Güncelleme Tarihi:

Obezitenin yalnızca estetik bir problem olmadığını vurgulayan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Kaçar, “Obezite; diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları ve uyku apnesi gibi birçok ciddi hastalığın temelinde yer alan kronik bir sağlık sorunudur. Bu nedenle tedavide amaç sadece kilo vermek değil, hastanın genel sağlık durumunu kalıcı olarak iyileştirmektir” dedi.
Son dönemde sıkça gündeme gelen mide botoksu, mide balonu ve zayıflama iğneleri gibi yöntemlerin bazı hasta gruplarında faydalı olabildiğini belirten Kaçar, bu yöntemlerin genellikle geçici etkiler sunduğunu ifade etti. “Mide botoksu mide kaslarının hareketini geçici olarak azaltarak iştahı düşürür ancak etkisi birkaç ayla sınırlıdır. Mide balonu ise mide içinde yer kaplayarak erken doyma hissi sağlar fakat çıkarıldıktan sonra yeniden kilo alımı sık görülebilir” diye konuştu.
UZUN SÜRELİ KULLANIM
Zayıflama iğnelerinin de son yıllarda popüler olduğunu belirten Kaçar, “Bu ilaçlar iştah kontrolüne yardımcı olabilir ancak uzun süreli kullanım gerektirir. Tedavi bırakıldığında kilo geri dönüşü yaşanması mümkündür” dedi.
Bilimsel verilerin özellikle ileri derecede obezitesi olan hastalarda mide küçültme ameliyatlarının en başarılı sonuçları verdiğini belirten Kaçar, “Tüp mide ameliyatı gibi cerrahi yöntemler sadece midenin hacmini küçültmekle kalmaz, iştah hormonlarını da azaltır. Bu sayede hem porsiyonlar küçülür hem de açlık hissi belirgin şekilde azalır. Bu nedenle uygun hastalarda en etkili ve en kalıcı tedavi yöntemi hâlâ cerrahidir” ifadelerini kullandı.
Günümüzde gelişen cerrahi teknolojiler ve artan deneyim sayesinde ameliyatların çok daha güvenli hale geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Kaçar, “Gelişmiş laparoskopik cihazlar ve cerrahi tecrübenin artmasıyla birlikte mide küçültme ameliyatlarında komplikasyon oranları artık yok denecek kadar az seviyelere inmiştir” dedi.
TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANMALI
Tedavinin her hastaya özel planlanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Serdar Kaçar, obezitenin bir irade sorunu değil metabolik bir hastalık olduğunu belirterek, “Doğru hastada, doğru zamanda yapılan cerrahi tedavi, hastaların hem sağlığını hem de yaşam kalitesini önemli ölçüde artırmaktadır” diye konuştu.