Güncelleme Tarihi:

Migrenin günlük yaşamı ciddi şekilde kısıtlayan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Küsbeci, “Kronik migren hastaları ayda en az 15 gün migren tipi baş ağrısı yaşıyor. Bu hastalar çoğu zaman çeşitli ilaç tedavilerinden yeterince fayda göremiyor. İşte bu noktada botoks hem güvenli hem de yüz güldüren sonuçlarıyla etkili bir seçenek olarak öne çıkıyor. Tedavi hastanın ihtiyacına göre 3-6 ayda bir yapılan enjeksiyonlarla uygulanıyor ve atak sayısı ile şiddetinde belirgin bir azalma ve rahatlama sağlıyor” dedi.
31 NOKTAYA UYGULANIYOR
Migren botoksunun deneyim gerektiren bir uygulama olduğunun altını çizen Prof. Dr. Özge Yılmaz Küsbeci, “Migrende 31 ayrı noktaya enjeksiyon yapılması gerekiyor. Noktaların eksik veya yanlış uygulanması tedavinin etkinliğini azaltıyor. Bu nedenle işlemin mutlaka alanında deneyimli hekimler tarafından yapılması kritik önem taşıyor” diye konuştu.
Prof. Dr. Küsbeci, botoks sonrası iyileşme sürecine ilişkin ise şu uyarılarda bulundu:
“İşlem sonrasında hastalar hemen günlük yaşamlarına dönebiliyor. Ancak ilk birkaç saat boyunca öne eğilmemelerini, yüzlerine masaj yapmamalarını ve sıcak duş almamalarını öneriyoruz. Bu basit önlemler tedavinin etkinliğini destekliyor.”
NÖROLOJİK HASTALIKLARDA ÇOK YÖNLÜ KULLANIM
BOTOKSUN kronik migrenin yanı sıra birçok nörolojik rahatsızlıkta da tedavi edici etkiler sunduğunu belirten Prof. Dr. Özge Yılmaz Küsbeci, tedavinin geniş kullanım alanına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
* Gözde istemsiz kasılmalar (Blefarospazm ya da Hemifasyal spazm): Distoni grubunda yer alan her iki gözde birden olan göz kırpma şeklinde olan ‘Blefarospazm’ ve ‘Hemifasyal’ spazm denilen yüzün tek tarafında göz kırpma ve ağız kenarında kasılma durumunda, botoks enjeksiyonu ile kasın aşırı aktivitesini azaltarak hastayı belirgin şekilde rahatlatıyoruz.
* Distoni: Özellikle boyun bölgesinde olan ‘Distoni’ adı verilen bükücü döndürücü şekilde olan istemsiz kasılmalar olarak tanımladığımız hastalıkta botoks uygulaması ile hastaların şikayetleri azaltılarak yaşam kalitelerinin artması sağlanabiliyor.
* Ağızdan aşırı salya akması (Sialore): Parkinson, Alzheimer ve Serebral Palsi gibi hastalıklarda görülen ağızdan fazla salya akması sosyal yaşamı ciddi şekilde etkileyebiliyor. Tükürük bezlerine uyguladığımız botoks tedavisiyle hastaların şikayetlerinde önemli ölçüde azalma sağlıyoruz.
* Aşırı terleme (Hiperhidroz): Koltukaltı terlemesi bazı hastalarda günlük hayatı çok ciddi etkilediğinden terleyen bölgelerin saptanarak doğru noktalara botoks uygulandığında hastalarda belirgin rahatlama sağlanmaktadır.
Botoksun sadece estetik amaçlı bir uygulama olarak görülmesinin yanlış olduğunun altını çizen Prof. Dr. Küsbeci, “Botoks, tıpta uzun yıllardır güvenle kullanılan ve doğru uygulandığında yaşam kalitesini ciddi ölçüde artıran bilimsel bir tedavidir. Özellikle migren gibi kronik rahatsızlıklarla mücadele eden hastalar için de önemli bir umut kapısıdır” ifadelerini kullandı.