Horlama Tedavi Edilmesi Gereken Bir Hastalıktır

Güncelleme Tarihi:

Horlama Tedavi Edilmesi Gereken Bir Hastalıktır
Oluşturulma Tarihi: Şubat 12, 2016 15:00

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Mehmet Erdinç'in horlama ile ilgili paylaşımı

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Metin Erdinç, insanların yarısından fazlası zaman zaman, dörtte biri ise sürekli olarak horladığına dikkat çekerek tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu belirtti.
Medical Park Uşak Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Metin Erdinç; horlamanın halk arasında sanılanın aksine çözümsüz ve önemsiz bir sorun olmadığını, altında ciddi sorunları barındırabileceğini belirterek horlama ve uygulanan tedaviler hakkında bilgiler verdi.
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Metin Erdinç; ”Horlama uykuda özellikle nefes alma sırasında üst solunum yollarındaki darlığa bağlı olarak oluşan sese denir. Hava akımının burun ve ağzın gerisinde engellendiği durumlarda, boğaz ve çevresindeki yumuşak dokuların titreşimi ile ortaya çıkan anormal ve gürültülü sestir. Horlayan kişi de yeterli oksijen alamamasından dolayı, gündüz uyuklama, halsizlik, şiddetli baş ağrısı, yoğunlaşma bozukluğu görülebilir. ’Uykuda solunum bozuklukları’ denilen hastalık grubunda, hastalarda ciddi sağlık problemlerine, kalp ve akciğer hastalıklarına ve hatta ani ölüme neden olabilecek bir tablo ile karşılaşabiliriz. Bu nedenle horlamanın sıklığı, süresi ve hastanın uykudaki genel durumu mutlaka takip edilmelidir” dedi.
EN YAYGIN HORLAMA NEDENLERİ
Metin Erdinç horlama nedenlerini şöyle sıraladı; “Orta yaşa ve ötesine ulaştığınızda boğazınız daralır ve boğazınızdaki kas tonusu azalır. Genetik: Erkekler kadınlarınkine oranla daha dar bir boğaza sahiptirler ve bu nedenle horlamaya daha yatkındırlar. Dar bir boğaz, yarık bir damak, genişlemiş geniz eti, alt çenenin küçüklüğü gibi genelde kalıtsal aileden gelen fiziksel özellikler horlamaya eğilimi arttır. Geniz ve Sinüs Sorunları: Tıkalı nefes borusu horlamaya neden olacak şekilde nefes almakta güçlük ve boğazda hava boşluğu yaratır. Aşırı Kilolu ya da Şekilsiz Bir Vücuda Sahip Olmak: Şişkin dokular ve zayıf kas tonusu horlamayı tetikler. Alkol, Sigara ve İlaç Tedavisi: Alkol tüketimi, sigara ve belli ilaç tedavileri horlamaya neden olan kas gevşemelerini arttırır. Uyuma Pozisyonu: Sırtüstü uyumak boğazdaki dokuların genişlemesine nefes borunuzun kapanmasına neden olabilir.” İfadelerini kullandı.
HORLAMANIN TEDAVİSİ NEDENİNE GÖRE BELİRLENİR
Op. Dr. Metin Erdinç önemli olan teşhisin doğru konulması gerektiğine vurgu yaparak şöyle devam etti; “Örneğin; geniz etinde oluşan bir problem ilaç tedavisi ile çözülemez bu ancak cerrahi bir müdahale ile sağlanabilir.Bunun yanı sıra üst solunum yollarında bir probleminiz olabilir bu nokta da ilaç tedavisi mümkündür. Öncelikle hastanın sorunu ortaya konulur ve duruma göre müdahale yapılır. Öncelikle kilo vermek, Aşırı yorgunluk ve alkolden kaçınmak, güçlü bir kas yapısı için düzenli egzersiz yapmak, Yan yatmak gibi basit önlemler ile horlamayı önleyici yaşam tarzı değişiklikleri yapabilirsiniz. Cerrahi Tedavi; cerrahi yöntemlerle dokuların alınmasını ya da anormalliklerin düzeltilmesini sağlayarak nefes borusu genişletilir ve horlamaya neden olan titreşim durdurulmuş olur. Bademcik, geniz eti alınması, yumuşak damağın yukarıya asılması, küçük dilin küçültülmesi, burun kemik eğriliğinin düzeltilmesi, çenenin ve büyük dilin çeşitli yöntemlerle öne çekilmesi, dilin bir kısmının kesilmesi veya hacim küçültülmesidir. Günümüz tıp teknolojisindeki ilerlemeler sayesinde; Ameliyat sonrası ağrı en az seviyededir, kısa sürede taburculuk sağlanmaktadır, iş kaybı yoktur, ağız mukozasına hasar verilmemektedir” dedi.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!