İhracatçı MHP'li Vural'a dert yandı

Güncelleme Tarihi:

İhracatçı MHPli Vurala dert yandı
Oluşturulma Tarihi: Ocak 09, 2011 14:56

MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural, Manisa’nın Alaşehir İlçesi’nde yaş sebze ve meyve ihracatçılarıyla buluştu. Vural’a yaşadıkları sıkıntıları anlatan ihracatçılar, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na yönelik şikayetlerini dile getirdi. Bir ihracatçı, Ankara’da görüştükleri Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’in kendilerine tepki gösterip, "Benim ihracatçım üçkağıtçı" dediğini öne sürdü. Vural ise ilaç kalıntısı yüzünden geri dönen ihracat malları konusunda hükümeti suçladı.

Haberin Devamı

MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural, Alaşehir Belediyesi tarafından Sarıkız Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen toplantıda ihracatçıların Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan şikayetlerini dinledi. Toplantıda özellikle Rusya ile ihracatta yaşanan zorluklar anlatıldı.

Alaşehir Belediye Başkanı MHP’li Kadir Daş, ilçede yaş üzüm tesislerinin büyük önem kazandığını, gümrük müdürlüğü açıldığını ve ihracatın 2000’de altın yılını yaşadığını savunup, "Bu yıldan sonra ihracatçımız birçok bürokratik engelle karşılaştı. İhracatımızın yüzde 76’sının yapıldığı Rusya’ya karşı bazı ihracatçılarımızın yasaklı duruma geldiklerini gördük. Bu yıl 8 firmanın Rusya’ya ihracatı yasaklandı, 4’ünün de riskli durumda olduğu bildirildi. İhracatçımız bu konuda Bakanlıktan destek alamıyor. Kararların da siyasi olduğunu düşünüyoruz. Bakanlığın ihracatçının yanında yer almadığını görüyoruz. Ancak unutulmamalı ki bu işletmeler sadece Alaşehir’de yaklaşık 30 bin kişiye iş imkanı yaratmaktadır. Yasaklamaların ve engellerin bir an önce aşılması gerek. Zaten yasaklama gerekçesi de 8 bin parti üründen sadece 26 tanesinde, değerlerin üzerinde kalıntı tespit edilmesi. İşin ilginç yanı, aynı ürünlerin Bulgaristan üzerinden yollandığında hiçbir sorun yaşanmaması" diye konuştu.

Üzüm ihracatçıları adına konuşan Uçak Kardeşler İşletmesi’nin sahibi Ali Uçak da "İhracatçı, yüzlerce kişiden üzüm alıyor. Hepsinin tek tek kontrol edilmesi hem çok zor, hem de zaman tüketiyor. İlaç kalıntılarına yönelik analizler için milyonlarca lira harcıyoruz. Oysa hükümet üretici bazında soruna çözüm getirebilir. Üreticileri eğiterek kalıntısız ürün yetiştirmeye yönlendirebilir. Bizim görevimiz üreticinin ne ilacı attığına bakmak değilki. Bizim görevimiz malı alıp pazara göndermek. Kalıntı sorununu üreticiye sormaları lazım" dedi.

İhracatçılar olarak, geçen günlerde Ankara’da, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker ile yaptıkları bir görüşmeden de sözeden Uçak, "13 firmanın sahibini sayın Tarım ve Köyişleri Bakanımız bundan 15 gün önce Ankara’ya çağırdı. Ankara’ya gittiğimizde o kadar ilginç şeylerle karşılaştık ki; çünkü Tarım Bakanımız konuya vakıf değil. Yanındakiler ne diyorsa sayın Bakan da onu diyor. ‘Benim ihracatçım üçkağıtçı’ diyor. Biz bu lafı resmen duyduk Tarım Bakanımızdan. ‘Ahmet’in malını gösteriyosunuz Mehmet’in malını götürüyoruz’ diyor. Ama bunlar doğru değil. Bakanımız ayrıca 14 firma Türkiye ihracatının yüzde 76’sını yapıyor. Ben bunları kontrol altına alırsam sorunu bitiririm diye düşünüyor. Böyle mantık olamaz. Bizler çok zor durumdayız. Analiz raporlarını beklemek çok uzun zaman alıyor. Ben geçen hafta ürünü zamanında yetiştiremediğim için Rusya’da 10 TIR domatesi çöpe döktüm. Üstelik her türlü formaliteyi yerine getirmiştim ama ürün geç kaldı" diye konuştu.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural ise ihracatın milli bir sorun haline geldiğini belirterek, "Bunu üretimden ihracata kadar giden bir zincir olarak düşünmek lazım. Elbette burada tarımda işletme büyüklükleri ile ilgili bir ciddi sorunlar var. Hangi üreticinin ürününü alacaksınız, hangi üreticinin ürününü satacaksınız, hangi üreticinin ürünü sizin ihracat ihtiyacınızı karşılayacak. Ülkede yeterli düzeyde üretim yapılamadığı bir durumda sizin bütün üreticileri kontrol altına almanız mümkün değil" dedi.

Rusya ile yaşanan ihracat krizinin siyasi olduğunu savunan Vural, "Böyle bir siyasi meseleyi devletler arasında çözümlemek lazım. Eğer tarım ilaçlarıyla ilgili bir sıkıntı varsa ve bu ilaçlar Türkiye’de satılıyorsa o zaman da yine devletin çözmesi gereken bir durum var. Devletin üzerine düşen sorumluluklar vardır. Sorumluluğu ihracatçının üzerine atıp ‘Siz almazsanız olmaz’ demek yerine gerekli kontrollerin yapılıp yapılmadığı konusunda devletin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekir" diye konuştu.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!