Görev zararları ve fonların tasfiyesi benimsendi

Güncelleme Tarihi:

Görev zararları ve fonların tasfiyesi benimsendi
Oluşturulma Tarihi: Haziran 14, 2001 00:00


Kamu bankalarının görev zararları ile bazı fonların tasfiye edilmesini öngören yasa tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda benimsendi.
Haberin Devamı

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülen Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın kamu bankaları ile ilgili düzenlemer bölümünde yer alan ve bu bankaların yeniden yapılandırılmasında görev alanların bu kapsamdaki iş ve işlemlerinden dolayı sorumsuz tutulmalarına ilişkin geçici madde, komisyon üyelerinin itirazları doğrultusunda yeniden düzenlendi.

Bazı komisyon üyelerinin "milletvekili dokunulmazlıkları tartışılırken, birilerine yeni bir dokunulmazlık zırhı getirildiği, çok önemli yetkileri kullanan kişilerin sorumsuz sayılmasının doğru olmadığı" yönündeki eleştirileri üzerine, komisyon, bu maddenin yeniden redakte edilmesi konusunda yetki alarak, tasarıyı kabul etmişti.

Edinilen bilgiye göre, alınan redaksiyon yetkisi doğrultusunda, söz konusu madde, bu kişilerin, "yeniden yapılandırma amacıyla yapacakları ve açıkça suç teşkil etmeyen iş ve işlemlerden dolayı sorumsuz olacakları", ayrıca "bu kişilerin kişisel kusurlarından dolayı üçüncü kişilerce banka aleyhine açılacak davalarda bankanın rücu hakkının saklı kalmasına" ilişkin hükümler getirilerek, yeniden düzenlendi.

Komisyon üyeleri tarafından mutabakata varılan yeni düzenleme, tasarının birinci maddesine geçici 5'inci madde olarak eklenecek.

Komisyonda konuşan Maliye Bakanı Sümer Oral, fonların kapatılması ile ilgili düzenlemenin IMF'ye verilen niyet mektubundaki taahhütlere uygun olduğunu, 2002'de bütçe dışında sadece 5 fonun kalacağını söyledi.

Bundan sonra tasfiye edilen fonların gelirlerinin bütçe gelirleri içinde yer alacağını ifade eden Oral, fonlar aracılığıyla görülen hizmetlerin ise süreceğini söyledi.

Halen, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF), Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu (SYDTF), Savunma Sanayiini Destekleme Fonu (SSDF), Tanıtma Fonu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ve Özelleştirme Fonu'nun bütçe dışında bulunduğunu hatırlatan Bakan Oral, DFİF'in de bir süre sonra kapatılacağını, 2002 itibariyle sadece 5 fonun kalacağını bildirdi.

Oral, bu fonların yapılarının ve bu fonlardan görülen hizmetlerin farklı olduğunu, bu nedenle bütçe dışı kalmalarını bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Oral, Afetler Fonu'nun kaldırılması ile ilgili bir eleştiri üzerine, ''kaynak yok diye'' bir afet durumunda harcama yapılmamasının söz konusu olmadığını, bu konuda bir yönetmelik çalışması bulunduğunu söyledi.

Komisyonun öğleden sonraki toplantısında, tasarının, ''fonların tasfiyesinden sonra gelirlerinin bütçe içine alınmasına, borçlarının hazine tarafından üstlenilmesine'' ilişkin hükümleri ile ''şirketlerin devir işlemlerinde olduğu gibi bölünme işlemlerinin de vergisiz olarak yapılmasına'' olanak sağlayan hükümleri kabul edildi.

VAKIFBANK HİSSELERİ SATILIYOR

Tasarıyla, Vakıfbank'ın A grubu hisseleri ile B grubundan Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait olanların satışına ve bu satışla ilgili usul ve esasları belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili kılındı.

Ayrıca, Emlak Bankası'nın TOKİ'ye devredilen taşınmazlarının rayiç değerinin bilanço değerinin altında olması halinde TOKİ'ye piyasa değeri ile taşınmazları satış yetkisi verildi.

Öte yandan, tasarıda öngörülen bankaların her türlü alacaklarının takip ve tahsilinde Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulamasına ilişkin düzenlemeden vazgeçilerek İcra ve İflas Kanunu hükümlerinin uygulanması esası benimsendi.

Bazı vergi kanunlarında yapılan değişiklik uyarınca da, birleşilen kurumun, münfesih kurumun vergi borçlarını ödeyeceğini taahhüt etmesi halinde, sadece devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirilecek, doğrudan birleşmeden doğan karlar vergilendirilmeyecek.

VERGİ KOLAYLIĞI

Bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumlar, bölünen kurumun vergi borçlarından sorumlu olduğunu taahhüt etmesi halinde, bölünme suretiyle münfesih hale gelen kurumun sadece bölünme tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirecek, doğrudan bölünmeden doğan karlar vergilendirilmeyecek.

Bölünen kurumun bölünme tarihine kadar olan vergi borçlarından, bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumlar müteselsilen sorumlu olacak.

Türkiye'de faaliyette bulunan bankaların aktifinde kayıtlı olan gayrimenkuller ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazançlar ile bu bankalara doğrudan veya dolaylı olarak iştiraki bulunan tam mükellef sermaye şirketlerinin aktifinde kayıtlı olan gayrimenkuller ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazançların, satışın yapıldığı yılda banka sermayesine eklenen kısmı, kurumlar vergisinden müstesna tutulacak.

Vergiden müstesna tutulan kazançlar, gelir vergisi kanununa göre de vergi tevkifatına tabi tutulamayacak.

Sözkonusu istisna hükümleri, Türkiye'de faaliyet gösteren bankalara borçlu durumda olan tam mükellef sermaye şirketlerinin ve kefillerinin, bu kanunun yayımı tarihinde sahip oldukları ve bu borçlara karşılık bankalara devrettikleri gayrimenkul ve iştirak hisselerinden doğan kazançları için de uygulanacak.

Sözkonusu hükümlerden, Türkiye'de faaliyette bulunan özel finans kurumları da yararlanacak.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!