Avrupalılarla Milli Piyango’ya, Araplarla Salıpazarı’na girecek

Güncelleme Tarihi:

Avrupalılarla Milli Piyango’ya, Araplarla Salıpazarı’na girecek
Oluşturulma Tarihi: Kasım 29, 2010 00:00

Yatırım, yönetim ve danışmanlık şirketi Mineks’in sahibi Bülent Göktuna Araplarla kurduğu korsorsiyum ile 2011’in ilk çeyreğinde ihaleye çıkacağı duyurulan Galataport’a (Salıpazarı Limanı) talip oldu. Göktuna, “Avrupalı ortaklarla birlikte Milli Piyango ile de ilgileniyoruz” dedi.

MİNEKS International Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Göktuna, Türkiye’nin ilk golf tesislerinden NGC’nin sahibi ve bir dönem ‘Özal’ın Prensleri’ listesinde yer alıyordu. Vizyoner bulduğu ve liberalleşme politikalarını beğendiği Özalı’ın ‘prensi’ olarak anılmaktan rahatsızlık duymadığını söylüyor. Her iktidarın kendi zenginini yaratması konusunu ise, “Her 10 yılda bir yeni bir kuşak çıkar, doğaldır” sözleriyle değerlendiriyor. AKP’nin siyasi başarısını da liberalleşme politikalarına bağlıyor.
Alternatif tıp alanında doktora sahibi de olan Göktuna, etrafındaki hemen herkese beslenme tavsiyeleri ve yemek tarifleri veriyor. En büyük zevki ise National Golf Club’da kurdukları 65 kişilik çocuk golf takımı. Yetişkinlere kupalarda göz açtırmayan çoğu yoksul ailelerden veya Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan çocukların dört yıl sonra uluslararası turnuvalarda Türkiye’ye temsil edeceğini söylüyor. Bülent Göktuna ile biraz yeni projeleri biraz da özel yaşamını konuştuk.

Nükleerde devreye girebiliriz
/images/100/0x0/55ea4f27f018fbb8f8776fff

Kanadalı Candu ile nükleer enerji ihalesine girecektiniz. İşler istediğiniz gibi gitmedi. Hâlâ ilgileniyor musunuz?
Nükleerde birebir görüşme tercih edildi. Korelilerle görüşüyorlar. Anlaşmazlarsa devreye girmeye düşünüyoruz. Şu anda Ürdün’de nükleer enerji üzerine çalışıyoruz. Ukrayna’da da benzer projeler var. Türkiye’de enerji çok ilgimizi çeken bir alan.

Neler olabilir?
Enerjiye çok odaklandık. Üretimiyle de ticaretiyle de ilgiliyiz. Türkiye enerjide koridor oluyor. Biz de bundan faydalanmak istiyoruz. Hidrokarbon aktiviteleri ilgimizi çekiyor. Bu alanda Suriye ve Irak yatırım yapılabilecek ülkeler. Türkiye’nin hidrokarbonda ciddi bir potansiyeli var. Bölge hidrokarbon merkezi olacak.

Tarımdan vazgeçmedik

Tarımda yatırımlar söz konusuydu. Yeni gelişme var mı?
Türkiye’de netleşmeyen prosedürler yabancı yatırımcıların kendilerini güvende hissetmelerine engel. Biz tarım alanında yapacağımız ortaklıklarla büyük yatırımlar düşünüyoruz. Bundan öncekiler gerçekleşemedi. 2011’den sonra tekrar devam edeceğiz. Mağrip ve Levant ülkelerinden, Körfez’den ortaklar olabilir.

Araplarla Galataport

Özelleştirmeler gündemde. İlgilendikleriniz var mı?
Galataport’la (Salıpazarı Limanı) ilgileniyoruz. Bir konsorsiyum kurduk. İhaleye çıktığında biz de bir teklif vereceğiz. Konsorsiyumda kimler olduğunu şu anda açıklayamam ama Araplar yer alıyor. Konsorsiyumun bütün alt yapısını tamamladık aslında. Hazırız.

Üçüncü köprü girişimi

Milli Piyango ile de ilgili olduğunuz söyleniyor.
Özelleştirilecek kurumlardan Milli Piyango ile de ilgiliyiz. Bunun için de bir konsorsiyum kurduk. Burada ise Avrupalı ortaklarımız var. Üçüncü köprü ile ilgili bir girişim kurma çabamız var. Daha önceki üçüncü köprü kurma çalışmasında da vardık. Bundan sonra da olacağız. Türkiye’deki sağlık sektörü ilgimizi çekiyor. ‘Yap işlet, devret’ modeli projeler ciddi fokusumuz altında. Türkiye dışında Ortadoğu ve Körfez’deki pek çok ülkede projelerimiz var.

Mucizevi tavuk çorbası

Bazı sabahlar mucizevi tavuk çorbası içerim. Bütün tavuğu büyük bir soğanla haşlayıp sonra soğanı ve derisini çıkarıp içine aklınıza gelen bütün yeşilleri atıyorum. Az havuç, patates, yer elması da olur. Maksimum 5 dakika kaynatıp bir tas içiyorum.
Bazen sabah domates, salatalık ve yeşillik yerim.
Beyaz ekmek, süt ürünleri ve tatlı hiç yemem.
Brokoli, karnabahar, pırasa, kereviz sapı gibi yeşilleri mikserde karıştırıp, içine bir kaşık elma sirkesi eklerim. Bunu içerim.
Ana yemek öğlen yenmeli. Protein alınmalı. Mutlaka ara öğünler yerim.

Çapa’ya eğlenmeye

Çeşitli iş yemekleri ve toplantılarım nedeniyle 3-4 farklı öğlen veya akşam yemeğine gittiğim olur. Ama bu hepsinde yemek yediğim anlamına gelmez.
İstanbul’da Papermoon, Doğa Balık (Cihangir), İskele, Bebek Balıkçısı’nı severim.
Eğlence için İzzet Çapa’nın yerlerine giderim. Topaz ve Dükkan çok başarılı.
Yeni yer denemeyi severim ama fazla açılmıyor

Sabah tek özel vaktim

Sabahları nasıl uyandığınız kendi elinizde. Çok ağır, fazla ve geç yenilen yemekler geceyi de sabahı da kabusa çevirir. Zinde kalkmak mümkün olmaz.
Sabah 07.00-07.30 gibi spora başlayacak şekilde uyanırım.
Gözümü açar açmaz akşamdan başucuma koyduğum 2 ceviz, 4 fındık, 6 bademden birini, bir kuru kayısı veya bir kuru erikle ağzıma atarım. Bir bardak ılık su içerim. Güne hazırlanma gıdası...
09.00-09.30 arası gazeteleri okuyup, çoğunlukla yabancı haber kanallarını dinliyorum.
Kendime ayırdığım tek özel vakit bunlar. Bunun dışında gün, gece 12.00’ye kadar uzar. 01.00’den önce yatağa girmem.

Kimya ve alternatif tıp okudum

Çocukken büyükelçi olmak isterdim.
Ankara Üniversitesi’nde kimya yüksek mühendisliği okudum.
Amerika’da Syracusa Üniversitesi’nde MBA yaptım.
Sonraki yıllarda biyokimya ve alternatif tıp üzerine doktoralarım oldu.
İlk işim 1976-1980 arasında Afrika’daydı. Kömür, demir, maden ticareti yaptım. Sonra o şirketi sattım ve İngiltere’de Mineks’i kurdum.
Türkiye’de ise Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde daha fazla faaliyet göstermeye başladım.

Bentley’im var ama metroya biniyorum

Araba kullanmayı hiç sevmiyorum.
Otomobile merakım var. İlk arabam Lamborghini idi. Londra’da Bentley’im var. Araba üç yaşında sadece 3 kez kullandım.
İstanbul’da şoförüm var öbür yerlerde taksiye biniyorum.
Toplu taşıma kullanırım, metroya binerim. İstanbul’da da yurtdışında da... Şoförden kaçıp metroya biniyorum.
Trafik beni sinirlendiriyor. Park derdi, değnekçiler, cezalar. Araba özgürlüğü sınırlayan bir kelepçe.

Asla tek adam şovu yok

Şirkette çok yoğun bir trafiğimiz var. Hem işler hem seyahatler açısından.
Ekibi sık sık bir araya toplamak gerekiyor. Beyin fırtınası yapmak için aynı masanın etrafında otururuz.
Herkes kendi fikrini açık ve net bir şekilde söyler. Asla tek adam şovu yoktur. Ortak karar alırız.
Toplantının süresi gidişatına göre kendiliğinden belli olur.
Dinlemekten hiç sıkılmam. Tele-fonda iş çözmem. Yüz yüze oturur konuşur, beden dilini de okurum.

Sabah iki hoca eşliğinde kardiyo

Ayşegül ve Filiz isminde iki spor hocam var. Sabah 07.30 gibi 1 saat spor yaparım. Koşu bandına çıkıyorum. Kardiyo yapıyorum. Ağırlık çalışıyorum ve streching yapıyorum.
Ana sporum golf tabii ki!
Kış sporum kayak ama vakit ayıramadım.

Arkadaş teknesinde bir gün zor kalıyorum

Kurban Bayramı’nda uzun tatil yaptım.
Çoğunlukla 3-4 günlük kaçamaklar oluyor. Son 20 yıldır bir hafta tatil yüzü görmedim.
Arkadaşlarımın tekneleri var. Arap şeyhlerinin büyük yatları var. Çok ısrar ediyorlar gidiyorum bir gün zor kalıyorum.
Eskiden teknem vardı. Baktım 2 yılda 2 kez binmişim; sattım.

Aşçıma dünyayı gezdirdim

En büyük hobim gastronomi.
İyi mutfak bilgim vardır. Aşçıma da dünyayı gezdirdim çeşitlilik öğrendi.
Şarap kavım var. Kaç şarabım olduğunu unuttum.
Junior golf oyuncularımızla vakit geçirmeyi çok seviyorum.
Tablolarım da var. Türk ressamları pek fazla tanımıyorum ama yabancılar var.
Pop art seviyorum. Klimt, Andy Warhol, Rothko’ya bayılırım.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!