Merkez Bankası’nın bağımsızlığı sürecek mi

Merkez Bankası’nın bağımsızlığı sürecek mi

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın AKP’de ‘üç dönem’ kuralına takılması nedeniyle yeni dönemde olmaması, Merkez Bankası’nın bağımsızlığının sürüp sürmeyeceğine dair belirsizlikler, yurt içi ve yurt dışı piyasalarda tedirginlik yaratırken, Davutoğlu’nun seçim beyannamesinde yeni dönemin ipuçları da yer aldı.

Haberin Devamı

“İstikrarlı ve Güçlü Ekonomi” başlığı altında ekonomiye geniş yer ayrılan beyannamede Babacan politikalarının yeni dönemde de ‘tavizsiz’ uygulanacağı görüldü. Merkez Bankası’nın bağımsızlığına doğrudan vurgu yapılmasa da, “Merkez Bankasının fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisinin belirlemesi, esas olmaya devam edecektir” denildi.
AK Parti olarak ekonomide temel prensibimiz, enflasyonun kalıcı bir biçimde düşük ve tek haneli oranlarda tutulmasıdır. Bu prensiple, para politikalarının temel amacı olan fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek konusundaki kararlılığımız devam etmektedir. İkinci atılım döneminde de para politikası, finansal istikrarı gözetecek ve fiyat istikrarını sağlama amacı ile çelişmemek kaydıyla uygulayacağımız büyüme ve istihdam politikalarını destekleyecektir” ifadesi dikkat çekti.
Beyannamede, mikro reformların altı çizilirken, GSYH içinde kamu harcamalarının payının artmayacağı vurgulandı. Her alanda olduğu gibi ekonomi alanında da yeni bir döneme girildiği belirtilen beyannamede, mikroekonomik ve sektörel dönüşümlere odaklanılacağı taahhüt edildi.
Beyannamenin ekonomiyle ilgili dikkat çeken başlıkları şöyle:
- Ekonomi politikalarımızı güçlü sosyal politikalar ile bütünleştirmeye devam edeceğiz.
- Özel sektör öncülüğünde, Ar-Ge'ye daha fazla ağırlık vererek, ihracata dayalı ve rekabetçi bir üretim yapısı kuracağız.
- İmalat sanayiinin GSYH içindeki payının yükseltilmesi ve işgücü verimliliğimizin geliştirilmesi suretiyle istikrarlı büyümeyi devam ettireceğiz.

KAMU HARCAMALARININ PAYI ARTMAYACAK
- Kamu harcamalarının toplam hâsıla içerisindeki payının artırılmamasına ve böylelikle kamunun özel sektörü dışlayıcı etkisinin en aza indirilmesine dikkat edeceğiz.

BABACAN POLİTİKALARINA DEVAM
- Para politikalarının temel önceliği, fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir. Para politikası finansal istikrarı da gözetecek ve fiyat istikrarını sağlama amacıyla çelişmemek kaydıyla, hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını destekleyecektir.
- Enflasyon hedeflemesi, temel para politikası rejimi olmaya devam edecektir.
- Enflasyon hedefleri, hükümetimiz ve Merkez Bankası tarafından üçer yıllık vadeler için belirlenecektir.
- Dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecektir.
- Merkez Bankasının fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisinin belirlemesi, esas olmaya devam edecektir.
- Finansal İstikrar Komitesi ve Gıda Komitesi, Merkez Bankasının da katkılarıyla ilgili alanlardaki istikrarı ve verimliliği güçlendirecektir.

BÜYÜK KAMU YATIRIMLARI

- Kamu altyapı yatırımlarımızı, ekonomide üretimin sağlıklı olarak gelişmesini destekleyecek, ancak kaynak israfına yol açmayacak biçimde planlayacağız. Kamu eliyle yapacağımız nitelikli altyapı yatırımları, özel sektör yatırımlarını güdüleyerek üretim kapasitesini artıracak; bir taraftan da verimlilik bazlı büyüme dinamiğine katkı sağlayacaktır.
- Firma ve ülke düzeyinde kurumsal kaliteyi artırarak, istikrarlı ve yüksek büyümeye katkı sağlayacağız.

TARIMIN PAYI ARTACAK

- Tarım sektörünün yıllık ortalama yüzde 3'ün üzerinde büyümesi ve GSYH içerisindeki payının dönem sonunda yüzde 8 olması, hizmetler sektörünün ise GSYH'ya paralel bir eğilim sergilemesini beklemekteyiz.

CARİ AÇIK DÜŞECEK

- AK Parti olarak, ekonomide yapısal dönüşümü sağlamada üretim ve ihracat kalitemizi artırmaya odaklandık. Bu yaklaşımla birinci atılım döneminde, Türkiye'nin hızlı büyüme dönemlerinde yaşadığı yüksek cari işlemler açığının altındaki yapısal sorunlara yönelik politikalarımızı ikinci atılım döneminde de sürdüreceğiz.
- Yeni Türkiye'nin ekonomi politikalarının esası, iç ve dış nedenlerine yoğunlaşarak cari açığı düşürmeye devam ederken, büyümeyi daha iyi bir ödemeler dengesi bilançosuyla gerçekleştirmek şeklinde olacaktır. Yerli üretimi destekleyecek programlarla, dış ticaret dengesini iyileştirmeyi, artan kaynaklarımızı üretken alanlara yönlendirerek daha fazla gelire dönüştürmeyi hedefliyoruz.
- Orta ve yüksek teknolojili ürünlere yönelik yeni yatırım destek programları oluşturacağız.
- Firmaların orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün üretimine odaklanması amacıyla yatırım destek programlarının uygulamasına başlayacağız.
- İthalat bağımlılığını azaltmayı esas alan büyük ölçekli yatırımları ve stratejik sektör boyutlarını içeren yeni teşvik sistemini etkili olarak hayata geçireceğiz.
- Enerji sektöründe girdi mahiyetinde olan ve üretilmesi yüksek katma değer sağlayacak hedef ürünler listesi çıkarılacak ve bunların üretimine yönelik yatırımlar desteklenecektir.
- İnorganik kimya, biyoyakıt, alternatif kompozit malzemeler gibi alanlarda Ar-Ge faaliyetlerini teşvik edeceğiz.
- Yüksek teknolojili ürünlere yönelik yatırımları ülkemize çekmek üzere serbest bölgelerin cazibesini artıracağız.
- Yerli makine üreticilerinin rekabet gücünü artıracak mekanizmalar oluşturacağız.

ayalp@hurriyet.com.tr

Haberle ilgili daha fazlası: