Güncelleme Tarihi:

Özofagus kanseri riskini artıran çeşitli faktörler bulunduğunu söyleyen Ünver, şu bilgileri verdi: “Kronik reflü ve Barrett metaplazisi adenokarsinom gelişiminde önemli bir rol oynarken, akalazya hastalarında risk normalden 30 kat daha fazladır. Korozif maddelerle oluşan ciddi özofagus yanıkları ise kanser riskini dramatik şekilde yükseltir. Sigara ve alkol kullanımı tek başına bile riski artırırken, birlikte kullanıldığında risk yaklaşık 100 kat daha fazladır. Bunun yanında aşırı sıcak içecek tüketimi, obezite ve yetersiz sebze-meyve alımı da hastalığın ortaya çıkmasında etkili faktörler arasında yer alır. Kanser ilerledikçe sağkalım oranı düşerken, erken evrede tanı konan hastalarda tedavi başarı oranı oldukça yüksektir.”
TEDAVİ VE AMELİYAT SÜRECİ
Özofagus kanserinde etkili tedavi yönteminin cerrahi olduğunu vurgulayan Ünver, “Kanserli bölümün çıkarıldığı özofajektomi ameliyatında, kalan doku ile mide veya ince bağırsak arasında yeni bir yemek borusu bağlantısı oluşturulur. Erken evredeki küçük tümörlerde ise endoskopik yöntemlerle tümör ağızdan çıkarılabilir. Günümüzde cerrahinin büyük bir kısmı kapalı yöntemlerle yapılmakta; laparoskopik veya robotik teknikler, ameliyat sonrası ağrıyı ve kanama riskini azaltarak iyileşme süresini kısaltmaktadır. İleri evrelerde ise cerrahiye ek olarak kemoterapi ve radyoterapi de uygulanabilmektedir” dedi.
Ameliyat sonrası yaşam kalitesinde geçici değişiklikler olabileceğini belirten Ünver, “Yutma güçlüğü, kilo kaybı ve reflü sık görülen sorunlar arasında yer alır. Bu dönemde küçük porsiyonlarla sık beslenmek, yumuşak ve kolay sindirilen gıdalar tercih etmek önemlidir. Minimal invaziv cerrahi teknikleri sayesinde hastalar daha hızlı günlük yaşama dönebilir” diye konuştu.
Özofagus kanserinin çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için erken teşhisin büyük önem taşıdığını söyleyen Ünver, “Günümüzde temel tedavi yöntemi olan özofajektomi, özellikle kapalı cerrahi tekniklerle uygulandığında hem yaşam süresini uzatıyor hem de hastaların günlük yaşam kalitesini korumasına yardımcı oluyor. Düzenli doktor kontrolleri ve uygun beslenme alışkanlıkları sayesinde birçok hasta, tedavi sürecini başarıyla tamamlayarak sağlıklı bir şekilde normal yaşamına geri dönebiliyor” dedi.