Güncelleme Tarihi:

NEDİR, NE İŞE YARAR?
Biyostimülanların cilt altına enjekte edildiğinde yalnızca hacim kazandırmakla kalmadığını, aynı zamanda kolajen üretimini tetikleyerek cilt kalitesini içeriden yenilediğini ifade eden Dr. Duygu Durmaz, bu maddelerin kalsiyum hidroksiapatit (CaHA), polikaprolakton (PCL) ve Poly-L-Lactic Acid (PLLA) gibi özel dolgu içeriklerinden oluştuğunu söyledi. Klasik dolguların hacim kaybını kısa süreli olarak giderdiğini, biyostimülanların ise daha uzun ömürlü, doğal ve bütünsel bir gençleşme sağladığını kaydeden Dr. Durmaz, “Bu sayede yüzdeki sarkmalar toparlanır, cilt daha sıkı, parlak ve esnek bir görünüm kazanır” dedi.
30-45 DAKİKALIK İŞLEM
Biyostimülan sıvı yüz germe uygulamasının genellikle 30-45 dakika süren konforlu bir klinik prosedür olduğunu dile getiren Dr. Duygu Durmaz, uygulama süreci hakkında şu bilgileri verdi: “Hekim ilk olarak yüzdeki sarkma ve hacim kaybına göre stratejik enjeksiyon noktalarını belirler. Ardından bölgeye lokal anestezik krem sürülür. Belirlenen bölgelere ince iğneler veya kanüller yardımıyla biyostimülan madde enjekte edilir. Hastalar işlem sonrası hemen günlük hayatlarına dönebilir.”
ETKİSİNİ NE ZAMAN GÖSTERİR?
BİYOSTİMÜLAN sıvı yüz germenin etkilerinin iki aşamalı olduğunu söyleyen Dr. Duygu Durmaz, “Anında hafif bir kaldırma etkisi görülür, ancak asıl ve doğal gençleşme kolajen üretimi tetiklendiği için 4-6 hafta sonra belirginleşir. Yüz ovali toparlanır, sarkmış hatlar yukarı kalkar ve çene hattı netleşir. Cilt kalitesi artarak daha gergin ve esnek bir görünüm oluşur. Yapay bir dolgunluk yerine, dinlenmiş ve taze bir ifade kazandırır. Etkisi kişiden kişiye değişmekle birlikte 12 aydan 2 yıla kadar sürebilir” dedi.
AVANTAJLARI NELER?
UYGULAMANIN avantajlarını da anlatan Dr. Duygu Durmaz, “Cerrahi ya da genel anestezi gerektirmediği için iyileşme süresi kısadır. Sadece dolgu değil, kolajen uyarımı sayesinde cildi içeriden de gençleştirir. Kademeli ve doğal sonuçlar sunarak yüz ifadesini bozmaz” diye konuştu. Dr. Durmaz, biyostimülan sıvı yüz germenin cerrahi işlemlere hazır olmayan veya hafif/orta derecede sarkma yaşayan bireyler için ideal bir alternatif olduğunu belirterek, uygulamanın mutlaka uzman hekimler tarafından yapılması gerektiğini vurguladı.