Kriz market raflarına yansıdı

Güncelleme Tarihi:

Kriz market raflarına yansıdı
Oluşturulma Tarihi: Kasım 27, 2008 14:38

Sezon Pirinç Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan, "Kriz market raflarına yansıdı" dedi.

Erdoğan, gıda sektöründe son zamanlarda yaşanan gelişmeleri değerlendirmek üzere düzenlediği sohbet toplantısında, 2008 yılının değerlendirmesini yapmadan önce "Gıda sektöründe yaşanan ve yaşanacak olan sıkıntıların dünyanın 20 yıllık gündemine damgasını vuracağını unutmamak gerekir" dedi.

Yılın ilk yarısında genelde tüm gıda sektörünü, özelde ise pirinç sektörünü etkileyen en önemli sorunun, küresel ısınma olduğunu belirten Erdoğan, 2007 yılında özellikle buğday, mısır, pirinç gibi beslenmede temel işlev gören ürünlerin stratejik hale gelmesinin yansımalarının 2008'de de görüldüğünü söyledi.

Erdoğan, bazı ürünlerde dünyadaki stratejik stok seviyelerinin kritik düzeylere kadar gerilediğini, bu nedenle bazı ülkelerin tarımsal ürün ihracatlarına kısıtlamalar getirdiğini, stratejik stok düzeylerinin 2008 yılı başlangıcında buğdayda 116 milyon ton, pirinçte ise 79 milyon tonlara kadar gerilediğini söyledi.

Gıda sektöründe, özellikle küresel ısınmaya bağlı olarak yaklaşık 2 yıl önce başlayan sıkıntıların, rezervler yeterli olması nedeniyle nihai tüketiciye çok da yansımadığını dile getiren Erdoğan, 2008'de nihai tüketicinin de bu durumla yüzleşmek zorunda kaldığını belirterek, "Kriz, market raflarına yansıdı" dedi.

Üretimdeki gerileme nedeniyle bu ürünlerin uluslararası ticaretinin, geçen yıllara göre oldukça arttığını, ancak bu ürünlerin ülkeler için sosyal dengeleri etkileyici sonuçları olabildiği için uluslararası ticareti gereğinden fazla politik müdahalelere açık hale getirdiğini belirten Erdoğan, "Bu nedenlerle bugüne kadar çok fazla göze çarpmayan bu ürünlerin uluslararası yatırım aracı olarak önemleri büyük oranda arttı" dedi.

Erdoğan, özellikle menkul kıymetler borsalarından endişe eden önemli yatırımcıların, gerçek bir ürün olduğu ve fiyatlarının artma beklentisi kuvvetle oluştuğu için, commodity (emtia) piyasalarına özellikle soft commodity dediğimiz buğday, pirinç, pamuk, mısır gibi tarımsal ürünlere yatırım yapmaya başladıklarını belirtti.

Dünyanın en önemli emtia borsalarından olan Chicago Borsasında bu durumun net bir şekilde görüldüğünü söyleyen Erdoğan, "Chicago Borsasında işlem gören opsiyon kontratlarında, 2008 yılı ilk çeyreğinin sonlarında 2007 yılına nazaran, mısırda yüzde 40, buğdayda yüzde 31, pirinçte yüzde 131 hacim bazında artış yaşandı. Emtia piyasasında yapılan bu yatırımlar zaten üretimdeki daralma nedeniyle oluşan fiyat artışlarının daha da şiddetlenmesine yol açtı" şeklinde konuştu.

Filipinler gibi bazı ülkelerin ihtiyaçları olan pirinci temin etmekte ciddi zorluklar yaşadıklarını dile getiren Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti.

"Kriz öyle bir hale geldi ki, 2008 yılı içerisinde Kamboçya'da Filipinler'de, Mısır'da, Haiti'de kan dökülmesine yol açan gösteriler yapıldı. Filipinler tarafından açılmış olan pirinç alım ihalelerine yeterli teklifler gelmedi. Yani insanlar, bir anlamda bedelini ödemeye hazır oldukları halde pirinci bulamadılar. Bu durum tarımsal üretimin ülkeler için ne kadar stratejik ve önemli olduğunu bir kez daha teyit etti"

Mehmet Erdoğan, pirincin Türkiye için aslında bu kadar önemli bir ürün olmadığını, dünya pirinç üretimi ve tüketimine bakıldığında Türkiye'nin çok alt sıralarda olduğunun görüleceğini belirterek, "Sanıyorum, gündemi değiştirmek adına pirinç, bu kadar gündemde tutuldu Türkiye'de..." dedi.
;
Bu durumunda özellikle yılın ikinci yarısında yükselen fiyatlarla birlikte pirinç talebinde gerilemeye yol açtığını, Ramazan ayında bile istenilen talep düzeylerine erişilemediğini belirten Erdoğan, fiyatlarda kısa süreli dalgalanmaların yaşandığını ancak pirinçte önemli bir fiyat artışı olmadığı gibi tersine, fiyatların tepe noktasına ulaştığı 2008 Nisan ayından bu yana yüzde 25 oranında gerilediğini söyledi.

Halen devam eden global kriz nedeniyle Türkiye'deki tüm sektörler gibi, gıda sektörünün de kendi dinamikleri nedeniyle farklı boyutlarda da olsa etkilendiğini dile getiren Erdoğan, "Her şeyden önce 2008'in ilk çeyreğinden sonra, bir yandan siyasi gerginlikler, diğer yandan kapatma davası gibi ülkeyi geren gündemden dolayı, zaten daralmış olan toplam talep daha da gerilemiş bulunmaktadır" şeklinde konuştu.

Gıda sektörünü 2009'da bekleyen gelişmelere de değinen Erdoğan şunları ifade etti:
"Bir yandan gerileyen talep diğer yandan sermaye hareketlerinin aşırı muhafazakar tepkiler nedeniyle daralması tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de ekonomide daralmaya yol açacaktır. Gıda sektörü başka sektörlere nazaran talep elastikiyeti daha az olan bir sektör olmasına rağmen benzer şekilde etkileneceği görülmektedir. Bu tür kriz dönemlerinde normal tüketici reaksiyonu mümkünse ucuz ürüne yönelmek ve imkan dahilinde tüketimden vazgeçmeye çalışmak seklinde tezahür etmektedir. Yani tüketiciler mümkün olduğu kadar tasarrufa yönelme eğilimine girmektedir. Halihazırda yüzde 10 civarında olan talepteki gerilemenin daha da derinleşmesi endişesi mevcuttur. Ancak bu süreç buğday, pirinç gibi temel tarım ürünlerinin dünyanın geleceği için ne kadar stratejik olduğunu ve bu ürünlerde kendi kendine yeten bir ülke haline gelmenin büyük önem arz ettiğini görmemizi engellememelidir."

Dünyanın yakın geleceğinin en önemli gündem maddelerinden birisi insanların beslenmesi ve gıda üretiminin tüm dünya nüfusunu besleyebilecek şekilde artırılması olacağını dile getiren Erdoğan, "Gıda sektöründe yaşanan ve yaşanacak olan sıkıntıların dünyanın 20 yıllık gündemine damgasını vuracağını unutmamak gerekir" dedi.

Bu gerçeği görerek hareket edilmesinin gerekliliğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:
"2008 yılında dünya toplam pirinç üretiminde artış görülmesine rağmen Mısır, Hindistan gibi belli başlı pirinç ihracatçısı ülkeler ihracat yasakları uygulamaya devam etmektedirler. Yeterli üretime sahip olmalarına rağmen kendi iç piyasalarında krizlerden dolayı zaten hoşnutsuzluğu artmış sosyal kesimleri memnun etmek adına, ürün fiyatlarını dahili piyasalarında düşük tutmak düşüncesi ile hareket etmektedirler. Bu durum piyasalarda uluslararası dolaşımdaki mal arzının daralmasına yol açmakta dolayısıyla fiyatların gerginleşmesine sebep olmaktadır."
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!