Erdoğan'ın sorulara yanıtları

Güncelleme Tarihi:

Erdoğanın sorulara yanıtları
OluÅŸturulma Tarihi: Haziran 04, 2009 12:00

İşte açıklamalardan sonra ekonomi muhabirlerin soruları ve Başbakan Erdoğan'ın verdiği yanıtlar.

Haberin Devamı

SORULAR

- Bu hazırladığınız paketin mali büyüklüğünü söyleyebilir misiniz? Bu paketle birlikte hangi ölçüde Türkiye büyümesinde değişiklik olacak?

- Merkez Bankası son dönemde birkaç defa vurguladı. Ekonomik tedbirleri alıyoruz, ancak hükümetin de bir açıklama yapması gerekir gibi bir görüş olmuştur. Son dönemde aldığınız mali önlemler, bütçeye ne kadar yük getirecek? Kamuoyuna ekonomik program olarak net bir açıklama yapacak mısınız?

- Bozulan bütçe dengeleriyle birlikte bu paketlerde dahil Türkiye’nin bir kaynak ihtiyacı var. Bununla ilgili yol haritası oluştu mu? IMF’yle ilişkilerin son durumu nedir? Bu konuya bir açıklama getirebilir misiniz?

- Yeni teşvik devlet yardımları uygulamasının uluslarasındaki yükümlülüğü nedir? Özellikle hassas sektörler açısından nasıl bir değerlendirme yapılmıştır?

Haberin Devamı

- Söz konusu aldığınız tedbirlerin bütçe üzerindeki yükü nedir? Yüzde 3.6’lık daralma revize edilecek mi? Son bir yılda sürekli gündemde olan IMF’yle ilişkiler. Söz konusu IMF’den beklediğiniz şartlarınız nelerdir? IMF’yle anlaşma yıl sonuna mı kaldı?

- Yeniden gündeminizde olacak mı ÖTV ve KDV indirimi? Uzatmayı düşünüyor musunuz?

- ÖTV indiriminden sonra otomotiv sektöründen sağlanan, ÖTV gelirinin ve KDV’nin artığını gördük. Zaten amacınızda bu. Burada büyümeye ne kadar katkı bekliyorsunuz? Orta vadede bütçe açığının kapanmasında nasıl bir yardımı olacak?

- Reel sektörün, çok sıkıntı çektiği bir kredi konusu var. Bankalarla ilgili nasıl bir çalışma içerisinde olacaksınız hükümet olarak? Bankalara bir çağrınız olacak mı?

- Kriz varsa çarede vardan yola çıkarak, harcamaları özendirecek önlemler alınabilir mi? DTP’nin bir süredir talebi var Ahmet Türk’e randevu verecek misiniz?

- Mayınlı arazilerin temizlenmesiyle ilgili ekonomik beklentilerinizi merak ediyorum. Beklentilerinizi soracaktım?

- Kriz varsa çare de var kampanyasına eleştiri getiriliyor. Çaresi var ama para yok diye. Kamu çalışanlarına ve emeklilere destek vermeyi düşünüyor musunuz?

- Birde ÖTV ve KDV indirmelerine yönelik, ÖTV ve KDV indirimi Türkiye’deki otomotiv çarklarını çevirmekten ziyade, özellikle Avrupa’daki fabrikaların çarklarına yaramış gibi görünüyor. LCD gibi elektronik eşyalarda da bu şekilde. İndirimler bu sektörlerde de devam edecek mi ?

Haberin Devamı

- 2009 ve 2010 için büyüme odaklı yeni bir ekonomik program düşünüyor musunuz?

ERDOĞAN'IN YANITLARI

- Bunun maliyetini biz karşılamakta kararlıyız ve bu konuda bir endişemiz yok rahatız. Bütün bu tedbirlerin piyasalara çok ciddi bir hareketlilik getireceği açıkça ortada. Bu bir defa piyasalardaki likidite akışını hızlandıracaktır. Girişimcilerimiz yatırımlarını yapmada devleti yanında bulmuştur. Devleti yanındadır. Kredi konusunda ortadadır. Özellikle üçüncü dördüncü bölgelere nakil konusunda verilmiş olan teşviklerle, benim girişimcimin yurt dışında yatırımlara yönelmesini engelleyecek bir teşviktir. Orada akıbeti ne olacağı bilinmeden yatırıma gidiliyor. Bunların içerisinde çok ciddi kazanımlar elde edenlerde oldu, kaybedenler bitenler de oldu. Ancak kendi ülkesinde, kendilerine bu noktada yılları itibari ile bu tür teşvikler verilecek bu çalışmaları yapma imkanını bütün girişimcilerimiz ülkelerinde bulacaktır.

Haberin Devamı

- Tabi burada istihdam paketinin bize maliyeti 1 milyar TL’yi bulabilir. Yaklaşık tespitimiz bu. Bunun yanında yine, bozulan bütçe tedbirleri konusunda, bugüne kadar sürdürdüğümüz mali disiplin konusundaki hassasiyetimiz devam edecektir.

- IMF

Biz IMF ile görüşmelerimizi devam ettiriyoruz. Görüşmelerimiz noktasında bir sıkıntı söz konusu değil. İlk başladığımız andan itibaren biz IMF’ye karşı önerilerimizi verdik. Onlardan bize yeni teklifler geldi. Biz tekrar kendilerine bazı öneriler sunduk. Yaklaşık 13 ay geçti bu süreç devam ediyor.

Biz ülkemizin menfaatini zedeleyecek bir anlaşmaya evet diyemeyiz. Bize yapılan görüşmeler sonucunda akşam belli bir mutabakata yaklaşıp, sonra farklı maddelerle gelince biz evet diyemeyiz.

Haberin Devamı

Onlar bize, şunu demeli, şu kadarını paylaşamıyoruz diyebilirler. Bizler siyasi noktada eğer bir öneri içerik taşıyorsa, ona hiç olumlu bakamayız. Çünkü biz bugün IMF’nin bir ortağıyız ve IMF uluslar arası bir para fonu. Dünya bankasından öneriler gelse bu öneriler düşünülürde, IMF’yle biz ekonomiyi konuşmalıyız. Onlarla ilgili yasal düzenlemeler olabilir. Ama işin siyasi neticeleri oluşuyorsa bunun üzerinde o kararı biz veririz. Bunu kendilerine biz açıkça söylemişizdir. Bu ay sonuna kadar tekrar karşılıklı görüş alışverişlerini yapacak. Bu görüşmelerden sonra ne gibi bir neticeye varırız göreceğiz. Kesilip atılmış bir şey söz konusu değil.

Piyasa oyuncuları IMF beklentileri konusu, piyasa oyuncuların bir kısmı böyle bir beklentinin içine girebilir ama, IMF varsa var, yoksa yok durumunda olmamalıdır. Türkiye’nin ekonomi aktörleri kendi ayakları üstünde olabilirler. Son 13 aydır bizim oyuncularımız kendi ayaklarının üzerinde durdular.

Haberin Devamı

- ÖTV, KDV İNDİRİMİ

Burada da şöyle bir durum söz konusu. Şu anda ÖTV ve KDV noktasında henüz süremiz var. Arkadaşlarımız bunun üzerinde de çalışmalarını devam ettiriyorlar. Bazı sektörler var, bu indirimle çok ciddi sıçrama yaptı. Hatta şu anda ellerindeki stoklarını eritti ve şu anda bu sektörleri arkadaşlarımız tek tek inceliyorlar. Bunların içerisinde devam kararı alınacak olanlar var, alınamayacak olanlar var.

Gerek kamu bankaları gerekse özel sektör bankalarının bir gerçeği görmesi lazım. Ben ülkede halkımın verdiği sorumluluğu üstlenmiş bir başbakan olarak sesleniyorum. Banka malum bir finans kuruluşu olarak para alır para satar kaba tabiriyle. Fakat bu parayı nereden alır? Girişimciden alır, vatandaşın parasını korumak için alır. Bu dönemde kalkıpta parasını sattığı müşteriyi kaybederse, kendilerine kredi kapılarını kapayan girişimcilerimiz, yarın bu dönem bittiğinde, kendilerine kapı kapatan bankalara gelmeyecektir. Kalkıpta bu kriz dönemini girişimcilere karşı kullanırsak bu etik açıdan doğru değildir diye düşünüyorum. Dara düştü, bir de sen vur, olmaz böyle bir şey. İncelemelerinizi

Çoğu zaten teminata dayalı kredi veriyor. Bunu yaptığınıza göre bunu yapmayın, ezmeyin. Ben bunu kamudaki bankacı arkadaşlarıma söylediğim gibi, özel sektördeki arkadaşlarımıza da hep hatırlattım.

Evet kriz varsa çare var. Bundan kimsenin endişesi olmasın. Anlattıklarımız zaten bunun cevabıdır. Bakın şimdi bazı kuruluşlarımızın başlatmış olduğu, bir kampanya var. Bu kampanyayla ilgili, bir defa biz başından beri biz destekledik. Şu anda da destekliyoruz. Fakat para yokki denildiği zaman arkadaşlar kusura bakmayın kesinlikle para var. Para yok diye bir şey yok. Biz 2008 yılında memurlarımızın maaşını yüzde 19.7 artırdık para var. Bugün enflasyon son 39 yılın en düşük düzeyine inmiştir. Biz göreve geldiğimizde yüzde 30’du şu an yüzde 5.

- MEMURA, Ä°ÅžCÄ°YE ZAM

Biz bir söz verdik, enflasyona memurumuzu işçimizi ezdirmeyeceğiz. Her zaman enflasyonun üstünde zam yaptık. Sadece şu anda kadro dereceyle ilgili olanları konuşuyorum ve bu dönem içerisinde bütün şirketlerin yapmış oldukları indirimler, bunlarla beraber geldiğimiz noktada ben inanıyorum ki bütün sektörler bu kampanyaya her şekilde katılmak suretiyle vatandaşlarımıza çok farklı bir fırsatı hazırlıyorlar.

- TOKÄ°

Biz TOKİ olarak konut yetiştiremiyoruz. Bütün çıktığımız satışta daha plan aşamasındayken konutlarımızı tüketiyoruz. Otomobilde de bu satışları düşündüğünüz zaman nerelere geldiğinizi takdir edersiniz. Bu kampanya da çok önemli bir netice verecektir ve kesinlikle ev mobilya ev tekstil konusu olsun, mesela mobilyada önde olan kuruluşlarla görüştüm, stok kalmadı dediler.

Yer tahsisi konusunda bir sıkıntımız yok. Her gelene yer tahsisi yapmayacağız. Projeler değerlendirilmek suretiyle, projenin geri dönüşümü. Size getirilip bir proje takdim edildiği zaman bir bakıyorsunuz,  ne o yatırımın şöyle tanımı çerçevesiyle alakalı bir yer talebi var, ne de hakikaten bu yatırımın geri dönüşüyle ilgili beklentiler pozitif.

Adam gitmiş, bir beton çakmış. Alınan yerlerin arazilerine bakıyorsunuz, orada normal olarak yapılabilecek bir otel için tahsis edilmesi gereken arazi 50 dönümdür. Bir bakıyorsunuz ki 300 dönüm arazi verilmiştir.

- ÇALIŞMALARA DEVAM

Çalışmalar sürecek, beyaz eşyada da elektronikte ciddi manada bir sıçrama var. Girişimcilerimiz bize memnuniyetlerini ifade ettiler. Bu girişimi arkadaşlarım takip ediyorlar.

Firmalardan bu girişimcilerden, kalkıp eğer ben 5084’e göre devam etmek istiyorum diyorsa, aynen bu şekilde devam edebilir, hayır ben bu kapsama girmek istiyorum derse bu kapsama girme imkanı var ve şu anda bu yıl sonunda bitenleri uzatmıştık, ancak 2013’e kadar devam edebilecekler de var. Bu onların hakkıdır. Fakat bugün açıklanan sistem krize hastır. Bundan öncekiler daha ayrıydı ve 2010 sonunda yeni bir adım atıyoruz. TÜİK 2010’a kadar güncelleşmiş olarak, şu andaki yeni illerimizin yeni istatistiklerini getirecek ve o dönemden sonra biz o illerimizin bölgelerimizin durumunun yeniden değerlendirebileceğiz.

- AKARYAKIT FİYATLARI

Petrol fiyatının azalmasına rağmen istasyonlardaki tesiri. Bu artık hükümetin fiyat olayından çekilmesiyle başlayan bir süreç EPDK bir tavan belirledi. EPDK bundan sonra, biz bu işi çok daha yakın markaja alıp bunu ucu açık bırakamayız, belirlediğimiz tavanla herkes istediği gibi akaryakıt fiyatı belirleme imkanına sahip olamaz, diye bana arkadaşlarımızın verdiği bilgi var. Hükümet olarak bir yaptırırımız söz konusu olamaz.

- KREDÄ° KARTI

Arkadaşlarımızın bir çalışması var. Belki yeni yasal düzenlemenin içersinde olacağız. Kredi kartları bundan sonra nasıl verilecek, kimler ne kadar sürede alınabilecek? Bütün bunların değerlendirmesi yapılacak, ve yasal düzenleme getireceğiz.

Ama yasal düzenlemeye yapmadan gidilebilecek bir şey varsa onun içinde çalışıyoruz.

Trabzon ve Muş aynı bölge içerisinde diye sordu arkadaşımız. Şimdi bu tabi bir bölgesel teşvik bu bölgesel teşvik içerisinde sosyo ekonomik gelişmişlik durumu daha iyi olan var çok daha kötü olan var. Ama biz burada bir etkileşimi baz alarak bu adımı attık bu planlamayı yaptık ve bunun yukarıdan aşağıya doğru sosyo ekonomik gelişmesine yönelik incelemeleri yaptık.

TEŞVİK BÖLGELERİ

3 ve 4. bölge konusu. Bu terörle mücadeleye yöneliktir diye düşünürsek, terörle mücadelenin salt sebebi ekonomi deÄŸildir. Bunun birçok sebebi var. Åžu anda terörün yoÄŸunlaÅŸtığı il bölge olarak bakıldığında, o bölgelerin baÅŸka sıkıntıları da var.Â

Makamdan oturup bu iş takip edilmez. Sen valiysen sen kaymakamsan tek tek gideceksin, buranın yolu yapılmış mı, suyu var mı yok mu bunları araştıracaksın. Bizim işimiz bu. Bu sorumluluğu aldık bunu yürüteceğiz. Ankara’da otursaydım bunu göremeyecektim, ama köye gidip bunu gördüm. Burada da attığımız adım bu. Onun için sosyo ekonomik noktada, yatırımcı gitmiyor. Neden gitmiyor. İşte orada terör var. Acaba ben burada fabrika kurarsam fabrikam bombalanır mı bundan endişe ediliyor.

Parçalı istihdamla, bazı bölgelerde, işçiler 3’er saat 4’er saat çalışacak. Belki grup grup çalışacak. Köyün kadınları gençleri erkekleri çalışacak. Bunu yaparken asgari ücret alma imkanı da bulacaklar. Bunun çalışmalarını da süratle sürdürüyoruz.

Asla yeşil kartla oynamak yok. Onlar genel sağlık sigortasına dahiller. Her eve az da olsa aş girecek.

Bakınız parlamento içinde olan DTP lideri adete tarafları silah bırakmaya çağırıyor. Bakın burada taraflar olamaz. Burada taraf olur. Silah bırakması gereken kimdir? Terör grupları veya bölücü terör örgütü silah bırakmak durumundadır. Güvenlik güçleri hiçbir zaman silahını bırakmaz. Her zaman silahlıdır. Onlar bu silahı niçin yanlarında taşırlar? Sadece terör örgütü için değil, herhangi bir ihbar aldıkları zaman bunu kullanmak için yanlarında bulundururlar. Her zaman için onlar bu çalışmayı sürdürürler.

Ama kalkıpta parlamento içinde bir siyasi partinin liderinin böyle bir çağrı yapması kendisinin yerini ortaya koyması bakımından çok anlamlı ve bu hiç hoş değil. Daha önce bu çağrıyı yaptım, kendileri buna yanaşamadılar. Biz Kürt vatandaşlarımız noktasındaki açılımlarımızı yaptık. Onlar bizim bu ülkenin alt kimliğini oluştururlar dedik, dedim. Ama bizi üst kimlikte birleştirecek bir vatandaşlığa da kimsenin hayır dememesi gerekir dedim. Benim için yaratılanların hepsi eşitti.

Bugün Doğu, Güneydoğu Anadolu müthiş bir gelişimin içerisindedir. Sağlıkta eğitimde enerjide baktığınız zaman bunu görürsünüz. DAP GAP bunu başlatıyoruz. Süratle atılmış adım ihmale uğramıştı biz bunu hızlandırıyoruz.

 MAYIN TEMİZLEME

Bize kaybettirilen zaman 1 ayı buldu. Bu istismarın aktörlüğünü yapmışlardır muhalefet. Biz ise Ottawa sözleşmesini gereğini yerine getirmek için adımları attık. Artık önümüzde 4 yıl gibi bir süreç var ve burada yapılacak olan çalışma en az 5 yıl. Bu temizleme işi 5 yılda gerçekleşebilir ve biz önerilerimizi ortaya koyduk. Bu örneklerimiz içinde bu temizleme işini yapacak olan firma, biz devlet olarak en uygun şartı bulduğumuz firmaya buraya temizleme işlemini Milli Savunma Bakanlığı olarak verebiliriz. Temizliği yaparız, işletmesi ayrı bir adımdır. Bunu ülkemizdeki tercih edeceğimiz şartlara göre, en uygun şartlarda yaptırabiliriz.

İkinci bir adımımız, burada bir ihale şartıyla da bu temizlik işine girebiliriz. Bu da olmadı, yap işlet devret le bu olay olur dedik ve biz seçenekleri artırdık. Kıyametler koparıldı. Hiç söylenmemiş konuşulmamış şeyler söylemeye başlandı. Gaye bunu gölgelemekti, bu bilgi kirliliğiyle bunu zedelemekti. Dün akşam artık son verildi iş bitti ve yasa parlamentomuzdan geçmiş oldu.

Bu işin kaynağı nerede diye sorabilirsiniz. Attığımız adımda kaynak tamamıyla işsizlik fonunda karşılanacak ve özellikle bize bir rahatlık getiriyor. İl istihdamı ve mesleki eğitimleri kurumları koordinasyonunu yürüteceğiz. Ödemeler ise işçilere hep saat üzerinden yapılacak.
 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!