilerle, otlarla, sebzelerle beslenen bir yemek kültürümüz var. Bu arada tıbbi aromatik bitki üretim alanları oluşturduk. Ekinezya çayı, salep, pasiflora dahil, siyez buğdayı dahil olmak üzere birçok ürünü üretiyoruz. Doğal beslenmek için gelenler de; aynı zamanda gastronomi ile tıbbı birleştirmek isteyenler de buraya geliyor. Ayrıca Ordu bir yumurta üretim merkezi oldu. Şu anda Türkiye’de 900 mağazası olan bir marketler zincirine yumurta veriyoruz.

Ne kadar yumurta üretiyorsunuz?

Göreve geldiğimizde 50 bin yumurta zor üretiliyordu. Hatta yumurta üretim tesisleri iflas noktasındaydı. Biz yaptığımız çalışmalarla bugün yılda 35 milyon adet yumurta üretimi yapılacak seviyeye getirdik. Hedefimizi de 50 milyon adet olarak belirledik. Bunun yanısıra marka olmuş, coğrafi işaret belgesi aldığımız Ordu’ya özel ürünler var. Mesele Akkuş fasulyesi, Gürgentepe’nin çoban fasulyesi gibi. Mavi yemiş, aronya gibi yeni ürünler yeni meyveler deniyoruz. Mandalina, portakal, limon bahçeleri kuruyoruz. Tropikal meyvelerden mango üretim denemesini başardık. Siyez buğdayında önemli merkez oluyoruz.

UÇAK SEFERLERİNİN ARTIRILMASI GEREK

Sefer sayılarının artırılması gibi talepler var.

Evet var. Sizin vasıtanızla da bunu duyuralım. Ulaştırma Bakanımızla görüşüyoruz. Tabii biraz uçuş saatlerinde de sıkıntı var. Ya çok erken saatte ya da çok geç vakitte uçuşlar var. Onu biraz daha normal hayatın akışına uygun saatlere getirmemiz lazım. Sefer saatlerinin de artırılması gerekiyor. Ordulular İstanbul’da ikinci nüfus, bazen üçüncü nüfus oluyor. Yurtdışında Ordularının olduğu yerler var. Oradan çapraz uçuşları da yapmamız lazım.

KANALLARDAN 1800 KAMYON ATIK ÇIKTI

Karadeniz çok yağış alan yerlerden birisi. Seller geliyor. Ordu’da sellere karşı önlemlerimiz ne durumda?

Çok büyük sıkıntılar oluyordu. Bunun için önce şehrin altyapısını güçlendirdik. Ordu, 11 tane dere üzerine kurulmuş bir şehir. Hemen akla Ordu’nun dereleri türküsü geliyor. Ama keşke bu dereler türküde olduğu gibi yukarı aksa! Ona razıyız ama yukarıdan aşağı akıyor ve taşkınlara neden oluyordu. Fatsa’da aynı şekilde 9 tane deresi olan bir yer. Onların hepsi üstü kapanmış. Önce bu kanalları temizledik. Bunların içinden araba lastikleri, buzdolapları, bisikletler çıktı. Tam 1800 kamyon atık temizledik. Dolayısıyla şimdi altyapı çalışıyor. Çok şükür bir tıkanma yok. Başka yerde 20 kilogram yağmur yağdığı zaman tıkanıyor bizde 260 kilogram yağmur yağıyor. Bu testleri başarıyla atlattık. Altyapı çok önemli.

HAVAALANI HERKES İÇİN KAZAN-KAZAN

Ordu-Giresun havaalanının açılması Ordu’ya ne kazandırdı?

Mükemmel bir etkisi oldu. Bence Ordu için bir dönüm noktası oldu. Bir yerde Ordu, tırnak içinde söylüyorum ekonomik olarak bağımsızlığını ilan etti. Biz Ordu olarak Giresun’la ortak hareket ediyoruz. Neredeyse Giresun’la birleşmiş gibiyiz. Dolayısıyla havaalanı müthiş oldu. Biz önceden hep Trabzon ya da Samsun havaalanını kullanıyorduk ama şimdi bizim havaalanımızın olmasıyla Trabzon ve Samsun havaalanı yedeklenmiş oldu. Onlar da kendi bakımlarını yaptığı zaman bizim havaalanına kullanabiliyorlar. Dolayısıyla herkes için kazan-kazan durumu oluştu. Bakan olduğum dönemde bu projeyi desteklemiş, tüm proje detaylarıyla ilgilenmiş, yatırım programına aldırmış ve temelinin atılmasını sağlamıştık. Onun için havaalanını bir eserimiz olarak gördüğümüz için de insan kendini mutlu hissediyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!