Hedge fonlar Kastelli’yi de geçti saadet zinciri dünyanın ipini çekti

Güncelleme Tarihi:

Hedge fonlar Kastelli’yi de geçti saadet zinciri dünyanın ipini çekti
Oluşturulma Tarihi: Aralık 09, 2008 00:00

Dünyada yaşanan krizin en fazla tartışılan kavramı yüksek riskli yatırım fonları (hegde fonlar) oldu. Bankerliğe benzer bir işleyişi olan ve girişlerin azalmasıyla birlikte kopmaya mahkum olan 2 trilyon dolarlık bu saadet zinciri arkasında büyük bir enkaz bıraktı. İflas bayrağını çeken hedge fonlar, tıpkı Kastelli gibi kendilerine güvenen yatırımcıları da beraberinde götürdü.

ABD’de yatırımlar 1980’ler Türkiye’sindeki banker furyasına benzer bir seyir izledi. O yıllarda Türkiye’de halk, evini satıp çok yüksek getiri vaad eden bankerlere yatırım yaparken, Amerika’da hedge fonlar da yüksek getiri vaadiyle yatırımcıları çekti. Ancak ABD’de emlak balonu ile başlayan mortgage krizi sönünce, getirisi yerle bir olan hedge fonlar batış riskiyle karşı karşıya kaldı. Portföy büyüklüğü 2 trilyon doları bulan hedge fonlar kurdukları saadet zincirinin altında kaldı. Fonların sadece Ekim ayı kayıpları 40 milyar doları, Kasım ayı kayıpları da 100 milyar doları buldu. Harvard Business School Öğretim Üyesi Niall Ferguson da Vanity Fair Dergisi’ndeki ’Wall Street’te Son Fiyasko’ başlıklı yazısında ikincil piyasaları ve türev ürünleri anlattı.

Kastelli’nin modeli

Halk enflasyon altında eriyen gelirlerini artırmanın yolunu araken 1980 yılında enflasyonun yüzde 89 olduğu dönemde Banker Kastelli lakaplı Abidin Cevher Özden aylık yüzde 36 faiz önerisiyle geldi. Yıllık enflasyonu dörde katlayan faiz oranları emeklisinden ev kadınına kadar herkesin bankerlere hücum etmesini sağladı. Kendisine 1000 lira yatırana 50 lirasını daha parayı çalıştırmadan faiz olarak anında geri veren bankerler, dünyada eşi görülmemiş bir sistemin oluşmasına ön ayak oldu. Ancak, sürekli yeni mevduat toplayarak, oluşturulmuş mevduatın faizini ödemeye dayanan bu sistem, mevduat toplama hızı düşmeye başlayınca yıkıldı. Kasteli’nin saadet zincirinin kopması böyle oldu.

Modern saadet zinciri

Hedge fonların işleyişi de aslında hem Kastelli, hem de Titan ile benzerlik gösteriyor.

Yasal saadet zincileri hedge fonların işleyişi ve çöküşü de şöyle oldu:

’Petrol 200 dolar olacak’ beklentisi petrole yatırım yapan fonlara girişleri artırdı.
/images/100/0x0/55ea8933f018fbb8f8866020


Yatırımcının petrol yükselecek mantığıyla yatırdığı taze para, fon tarafından yine petrol alımı için kullanıldı.

Bu durum petrol satışlarının ve fiyatlarının daha da artmasını sağladı.

Petroldeki bu yükseliş üzerine çeşitli yatırım bankaları ’petrol daha da yükselecek’ raporları yayınladı.

Bunu gören yatırımcı yine petrole yatırım yaptı ve baştaki döngü yine gerçekleşti.

Ardından ABD ve Avrupa’da başlayan resesyonla birlikte bu kez ’Petrol talebi düşecek’ raporları yayınlanmaya başlandı.

Petrol fiyatı düşecek beklentisi yeni yatırımları durdurdu

Girişlerle büyüyen yatırımlar çıkışlarla çakıldı. Çünkü vaad edilen kárın dağıtılacağı paraya ulaşılamadı.

Saadet zincirine benzer bir yapısı olan Hedge fonlar bu gibi yatırımlarla batma noktasına geldi.

Fonların ekim ayı kayıpları 40 milyar doları kasımda da 100 milyar doları buldu.

Sistemin temelini türev ürünler yıktı

HEDGE fonların yatırımlarında favori olan türev ürünler nedeniyle bugünkü krizi sadece borsa krizi olarak anmak yetersiz kalır. Bu durumu para ve bankacılık sisteminden başlayıp bono, sigorta, gayrimenkul ve stok piyasalarına kadar uzanan finansal sistemin temelden yıkılışı olarak tanımlamak daha doğru olur.

Jane krediyi çeviremedi bedelini dünya ödedi

Gelir düzeyine bakılmaksızın verilen Ninja krediler de sistemin çöküşünde önemli rol oynadı.

Gelir düzeyi düşük olan Jane 100 bin dolarlık bir ev almak için X Bank’a başvurdu

Portföyünü büyütmek isteyen X Bank, Jane’in kredi talebine olumlu yanıt verdi

Bir süre sora X Bank yeni bir ekspertiz yaparak Jane’e "Senin evin değeri 150 bin dolara yükseldi. İş kurmak istersen sana 50 bin dolar daha verebiliriz" dedi.

Jane bu talebi de kabul etti.

Ama sonunda Jane kredinin geri ödemesinde zorlanmaya başladı.

Banka Jane’in evini satışa çıkardı. Ama evin değerinin 150 bin dolar değil, 60 bin dolar olduğu görüldü.

Banka evi satmakta zorlandı. Satışı yapsa bile varlıkları hanesine eksi 90 bin dolar yazmak zorunda kaldı.

Hedge fonlar neye yatırım yaptı

HEDGE fonlar, yüksek getiri vaadleri verirken riski de yüksek olan ürünlere güvendi. En fazla tercih ettikleri yatırımlar da 400 trilyon dolarlık türev ürünlerdi. İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Yönetmeni Şant Manukyan bu enstrumanları anlattı. Biz de işin içine yine yarattığımız kahramanlar, Micheal ve Jane’i sokarak konuyu daha anlaşılabilir hale getirmeye çalışalım istedik.

Rakamlarla hedge fonlar

1990’da dünyada 610 hedge fon vardı.

Bunların yönettiği varlıkların toplamı da 38.9 milyar dolardı.

2006 yılına gelindiğinde 9 bin 462 hedge fon 1.5 trilyon doları yönetiyordu.

2008’de ise hedge fonların yatırımları 2 trilyon doları buldu.

Yatırımlar eriyince bu fonların sadece kasım ayı kayıpları 100 milyar dolar oldu.

Micheal B Bank’a güvendi ikisi de iflas etti

Hedge fonların favori yatırım araçlarından biri de (CDS) Credit Default Swap’lardı.

Bu ürün şirketlerin çıkardığı bonoların sigortalanmasına yönelik bir pazardı.

A şirketi bir bono çıkardığında, o bonoyu 100 liraya satın alan Micheal yatırımını sigortalatmak için B Bankasına başvurdu.

B Bankası da Micheal’ın bu teklifini ’Ayda 5 lira öde, şirket batarsa sana ödeyeyim’ diye kabul etti.

B Bankası, A şirketinin batmayacağını öngörüyor ve Micheal’in ödediği primlerden kár etmeyi bekliyordu.

Ancak, A şirketi iflas etti. B Bankası’nın da Micheal’a ve tüm yatırımcılara sattığı sigortanın teminatını ödemesi gerekti.

Hem Micheal’ın parası gitti, hem de banka iflasla karşı karşıya kaldı.

AIG, Lehman gibi kredi verenler büyük yüklerin altına böyle girdi.

Çürük elmalar şık bir ambalajla satıldı

Hedge fonların en fazla yatırım yaptıkları araçlardan biri CDO (Credit Default Options) idi.

Özellikle mortgage’a dayalı varlıkları içeren bu ürün, bir çok çürük elmanın şık bir şekilde ambalajlanmış haliydi.

Sistem şöyle işledi:

Bankalar mali durumu çok iyi olmayan bin kişiye aynı anda kredi verdi.

Bu krediyi verirken ’Bin kişinin aynı anda batma ihhimali çok da yüksek olamaz’ diye düşünüldü.

Bu şekilde bin riskli kredi bir araya getirilerek şık bir paket oluşturuldu.

Sepetin içindeki çürük elmaların, yani kredi kullananların notu B- iken, bunların bir araya getirilmiş hali yani şık ambalaj kredi derecelendirme kuruluşlarından ’AA’ rating aldı

Ratingine bakılınca Amerikan Hazine Bonusu kadar güvenli görünen bu paketler benzer reytingdeki enstrümanlardan daha yüksek getiri sağlıyordu.

Bu da çok sayıda yatırımcının bu araca yönelmesine yol açtı. Tutucu emeklilik fonları bile ’Reytingi yüksek, zarar gelmez’ diyerek bu araçlara yöneldi.

Kimse ’Getiri neden yüksek’ diye sorgulamak istemedi.

Bir süre sonra bu bin kredinin çoğunluğunun geri ödemelerinde sorunlar yaşanmaya başlandı.

Böylece bu paketlerin getirileri de çökme eğilimine girdi.

CDO’lar o kadar gelişti ki, bu ambalajları alıp yeni bir paket yapıp satanlar da oldu.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!