GeriEkonomi ‘Dünya Devlerini Yöneten 50 Türk Yönetici’ arasına giren Ebru Dorman: Yazılım ihracatıyla şahlanabiliriz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Dünya Devlerini Yöneten 50 Türk Yönetici’ arasına giren Ebru Dorman: Yazılım ihracatıyla şahlanabiliriz

‘Dünya Devlerini Yöneten 50 Türk Yönetici’ arasına giren Ebru Dorman: Yazılım ihracatıyla şahlanabiliriz
Abone Olgoogle-news

Ebru Dorman 32 yaşındayken “Dünya Devlerini Yöneten 50 Türk Yönetici” arasına girmeyi başarmış bir kadın. Londra’dan Malezya’ya uzanan kariyer yolculuğuna Türkiye’de devam eden Ebru Dorman, MV Holding’in CEO’su. Türkiye’nin geleceğinin teknolojide olduğunu söyleyen Ebru Dorman, “Yazılım ihracatıyla şahlanabiliriz” diyor.

EBRU Dorman, Türkiye’nin yetiştirdiği en başarılı kadınlar arasında. Gençlere örnek olacak bir kariyer yolculuğu var. Mütevazı bir ailede büyüyüp, iyi bir eğitimle kendisine başarılı bir kariyer yolculuğu çizen, Boğaziçi Üniversitesi’nden Harvard Üniversitesi’ne uzanan, İngiltere’den Malezya’ya farklı ülkelerde yöneticilik deneyimi olan Ebru Dorman, Murat Vargı tarafından kurulan MV Holding’in CEO’su ve StartersHub’ın Yönetim Kurulu Başkanı. Türkiye’nin yeni teknoloji sayesinde hızla büyüyeceğine, gençlerin umutlu olması gerektiğine inanan ve gençlerin yolunu açmak için de çalışan Ebru Dorman’la konuştuk.

Öğrenciliğinizde çok azimli, çalışkan biri olmalısınız. Hayalleriniz, hedefleriniz nelerdi?

- “Ben yaptıysam herkes yapar” dediğim bir kariyerim oldu. Mütevazı bir ailede büyüdüm. İstanbul’da mahalle ilkokuluna gittim. Nişantaşı Anadolu Lisesi’ni ardından da Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’ni kazandım.

Boğaziçi Üniversitesi’nden sonra Harvard yolculuğu nasıl başladı?

- Aslında hemen olmadı. Ben önce çalıştım. Çalışırken Harvard’a başvurdum. Önce TÜBİTAK-NATO bilim bursu ile California Berkeley Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği yüksek lisansını yaptım. O dönemde Mc Kenzie’den teklif aldım. Türkiye ofisini açıyorlardı. Ben de çok heyecan duydum ve kabul ettim. Sonrasında Polonya’da çalışırken Harvard Business School’a başvurdum. Hatta yoğun çalışıyordum, başvuruyu yetiştiremedim. Uçak bileti alıp başvuruyu için istenen belgeleri uçakta doldurup, elden başvurumu yetiştirdim. Kargolasam yetişmeyecekti. Orada aslında bankacılığın bana göre olmadığına karar vermiştim. Londra’ya 1999 yılında Mc Kenzie’ye geçtim. İlk projem de Sonera ile oldu. Mobil bankacılık işlerinin ilklerini yaptık. Ben orada teknoloji işinde uğraşırken, startuplarla ilişki içindeydim. O işlerden büyük heyecan duydum. Aklımda farklı işler de vardı. İstifa ettim. Risk aldım. Üstelik Londra’da çok yoğun çalışıyordum. Hiç çevrem yoktu. Kendi başıma işler yapma isteğiyle doluydum ve ilk işim başarısızlıkla sonuçlandı.

Nasıl toparlandınız?

- Harvard’tan bir arkadaşım “patronlar fon kuruyor, projeni gönder” dedi, ben cv’mi gönderdim. İş görüşmesine gittim. Bana “Harvard’ta okuduğun, Mc Kenzie’de çalıştığın için değil, girişimci olma riskini aldığın için senle çalışmak istiyoruz” dediler. Müthiş bir gündü. Ve Morgan Stanley’e girdim. Girişim sermayesi alanında çalışmaya başladım.

32 YAŞINDA ORANGE’DA

Telekom sektörüne girişiniz nasıl oldu?

- Teklif aldım. Dünyanın en büyük telekom şirketlerinden Orange Ventures’e geçtim. Orası Fransız Telekom’la birleşti ve benim için bir rol oluşturuldu. Dünyanın en büyük telekom şirketlerinden Orange (France Telecom)’da 10 yıl boyunca girişim sermayesi alanında ve Avrupa operasyonlarında pazarlama, satış, stratejik iş geliştirme, şirket satın alımı ve değişim yönetimi alanlarında Başkan Yardımcısı olarak çalıştım.  France Telecom’un en genç genel müdürü olmuştum. Capital dergisinin 2008 yılındaki ‘Dünya Devlerini Yöneten Elli Türk’ listesinde yer aldım. Renkli bir kariyerim oldu. Genel müdür olduğumda 32 yaşındaydım.

Çok ülke, farklı milletlerden insanlarla çalışma deneyimi size ne kazandırdı?

- Öncelikle ön yargıları kırmayı öğretti. İşi severek yapmak, ekip çalışmasına inanmak gerekiyor. CEO’m Hintli’ydi. Çok farklı dinden, ırktan insanlarla çalıştım kariyerim boyunca. Çok kültürlü ortamlardan beslendim.

Nasıl Türkiye’ye dönme kararı aldınız?

- Aklıma Mehmet Ali Aydınlar girdi. Bir toplantı için Malezya’ya geldiğinde benle görüşmek istedi ve vizyonunu anlattı. 17 yıl sonra Türkiye’ye sektör değiştirerek döndüm. Sağlık sektörünü derinden öğrendim. Acıbadem Grubu’nda tecrübemden sonra Mehmet Ali Aydınlar ile dostça ayrıldım. Farklı bir ortamda Ersin Pamuksüzer ile yolum kesişmişti. Sağlıkla ilgili projeler ve girişimcilik üssü, StartersHub’ın kuruluşu beni çok etkiledi. Murat Vargı ve Muzaffer Akpınar’la da tanıştım ve işlerin tümü ilgimi çekti. Murat Vargı’nın teklifiyle MV Holding CEO’su oldum. Muzaffer Akpınar hayattaki rol modelim.

MV Holding’te enerji, turizm, sağlık yatırımları ve KVK var. Yeni farklı alanlara girme planınız var mı?

- Evet, ana gemi KVK ve KVK teknik servis. Uzun süre telekom alanında deneyimi olan biriyim. İzmir Swiss Otel, İstanbul Mercure Otel, LifeCo işimiz var, Bodrum, Phuket ve Antalya’da LifeCo’lar var, ayrıca Residorm öğrenci yurtlarımız var. Dost Enerji’de 4’üncü santralimizi açtık. Enerji alanında büyümek istiyoruz ancak ihaleler zorlu geçiyor.

TEK HAMMADDE BEYİN

StartersHub Ersin Pamuksüzer’in hayaliyle başladı. Siz de Yönetim Kurulu Başkanı oldunuz... Kaç şirket oldu?

- Toplamda burada şimdi 51 startup şirket var. Toplam 3 milyon dolar yatırımımız var bu şirketlere. Bizim yatırım yaptığımız şirketlerin diğer yatırımcılardan aldığı destekler de var. Bu şirketlerin 31’i Türkiye’de, 20’si yurtdışında. Portföy şirketlerinin StartersHub dışında aldığı yatırım tutarı 15 milyon dolar oldu.

Türkiye’nin hayali de Türkiye’den yurtdışına açılan çok daha fazla girişim şirketi çıkarmak. Şu andaki ortamı siz nasıl buluyorsunuz? Avantajlar, dezavantajlar neler?

- Burada hızlanma programı yapıp ek yatırım yapma kabiliyetimiz var. 250 bin dolara kadar yatırım yapabiliyoruz. StartersHub global program yapan tek hızlanma programı. Hem Türkiye’de hem de Avrupa’nın her yerinde söylenen şu, “Hızlı değerlenmek için Amerika’ya gidilmesi gerekiyor. Yerelden çıkın ama global düşünün” diyoruz biz de. Gençlere yol açıyoruz. 

Son dönemde malum dünyadaki değişim, işsizlik, Türkiye’nin eğitimdeki kötü karnesi... Siz iyi bir eğitimle yolunu açmış bir insan olarak gençlere ne önerirsiniz?

- Ben umutluyum. Türkiye teknolojiyle çağ atlayabiliriz. Birçok işte hammaddeye bağlısınız. Oysa yazılımda hammadde yok. Tek hammaddeniz beyin. İyi eğitim ve yaratıcılıkla her şey mümkün. Türkiye ihracatta yazılımla şahlanabilir. Türkiye’nin çağ atlaması için teknoloji çok önemli. Her kurulan startup bunu destekliyor. Gençler kısa sürede yılmamalı. Odaklanıp, üretmeli.

EBRU DORMAN KİMDİR?

Nişantaşı Anadolu Lisesi’nden birincilikle mezun oldu. Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’ni birincilikle bitirdi. ISEC stajı yaptıktan sonra son sınıfta NATO Bilim bursuna başvurup Berkeley’den kabul aldı. Doktorası yarıda kaldı çünkü Mc Kenzie’nin Türkiye ofisinin kurucusu oldu. Şubat 2015’te MV Holding’e İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi olarak katılan Ebru Dorman, Aralık 2015’de CEO olarak atandı. Dorman evli ve bir çocuk annesi. Dorman aynı zamanda, Gedik Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı Yönetim Kurulu Başkanı, StartersHub Yönetim Kurulu Başkanı, Endeavor Yönetim Kurulu üyesi.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle