İstanbul Sailing Academy'den yelken eğitimi atağı

Güncelleme Tarihi:

İstanbul Sailing Academyden yelken eğitimi atağı
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 23, 2009 13:22

İstanbul Sailing Academy Yönetim Kurulu Başkanı Semih Özbakır, 2003 yılından bu yana hem bireylere hem kurumlara yelken eğitimi verdiklerini belirterek, yaklaşık 7 bin kişiye yelken sporunu öğrettiklerini bildirdi.

İstanbul Sailing Academy'nin faaliyet ve hedeflerinin anlatılması amacıyla Burgazada Kalpazankaya'da düzenlenen basın toplantısına basın mensupları, kuruluşun “Kechi” ve “Moana Vahine” (Polinezya dilinde Okyanus Kraliçesi) adlı tekneleriyle götürüldü.

Burada bir restoranda gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Özbakır, “İstanbul yelken akademisi olarak 2003 yılından beri hem bireylere hem kurumlara yelken eğitimi veriyoruz. Şu ana kadar yaklaşık 7 bin kişiye yelken eğitimi verdik. Her sene yaklaşık 900 bireysel, 1200 de kurumsal olarak yelken eğitimi vermeye devam ediyoruz” dedi.

Yaklaşık 12 saatlik bir eğitim sonrasında herkesi denizle tanıştırıp yelkene başlattıklarını anlatan Özbakır, şöyle devam etti:

“Çok yakında bir üyelik sistemimiz başlayacak. Gördük ki yelken eğitimi alanlar bunu uygulayacak alanlar bulamıyorlar. İnsanlara hem yelken yaptırmak hem çok düşük bedellerle denize çıkarmak için bir üyelik sistemi geliştirdik. Bunu da çok yakında açıklayacağız. Bize üye olan herkes bizim teknelerimizle istedikleri saatlerde haftanın 7 günü denize çıkarak yelken sporunu eşleriyle dostlarıyla yapma imkanı bulacak.”

Özbakır, bu yıl tekne bakım hizmeti departmanını da faaliyete geçirdiklerini belirterek, “Profesyonel anlamda tekne bakımını icra edecek bir kurum karşımızda bulamadığımız için kendimiz bu departmanla herkese, her tekne sahibine hizmet vermeyi amaçladık. Tamamen profesyonel ekibimizle A'dan Z'ye her türlü motordan teknenin her türlü bakımını yapabilecek durumdayız” diye konuştu.

Soruları da yanıtlayan Özbakır, uygulayacakları sistemle öğrencilerin kendi teknelerini alıp İstanbul Sailing Academy'ye bırakacaklarını, kendilerinin de marina ve bakım masraflarını üstleneceklerini dile getirerek, tekne sahibinin istediği zaman teknesini kullanacağını, bunun dışındaki zamanlarda da teknenin eğitim ve geziler için kullanılacağını ve karşılığında sahibine bir ödeme yapılacağını bildirdi.

Özbakır, yarışmayı seven insanlar için de yarış kursu açtıklarını, eğittikleri kişileri ileride yarış ekiplerine profesyonel ekip olarak alacaklarını söyledi.

İsmet Özbakır, bir soru üzerine, üyelik sistemiyle 2010 yılı başında yaklaşık 10 teknenin filolarına katılacağını belirterek, “Bunlar da özel yapım tekneler olacak. Hem öğrencilerin kullanabilecekleri hem de gün boyu aileleriyle vakit geçirebilecekleri tekneler olacak. Altyapımızı da bu üyelik sistemine göre tekrar yapılandırıyoruz. Mesela İstanbul'da üye olan birisi Göcek'teki bir teknemizi alıp denize çıkabilecek” dedi.

“YÜKSEK VERGİYLE TEKNELERİ TÜRK BAYRAKLI YAPMA İMKANI YOK”

Özbakır, motorlu deniz taşıtlarının motorlu taşıtlar vergisi kapsamı dışında bırakılmasıyla ilgili bir soru üzerine de şu yanıtı verdi:

“Ülkemizde 80 bin tekne gözüküyor, ama bunların sadece 16 bini kayıtlı. Geri kalanı yabancı bayrakla geziyorlar. Gönül ister ki bütün tekneler Türk bayraklı olsun. Bunun için de hükümet gerekli önlemleri alacaktır. Çünkü çok ciddi bir vergi kaybı söz konusu. Vergiyi yüksek tutarak da bu tekneleri Türk bayraklı yapmanın imkanı gözükmüyor. Onun için bir ayarlama yapılacağına inanıyorum. Şu andaki mevcut ayarlama eskiden yabancı bayrak almış tekneleri içermiyor. Yeni alınacak teknelerde de sadece bir kalem vergide düşme var. Mesela ÖTV'de KDV'de hiçbir farklılık yok. Ama Bakanlar Kurulu kararı ile bundan sonra hareket edileceği yolunda bir karar alındı. Bakanlar Kurulu da bu konuda olumlu bir değişiklik yapacaktır diye ümit ediyorum.

Mevcut değişiklikle insanlara Türk bayrağını cazip hale getiremiyoruz. Olumlu değişiklerden sonra bütün teknelerin Türk bayrağı taşır hale gelmesini istiyoruz.”

Yönetim Kurulu Üyesi Semih Yalman da Türkiye'nin kıta Avrupa'sının en uzun sahil şeridine sahip ülke olmasına karşın yelken sporuna katılımın yeterli olmadığını söyledi.

“Misyonumuz, yelken sporuyla ve denizle Türkiye'deki kitleleri tanıştırmak” diyen Yalman, şunları kaydetti:

“Aslında bu spor zannedildiği kadar pahalı bir spor değil. Saati 20 liraya yapılabilecek bir spor. Bizim misyonumuzu icra edebilmemiz için yaygınlaşmamız gerekiyor. Bu amaçla 2012 senesine kadar Akdeniz, Karadeniz ve Ege'de birer yelken okulu açıp yelken okulu sayımızı çoğaltmak istiyoruz. Van Gölü'nde de bir okul açacağız ve Doğu'ya da bu sporu taşıyacağız. Ben eminim ki Türkiye'de olimpiyatlara kadar gidebilecek nitelikte birçok sporcuyu yelken dalında yetiştirebiliriz.”

Yelkene yalnızca spor olarak bakmamak gerektiğini vurgulayan Yalman, Türkiye'nin yelken ve yarış turizmi için önemli bir potansiyeli olduğunu, bunun etkin hale getirilmesinin zaten büyük bir tekne yapım merkezi olma yolunda ilerleyen Türkiye'de hem yan sanayiyi geliştireceğini hem de marinalaşmayı artıracağını söyledi.

YELKEN EĞİTİMİ

Genel Müdür Ersoy Korer de eğitim çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Öğrencilere önce yelkeni öğrettiklerini dile getiren Korer, şunları anlattı:

“Mavi-1 adını verdiğimiz 12 saatlik temel eğitimde öğrenci, bir yelkenli tekneyi her türlü rüzgar koşulunda istediği yerden istediği yere götürebilme becerisini kazanmış oluyor. Bu eğitimler sayesinde her rüzgar seyrini, orsa, apaz, pupa gibi, dönüş şekillerini tramola, kavança gibi tüm bunları öğretiyoruz. Bu 12 saatin sonunda öğrenciler yelkenli bir tekneyi bir yerden bir yere götürme yeteneğini kazanmış oluyor.

Bunun ikinci kuru, Mavi-2 diyoruz, bu sefer de öğrendikleri yelken bilgisini yat tipi bir teknede uygulamaya başlıyorlar. Burada işin içine biraz daha denizcilik, güvenlik bilgisi ekliyoruz. Tekneyi marinadan çıkarma, yanaştırma, açık denizde demir atma, denize birisi düşme durumunda yelkenle veya motorla tekrar geriye dönüp nasıl alınır bunları öğretiyoruz, bir parça da navigasyonla tanıştırıyoruz öğrencileri. Bu ikinci eğitim sonunda artık öğrencilerimiz eğitmen olmadan tekne kullanır duruma geliyorlar.”

Korer, başlayacakları üyelik sistemiyle insanların artık kendilerinden tekne kiralayıp eşleriyle dostlarıyla yelken sporuna devam edebileceklerini belirterek, bunun ucunun açık olduğunu, şu ana kadar San Fransisco Körfezi'nde bile öğrencilerini yelken yapmaya götürdüklerini ifade etti.

Şirketlerin çalışanlarına da isteklerine göre motivasyon artırıcı veya takım ruhu kazandıracak eğitimler verdiklerini anlatan Korer, bugüne kadar aralarında Turkcell, Avea, Coca Cola, Yapı Kredi, Garanti Bankası,Citi Bank, Henkel, Zorlu Holding gibi birçok kuruluşa eğitim verdiklerini bildirdi.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!