GeriEkonomi Kolları sıvayın, krizi bitirin
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kolları sıvayın, krizi bitirin

Yeni hükümet, göreve ‘‘kriz gazisi’’ bir ekonomi ile başlıyor. Ekonomik göstergelerde 1998'in ortalarına kadar süren iyileşme, Uzak Doğu'da başlayan ve Rusya ile devam eden krizin üzerine, siyasi belirsizliğin eklenmesiyle tersine döndü. Başta turizm, tekstil ve otomotiv olmak üzere temel sanayi dallarında ekonomik büyüklüklerin hemen hepsinde küçülme başladı. 1999'un ilk dört ayında sanayi yatırımlarındaki azalma yüzde 70'lere ulaşırken, pek çok tesiste kapasite kullanım oranları yüzde 50'nin altına indi.

ENFLASYON DA DÖNDÜ

Devlete borç vermekten ekonominin kaynak ihtiyacını karşılayamaz hale gelen bankacılık sistemi, takipteki alacak oranının yüzde 216 artması üzerine, reel kesime yönelik kredilerini neredeyse sıfırladı.

Ekonomideki iyimser rüzgarların tersine dönüşü, 14 aydır gerileyen enflasyonun yönünü de değiştirdi. Nisan ayında yüzde 48.2 ile yıllardır ilk kez yüzde 50'nin altına çekilen enflasyon, mayısta yeniden yüzde 50'ye çıktı. Acil önlemlerin alınmaması halinde, enlasondaki artış eğiliminin hızlanarak sürmesi bekleniyor.

Otomotivin kriz yarası çok büyük

Dünyanın en büyük otomobil üretim kapasitesine sahip ülkeleri arasına girmeyi başaran Türkiye'de, krizden de en büyük yarayı otomobil sektörü aldı. 1999'un ocak-nisan döneminde otomobil üretimi yüzde 39 gerilerken, otomobil satışlarındaki düşüş de yüzde 28'e ulaştı. Otomobil sanayinin kapasite kullanım oranı da yüzde 15'lere kadar indi.

NE İSTİYORLAR?

Hükümet, 6 aylık bir süre için Ek Taşıt Alım Vergisi oranlarını yüzde 12'den yüzde 6'ya indirdi. Ancak otomobil sanayicileri, krizin yaralarını sarabilmek için bu indirim sürekli hale getirilmesini istiyorlar.

Tekstildeki kriz 1 milyon işsiz yarattı

Tekstil sektörü hesapsız büyümesinin faturasını krizde oldukça ağır ödedi. İhracat pazarlarında Uzakdoğu'nun fiyatlarıyla rekabet edemeyen tekstil ve konfeksiyon sektöründe, iç pazardaki daralma ile birlikte 1 milyona yakın kişi işsiz kaldı. Sektörün kapasite kullanım oranı ise yüzde 30'lara kadar geriledi.

NE İSTİYORLAR?

Uzun zamandır, bankacılık sisteminin uzak durmayı tercih ettiği tekstil sektörü, yeni hükümetten kredi imkanlarının yeniden yaratılmasını istiyor. Sektörün ihracata yönelik çalışan büyük kısmı da, yatırım indirimi gibi teşviklerle maliyetlerin düşürülerek dış pazarlarda fiyat avantajı sağlanmasını talep ediyor.

Dış ticarette korkutan daralma

Ocak-nisan döneminde ithalat yüzde 39.6 azalarak 7.8 milyar dolara, ihracat ise yüzde 10.4 düşerek 6 milyar dolara geriledi. Hızlı düşüşün, önümüzdeki aylarda sanayinin kapasite kullanım oranındaki gerilemeyi hızlandıracağı yorumları yapılıyor.

NE İSTİYORLAR?

İhracatcıların öncelikle Eximbank desteği istiyorlar. Ancak, halen 600 milyon dolarlık kredi talebi bulunan Eximbank'ın sermayesi bu talepleri karşılamaktan çok uzak.

Tasarrufçunun umudu yabancılara kaldı

Kriz ile birlikte bono piyasasında yaklaşık 6 milyar dolarlık yabancı sermaye kaçışı görülürken, İMKB'de de toplam işlem hacmi içinde yabancıların payı yüzde 55'lerden yüzde 40'lara indi. Bunun sonucunda günlük kárlarla yetinen borsada endeks 5 bin puan sınırında dalgalanmaya başladı. Kriz ile birlikte yüzde 150'lere kadar çıkan bileşik faizler, bugünlerde yüzde 97 civarında seyrediyor. Merkez Bankası'nın krize rağmen döviz rezervini belli bir düzeyde tutmayı başarması, dövizde sürpriz dalgalanmaları önlüyor.

Turizmde zarar 2 milyar dolar

Ekonomik krizin üzerine PKK'nın Türkiye'ye yönelik bombalı saldırılarını fırsat bilenlerin başlattığı alehte kampanyalar sonucu turizm sektörü son yılların en kötü sezonunu açtı. Güney sahillerinde turistik tesislerin doluluk oranı yüzde 20'lere kadar indi. 1998'in ocak-nisan döneminde Türkiye'ye gelen turist sayısı 1 milyon 734 bin kişi iken, 1999'un aynı döneminde bu rakam 1 milyon 563 bin kişiye indi. Yaklaşık 2.5 milyon turist kaybının tahmin edildiği 1999 yılında turizm sektörünün zararı 2 milyar dolar civarında tahmin ediliyor.

NE İSTİYORLAR?

Sektörün ‘‘doğal afet’’ kapsamında değerlendirilmesini isteyen turizmciler, hükümetten krizi atlatabilmek için gereken kaynak desteğinin yanısıra, Türkiye alehtarı dış propogandaya karşı etkili önlemler almasını istiyor.

Milli Anasol hükümeti bu ekonomiyi devralıyor

Enflasyon (Toptan): Yüzde 50

Enflasyon (Tüketici): Yüzde 63.9

İthalat (4 ay): 6 milyar $

İhracat (4 ay): 7.8 milyar $

Dış ticaret açığı (4 ay): - 1.8 milyar $

Bütçe açığı: 3.5 katrilyon TL.

Kapasite kullanımı: Yüzde 77.7

İç borç stoğu: 15 katrilyon TL.

Dış borç stoğu: 102 milyar $

İşsizlik: Yüzde 6.2

Faiz (Bileşik): Yüzde 97

Büyüme (1998): Yüzde 3

Kişi başı milli gelir: 3.042 $

Döviz rezervi: 22.5 milyar $

Hükümetin ilk sınavı memur maaşlarında

Hükümetin önündeki dosyalar arasında en üstte memur maaş zamları bulunuyor. Anasol-D hükümeti, Meclis'ten çıkaramadığı 1999 yılı bütçe tasarısında memur için enflasyonun üzerinde reel artış öngörüyordu. Ancak bütçe çıkmayınca, memur ve memur emeklileri 1999'un ilk yarısı için yüzde 30'luk bir maaş artışı ile yetinmek zorunda kaldı. Kamu işçileri ve memurlar, hükümetten her zaman olduğu gibi enflasyonun üzerinde ve geriye dönük yaşanan ücret erozyonunu telafi edici bir artış bekliyor. Kamu çalışanlarının, bir diğer talebi ise grevli, toplu sözleşmeli sendika hakkı.

Çiftçi, daha iyi alım fiyatı bekliyor

Tarım kesimi, alım fiyatlarındaki artışların enflasyonun altında kaldığını, gübrede destekleme oranının hızla düştüğünü, şekerpancarı kotası uygulamasının üreticileri mağdur ettiğini, tarım ürünü ithalatının yerli üreticiye zarar verdiğini belirterek, yeni hükümetten çözüm bekliyor. Ürün bedellerinin zamanında ödenmediği, hayvancılık kredilerinden küçük firmalarının yararlanamadığı, pamuğa verilen primin düşük kaldığından yakınan tarım kesimi, ziraat odaları ve TZOB yasası değişikliğinin bir an önce yapılmasını istiyor.



Borsada kolay işlem ve düşük komisyon için tıklayın

False