Güncelleme Tarihi:

- Parietal (Yapısal) Osteopati: Kaslar, kemikler ve eklemler üzerine odaklanır.
- Visseral Osteopati: İç organlar, damarlar ve sinirler arasındaki bağlantıları düzenler.
- Kraniosakral Osteopati: Kafa kemikleri, omurga, beyin-omurilik sıvısı ve sinir yollarındaki dengeyi sağlamaya çalışır.
Osteopatinin özellikle boyun, sırt ve bel ağrıları, baş ağrıları ve migren, eklem ağrıları ve kireçlenmeler, skolyoz, duruş bozuklukları, tenisçi dirseği, topuk dikeni, sindirim sistemi problemleri, uyku düzensizlikleri ve dolaşım sorunlarında destekleyici bir tedavi olarak kullanılabileceğini belirten Dikici, seansların genellikle 45–60 dakika sürdüğünü, seans sayısının ise kişiye ve duruma göre değiştiğini de ekledi. Osteopatinin en çok üzerinde durduğu yapılardan biri olan fasya hakkında daha detaylı bilgi veren Dikici, şunları aktardı: “Fasya, vücudu baştan ayağa saran, tüm kasları, kemikleri, organları ve damarları bir bütün hâlinde birbirine bağlayan ve hareketi koordine eden hayati bir dokudur. Adeta görünmez bir iç ağ gibi çalışarak tüm vücutta bir bütünlük sağlar. Sağlıklı bir fasya, vücudun her parçasının uyum içinde çalışmasına imkân tanır. Ancak bu dokuda oluşan gerginlik, yapışıklık veya travmalar bütün vücudu etkileyebilir ve bazen sorunun kaynağından çok daha uzak bölgelerde ağrıya, hareket kısıtlılığına yol açabilir. Osteopati, fasyanın bu bütünlüğünü yeniden sağlayarak yalnızca şikâyet edilen bölgeyi değil, tüm vücudu rahatlatmayı hedefler.” Osteopatinin yalnızca ağrıyı geçirmek için değil, bedenin genel uyumunu ve sağlığını desteklemek için önemli bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Dr. Dikici, “Vücudumuzun kendi iyileşme kapasitesi vardır, ona doğru koşulları sunmak gerekir. Osteopati de bunu başarmanın nazik ama güçlü yollarından biridir.”