Ayak damar tıkanıklığı, koroner arter ve şah damar tıkanıklıklarının habercisidir

Güncelleme Tarihi:

Ayak damar tıkanıklığı, koroner arter ve şah damar tıkanıklıklarının habercisidir
Oluşturulma Tarihi: Aralık 02, 2025 18:22

Periferik arter hastalarının (PAH) yüzde 90’ında koroner damar problemi bulunduğunu, üçte birinde ise ciddi ve girişim gerektiren koroner damar tıkanıklıklarının görüldüğünü belirten Prof. Dr. Özalp Karabay, ayrıca bu hastaların yarısında şah damarlarında da tıkanıklık tespit edildiğini söyledi.

Haberin Devamı

 

 

Dokuz Eylül Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özalp Karabay, “Periferik damar hastalığı, genel olarak ayak damarlarının tıkanıklığı olarak tanımlanmakla birlikte, kalp ve beyin dışındaki tüm atardamarların hastalıklarını ifade eder. En sık nedeni ateroskleroz, yani damar sertliğidir. Genellikle 50 yaş üzeri erkeklerin yüzde 5-15’inde, 70 yaş üzerindekilerin ise yüzde 20’sinden fazlasında periferik damar hastalığı görülür. Bu hastalığın önemli bir özelliği, çoğu zaman sessiz seyretmesidir. Ayrıca periferik arter hastalığına sıklıkla koroner damar ve şah damarı hastalıkları da eşlik eder. Bu durum ciddi sağlık sorunlarına ve hayati risklere yol açabilir” dedi.

Haberin Devamı

Ayak atardamarları tamamen tıkalı olan hastalarda, cerrahi müdahale (bypass) yapılmadan da damarların açılmasının mümkün olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karabay, “Ülkemizde uygulanan ve FDA onaylı yeni bir teknik sayesinde, damarlar ameliyatsız olarak açılabilmektedir. Bu yöntem ilk kez Ege Bölgesi’nde uygulanmaya başlanmış olup tam tıkalı ayak atardamarlarının ileri teknolojik yöntemlerle yeniden dolaşıma kazandırılmasını sağlar. Böylece kan akışı yeniden sağlanır, ayakta kangren oluşumu ve ampütasyon (kesilme) riski büyük ölçüde ortadan kalkar” diye konuştu.

Karabay, damar sertliğine bağlı aterosklerozun damar iç yüzeyinde ülser (yara) oluşturduğunu belirterek bunun iki yönden tehlikeli olduğunu belirtti ve şunları söyledi: “Plak içindeki maddeler damar içine boşalarak daha uçtaki küçük damarları tıkar. Aynı zamanda bu plak yüzeyine pıhtı hücreleri yapışarak damarın daha da daralmasına neden olur. Eğer bu pıhtı yerinden koparsa, daha ince bir damarda tıkanıklık oluşturarak kan akışını engeller. Sonuçta damarın beslediği organa göre kalp krizi, felç ya da ayaklarda kangren gelişebilir. Damar tıkanıklığı beynin damarlarında oluştuğunda; tek gözde görme kaybı, kol veya bacakta güçsüzlük, uyuşma, konuşma bozukluğu ve yürümede dengesizlik gibi geçici veya kalıcı nörolojik sorunlara neden olabilir. Bacak damar hastalıklarında en sık görülen belirti, yürümek, koşmak veya merdiven çıkmakla oluşup dinlenmekle geçen baldır ağrısıdır. Hastalık ilerledikçe ağrı istirahatte de ortaya çıkar ve iyileşmeyen yaralarla birlikte kangren gelişebilir.”

 

Haberin Devamı

BOYUN ŞAHDAMARI TIKANIKLIĞI FELÇ YAPABİLİR

 

Karabay, karotis arter (şahdamarı) hastalığının, inme (felç) veya geçici beyin damar tıkanıklıklarına yol açabilen ciddi bir tablo olduğunu belirterek, “Boynun her iki yanında yer alan karotis arterlerin, ateroskleroz nedeniyle daralması veya tıkanması beyne giden kan akışını azaltır. Kan akımı birkaç dakikadan fazla kesilirse beyin hücreleri ölmeye başlar. Bu da kalıcı beyin hasarı, felç veya ölümle sonuçlanabilir. Şahdamarı hastalığı, genellikle ileri düzey daralma olana kadar belirti vermeden ilerler. Bazı kişilerde ilk bulgu felç olabilir. Karotis arter hastalığı, kalp hastalıkları ve beyin kanamalarıyla birlikte inmenin en önemli nedenlerinden biridir. Yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavileri ve gerekirse cerrahi girişimler ile bu hastalığın ilerlemesi durdurulabilir ve inme riski önemli ölçüde azaltılabilir” dedi.

 

Haberin Devamı

KORONER ARTER HASTALIĞININ ETKİLERİ

 

Koroner arter hastalığında, kalp kasına kan taşıyan damarların daraldıkça kalbin oksijen alımının azaldığını söyleyen Prof. Dr. Özalp Karabay, “Bu durum yorgunluk, göğüste baskı veya yanma hissi, sol kola ve çeneye yayılan ağrı gibi belirtilerle kendini gösterir. Egzersiz veya stres, kalbin kan ihtiyacını artırdığı için bu şikayetleri tetikleyebilir. Damar aniden tıkanırsa, kalbin o bölgesine kan akımı tamamen kesilir. Bu durumda kalp kası kalıcı hasar görür ve “miyokard enfarktüsü” yani kalp krizi gelişir. Hasarın boyutuna bağlı olarak kalp kasının pompalama gücü azalır ve kalp yetmezliği ortaya çıkabilir” diye konuştu.

 

Haberin Devamı

KORONER ARTER BY-PASS CERRAHİSİ

 

Koroner arter by-pass cerrahisi, kalp damarlarındaki tıkanıklıkların giderilmesi amacıyla yapılan açık kalp ameliyatıdır” diyen Prof. Dr. Özalp Karabay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu operasyonda, vücudun başka bölgelerinden alınan damarlar (arter veya ven) tıkanıklığın ilerisine yerleştirilerek kalp kasına kan akımı yeniden sağlanır. Ameliyat sırasında kullanılan bu damarlar, alındıkları bölgede dolaşımı bozmaz. Cerrahi işlem genellikle kalp-akciğer makinesi yardımıyla yapılır. Bu makine, kanı oksijenlendirip vücuda pompalarak kalbin geçici olarak durdurulmasını sağlar. Böylece cerrah, kalp dururken tıkanmış damarlara bypass işlemini güvenle gerçekleştirebilir.”

 

BAKMADAN GEÇME!