Güncelleme Tarihi:

Kodaş, “Çocukluk döneminde işitme, öğrenmenin ve iletişimin temelidir” diyerek, erken tanının önemine dikkat çekti. Kodaş, “Bir çocuk sesleri tam duyamadığında konuşmayı doğru öğrenemez, kelimeleri karıştırır, anlam bütünlüğünü kaybeder. Bu durum hem eğitim başarısını hem de özgüvenini etkiler. Bu yüzden belirgin bir şikayet olmasa bile her çocuğun belli aralıklarla işitme testinden geçmesini öneriyorum. Çocuklar için uygulanan testler arasında Odyometri (işitme eşiği testi), Timpanometri (orta kulak fonksiyon testi), Otoakustik Emisyon (OAE) ve ABR (Beyinsapı Uyarılmış Potansiyeller Testi) yer alıyor. Özellikle ABR testi, yenidoğan ve küçük çocuklarda “altın standart” olarak kabul ediliyor” dedi.
Kodaş, yetişkinlerde işitme kaybının genellikle fark edilmeden ilerlediğini belirterek, “Kronik orta kulak iltihapları, otoskleroz, viral enfeksiyonlar (özellikle COVID sonrası), stres ve uzun süreli gürültüye maruz kalmak işitme kaybının en sık nedenleri arasında yer alır. Kimi zaman bir kulak çınlamasıyla başlar, kimi zaman ise sessizce ilerler. Ancak günümüzde modern tanı ve tedavi yöntemleriyle bu kayıplar durdurulabiliyor, hatta birçok hastada işitme yeniden kazandırılabiliyor” diye konuştu. Her hastaya özel tanı ve tedavi planları hazırladıklarını vurgulayan Dr. Kodaş, “İşitme testlerinden cerrahiye kadar her aşama, hastanın yaşına, kayıp düzeyine ve beklentisine göre planlanıyor” dedi.
SESSİZLİĞİ BOZAN CERRAHİ BAŞARILAR
İşitme kaybının nedenine göre farklı cerrahi tedavilerin uygulandığını belirten Kodaş, şu bilgileri verdi:
- Timpanoplasti: Kulak zarı ve kemikçiklerdeki hasarın onarımı.
- Stapedoplasti: Otosklerozda hareketsizleşen üzengi kemiğinin mikroprotezle değiştirilmesi.
- Ossiküloplasti: İltihap veya travma sonrası kaybolan kemikçiklerin yeniden yapılandırılması.
- Koklear implant ve BAHA sistemleri: İleri düzey işitme kayıplarında hastanın dünyaya yeniden bağlanmasını sağlayan modern çözümler.
- İç kulak mikrocerrahisi: Ani veya stres sonrası gelişen işitme kayıplarında iç kulak dolaşımını ve sinir fonksiyonlarını destekleyen girişimler.
İşitme kaybı tedavisinde yalnızca cerrahiyi değil; odyoloji, nöroloji ve rehabilitasyon birimlerini kapsayan multidisipliner bir yaklaşım benimsediklerini belirten Kodaş, “Her ses, bir hikaye taşır. Bizim görevimiz, hastalarımızın bu hikayeyi yeniden duymasını sağlamak. Çünkü işitme, sadece duymak değil; yaşamın ritmini, duygularını ve sevdiklerinin sesini yeniden hissetmektir” diye konuştu.