Güncelleme Tarihi:

Ameliyat öncesi değerlendirme sürecinde yüz oranları, cilt yapısı, nefes alma fonksiyonları gibi birçok etkenin dikkate alındığını hatırlatan Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Abdullah Akkaya, “Kadına ve erkeğe özel yaklaşım bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Doğal, yüz hatlarıyla uyumlu ve hastanın beklentilerini karşılayan bir sonuç için cinsiyete özgü farklılıkların göz önünde bulundurulması gerekmektedir” dedi. Akkaya, rinoplasti ameliyatının yalnızca estetik bir işlem olmadığını, aynı zamanda hastanın burun solunum fonksiyonlarının da korunması ya da düzeltilmesini amaçladığını belirterek, “Burun şekillendirilirken hastanın yüz hatlarıyla orantılı işlevsel bir yapı oluşturmak gerekir. Bu aşamada kadın ve erkek hastalar arasında belirgin farklar söz konusudur. Her hastaya aynı şablonu uygulamak doğal olmayan sonuçlara yol açabilir” diye konuştu.
Kadın ve erkek yüz anatomileri arasındaki temel farklılıklara dikkat çeken Akkaya, rinoplasti planlamasında bu detayların mutlaka hesaba katılması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: “Kadın hastalarda burun genellikle ucu daha kalkık, daha ince ve kıvrımlı hatlara sahip olacak şekilde tasarlanır. Bu özellikler yüzü daha yumuşak ve feminen kılar. Erkek hastalarda ise daha düz, belirgin ve güçlü hatlara sahip bir burun yapısı tercih edilmelidir. Maskülen bir yüz yapısında ince ve kalkık bir burun yapay ve uyumsuz dururken, feminen bir yüzde kalın ve sert hatlı bir burun da estetik olarak hoş görünmez.”
Cerrahın bu süreçte hastanın beklentilerini iyi analiz etmesi ve gerçekçi bir tedavi planı oluşturması gerektiğine dikkat çeken Akkaya, “Her rinoplasti hastasının yüz yapısı, cilt kalınlığı, kemik ve kıkırdak yapısı farklıdır. Ayrıca kişinin estetik algısı ve kültürel beklentileri de önemlidir. Bu nedenle rinoplasti mutlaka kişiye özel ve cinsiyete uygun şekilde planlanması gereken bir işlemdir” ifadelerini kullandı.
AMELİYAT VE SONRASI SÜREÇ
Ameliyat sonrası dönemin de en az ameliyat planlaması kadar önemli olduğunu belirten Akkaya, “Ameliyat sonrası ilk birkaç gün içinde hafif şişlik ve morluklar oluşabilir. Bu belirtiler genellikle zamanla azalır. Hastalar çoğunlukla 10-14 gün içinde günlük yaşantılarına dönebilirler. Ancak burun travmalardan mutlaka korunmalıdır. Ameliyat sonrası dönemde burun bakımının önerildiği şekilde yapılması, ilaçların düzenli kullanılması ve sigara gibi iyileşmeyi olumsuz etkileyen alışkanlıklardan uzak durulması da önemlidir. Bu kurallara uyulduğunda hem iyileşme süreci daha konforlu olur hem de ameliyatın nihai sonucu daha başarılı ve kalıcı olur” dedi.