Güncelleme Tarihi:

Özel Ento Kulak Burun Boğaz Cerrahi Tıp Merkezi’nden Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Kadri Sert, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, yüzde basınç hissi, koku ve tat kaybı gibi şikâyetler üç aydan uzun süre devam ederse, bu durumun kronik sinüzit olabileceğini söyledi. Burun tıkanıklığının ve nefes almada zorlanmanın en sık görülen bulgulardan biri olduğunu belirten Sert, “Hastalar genellikle burundan nefes almakta zorlanır, ağızdan solumak zorunda kalırlar. Geniz akıntısı nedeniyle sürekli boğaz temizleme ihtiyacı hissederler. Sabahları artan öksürük, baş ve yüz bölgesinde dolgunluk ya da ağrı da tabloya eşlik eder. Koku alma duyusunun azalması veya tamamen kaybolması da kronik sinüzitin önemli bir göstergesidir. Uzun süren bu şikâyetler kişide uyku kalitesini bozar, yorgunluk ve halsizlik yaratır” dedi.
Kronik sinüzitin temel nedeninin sinüslerin boşalma yollarının tıkanması olduğunu dile getiren Sert, “Kronik sinüzit, sık tekrarlayan burun tıkanıklığı ve baş ağrısı şikayetlerinin ötesinde, yaşam kalitesini düşüren ciddi bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle burun eğriliği, dar sinüs kanalları veya büyümüş burun etleri, sinüslerin doğal hava akımını bozarak tıkanıklığa yol açabiliyor. Bu yapısal sorunlar, sinüslerin yeterince havalanmasını engeller ve enfeksiyonlara zemin hazırlar. Bir diğer neden olarak nazal polipler, yani burun ve sinüs boşluklarında gelişen iyi huylu et benzeri yapılar öne çıkıyor. Bu oluşumlar, hava geçişini zorlaştırarak burun tıkanıklığı ve koku kaybına neden olabiliyor. Alerjik rinit de sinüzitin sık rastlanan tetikleyicilerinden biridir. Alerjiye bağlı burun mukozası şişliği, sinüslerin tıkanmasına ve iltihaplanmasına yol açabilir. Bağışıklık sisteminin zayıf olduğu durumlarda enfeksiyonlara karşı savunma azalır sık geçirilen grip ve nezle sonrası sinüsler tam olarak iyileşmezse, bu durum kronikleşir” diye konuştu.
ENDOSKOPİK SİNÜS CERRAHİSİ
Kronik sinüzitin tedavisinde öncelikli hedefin sinüslerdeki iltihabı azaltmak ve tıkanıklığı gidermek olduğunu belirten Sert, “İlk aşamada ilaç tedavisiyle iltihap kontrol altına alınır. Ancak bazı durumlarda ilaçlar yeterli olmaz. Bu noktada devreye endoskopik sinüs cerrahisi girer. Bu yöntem, kamera sistemiyle burun içerisinden, tamamen kapalı bir şekilde gerçekleştirilir. Kamera yardımıyla tıkalı sinüs kanalları açılır, iltihaplı dokular ve polipler temizlenir. Bu sayede hem hastalığın nedeni ortadan kaldırılır hem de hasta kısa sürede normal yaşantısına döner. Estetik açıdan iz bırakmayan, minimal invaziv bu yöntem, günümüzün etkili sinüzit tedavilerindendir” diye konuştu.