GeriEkonomi Denetlenirsek ayağa kalkarız
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Denetlenirsek ayağa kalkarız

Denetlenirsek ayağa kalkarız

Her fırsatta araç kiralama sektörünün finansal leasing, faktoring ve bankacılık gibi BDDK denetimine tabi olması gerektiğini kaydeden Intercity’nin sahibi Vural Ak, “Bunu bizden başka neden kimse istemiyor inanın anlamıyorum. Bu tip regüle bir sektör olsaydık son 1 yılda yaşanan zorluklar ve kayıplar söz konusu olmayacaktı. İlgili kurumlar çalışıyor. Devreye girince daha sağlıklı bir şekilde ayağa kalkacağız” dedi.

TÜRKİYE’de araç kiralama pazarının lider markalarından biri olan Intercity’nin sahibi Vural Ak, sektör için büyük sıkıntılar çekilen 1 Temmuz 2018 ile 1 Temmuz 2019 arasını değerlendirdi. Çok zor geçen bu 1 yılda filo kiralama sektörün yaklaşık yüzde 50 küçüldüğünü, mevcut araç parkının 400 bin araçtan 230 bin araca indiğini, bazı firmaların iflas edip bazıların konkordato ilan ettiğini kaydeden Ak, bu yüzden her fırsatta üstüne basarak sektörün BDDK benzeri bir yapıyla denetlenmesi gerektiğini söylediğini aktardı. Ak, bu konuda kendisine yöneltilen eleştirileri anlayamadığını da belirterek şöyle konuştu:

OLUMSUZ BAKILAN SEKTÖR

“Son dönemde zora düşen firmalar ödemekte zorlandıkları çok büyük banka borçlarıyla bankaları da zora soktular. Bunun neticesinde tüm sektör banka sisteminin gözünde olumsuz bakılan bir sektöre dönüştü. Buradan hareketle bankalardan alınan kredilerin geri ödenme durumu bu konuda hiç suçu olmayan diğer firmaların da zararına ve olumsuz anılmalara yol açtı. Aslında bu durum alınan kredileri ödemekte zora düşen bir firmanın sadece kendine değil tüm sektöre zarar verdiğini gösterdi. Hatalı yönetim, aşırı risk iştahı gibi durumlar sadece bir firmanın yöneticilerine bırakılmamalı, üst düzel bir düzenleme ile belli standart ve şartlar mecburen bir an önce uygulamaya alınmalı. Kamu zararını bu şekilde engellemek mümkün.

Bu denetleme ve belli prensipler altına girmeyi bizden başka neden kimse istemiyor inanın anlamıyorum. Bu işini düzgün yapan herkesin lehine olacak bir durum. Gayet tabi regüle bir sektöre dönüşüp belli kurallar ve zorunluluklar altında iş yapmak başlangıçta ekstra yükümlülükler ve zorluklar getirebilir. Ama daha sonra tüm ekosistem bundan pozitif faydalar görecektir. Zaten bizim sektörümüz de aynen finansal leasing, faktoring ve Bankacılık gibi denetlenen ve regüle bir sektör olsaydı son 1 yılda yaşanan zorluklar ve kayıplar söz konusu olmayacaktı.”

TAMAMLANMAK ÜZERE

Ortadan kaybolan değerler ve kaynakların aslında ülkenin değerleri olduğunu ifade eden Vural Ak, “Zora düşen firmaların oluşturduğu sıkıntılar, hiçbir problemi olmayan bizim gibi firmaları da zan altında bırakıp sektörün adını kötüye çıkarabiliyor. Kamu tarafından ilgi kurumların bize bildirdiği bu konuda yapılan çalışmaların tamamlanmak üzere olduğu ve kiralama sektörünün de diğer finansal şirketler statüsüne alınıp BDDK denetimine dahil olacağı şeklinde. Bu gecikmiş kararın sektörümüzün geleceği, müşterilerimiz, iş ortaklarımız ve özellikle bize finansman ve kredi sağlayan bankalar açısından çok sağlıklı bir sonuç doğuracağına ve hayırlı olacağına inanıyorum” diye konuştu.

PARKTA 2.5 MİLYON KİRALIK ARAÇ OLMALI

TÜRKİYE’deki araç parkının 24 milyon adede yakın olduğunu kaydeden Ak, bunun 5 milyon adedini irili ufaklı şirketlerin kullandığını belirtiyor. Ak, “Bunun en az yarısı yani 2.5 milyon adedinin kiralık araçtan oluşması ideal rakamdır. Ama bu rakama ulaşmak için toplumun diğer kesimleri ve ekonominin de ideal şekilde işler olması gerekmektedir. Gözlemlediğimiz kadarıyla bu biraz vakit alacaktır” dedi.

Denetlenirsek ayağa kalkarız

20 BİN ADET ARAÇ ALIP YILI 40 BİNLE KAPATIRIZ

ARAÇ kiralama sektörünün darmadağın olduğunu ve 2019’da pazarın daha önce söylediği gibi 40 bin adet araç alımıyla yılı kapatacağını kaydeden Ak, “İlk 6 ayda biz 7 bin adet civarı alım yapmışız. Kalan ikinci yarıda bunu iki katına çıkarmaya niyetliyiz. Hedefimiz bu seneyi 20 bin adede yakın alımla kapatmak. Güncel değerlere göre bunları rakamlara dökersek yaklaşık 2.5 milyar TL lik yeni yatırım ve satın alma gerçekleştirmiş olacağız. Araç alımları ve toplam performansımız neticesinde 2019’u 1.5 milyar TL civarında vergi tediyesi yaparak tamamlamayı hedefliyoruz. Araç adedi olarak 2 sene önce 50 bin adet filo büyüklüğümüz vardı. Gidişatı önceden görüp kontrollü küçülmeye geçerek bu büyüklüğü 36 bin adede indirmiştik. Bu sene kiradan dönen 15 bin adet kadar aracımızı 2.el piyasasına satıyoruz ve yeni alacağımız 20 bin adet araçla seneyi 40 bin adedin üzerinde kapatmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

1 MİLYONLUK PAZARI EN AZ 5 YIL UNUTUN

YILLARCA Türkiye’de otomotiv pazarının büyümesinde kiralama sektörünün payı büyük. Yani 2015-2017 yılları arasında 1 milyona yaklaşan satışlar markalardan çok kiralama şirketleriyle başarıldı. Ancak ekonomik dalgalanmaya birlikte finansal zorluk yaşayan kiralama şirketlerinin alımı kesmesinin de etkisiyle pazarda büyük daralma yaşandı. Ak, Türkiye’ de yılda 1 milyon adede yakın zamanda ulaşmanın mümkün olmadığını, bunun için en az 5 sene olduğunu kaydediyor. Ak gerekçelerini ise şöyle anlatıyor: “Rekor pazar dönemlerinde markalar kendi araçlarını daha çok satmak için her türlü metodu kullandılar. Bu işe dünden gönüllü olan filo kiralama şirketleri baş roldeydi. Yüksek indirim oranıyla aldıklarını düşündükleri araçları kiralamayı planlıyorlardı belki ama yeterince müşteri yoktu. Her ay da müşterisi olmayan araçları satın almaya devam ediyorlardı. Bir sürü firma rasyonel olmayan fiyatlara inen kira fiyatlarını görünce ihtiyacından fazla araç kiraladı. Normalde bütçesi B sınıfı bir araca uygun düşen müşteri 2 -3 kademe üst sınıf araç aldı. Bankalar da biraz kontrolsüz şekilde sistemi finanse etti. Her şey içi boş ciro yapma çılgınlığına dönüşmüştü. Yılda 250 bin adede yakın aracı kiralama şirketlerinin aldı. Oysa gerçekte 2-3 yıl kontrat yaparak araç kiralaması mümkün bu kadar çok müşteri henüz yoktu piyasada. Bu şekilde satılan araçların önemli bir kısmı nihai kiralayana gitmeden 2.el piyasaya düşüp bir spot piyasa oluşturdu ve sektörün zararına yol açan şekle büründü.”

TOPLAM MAL VARLIKLARI BORÇLARI KARŞILAYAMADI

FİLO kiralama işinin yüksek oranda sermaye ve kredibilite gerektiren, uzmanlık ve yönetim kabiliyetine sahip işletmeler tarafından yapılması gerektiğini kaydeden Vural Ak, amatör ruhla yapılacak bir hobi olmadığının altını çiziyor. Son 1 yılda yaşanılanlara bakıldığında şirketlerin sahip olduğu tüm mal varlığını satsalar bile mevcut borçlarını ödeyemez hale geldiklerini kaydeden Vural Ak şunları söyledi: “Çünkü söz konusu mal varlığı araçlardan oluşuyor ve araçlar reel olarak değeri düşen bir ürün. Özellikle de döviz borcu olanların, ikinci elde satarken TL değeri olan araçlara yatırım yapmış olması büyük bir riski ortaya çıkardı ve sahip olduklarını zannettikleri mal varlıkları toplam borçlarını karşılayamaz hale geldi. Yıllarca başka işlerde biriktirdikleri varlıklarını kiralama işinin borcunu kapatmak için elden çıkarmak zorunda kalmaları çok acı bir tecrübe olarak herkesin önünde şimdi. Tabii varsa böyle ekstra bir kaynakları…”

Canlı Borsa - Altın Fiyatları - Döviz Kurları için Bigpara

False