Güncelleme Tarihi:

Koku kaybı (anozmi) veya koku azalmasının (hiposmi) çeşitli nedenlerle ortaya çıkabileceğini belirten Mercan, şu bilgileri paylaştı: “Üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit, alerjik rinit ve özellikle COVID-19 gibi viral hastalıklar, koku duyusunda geçici ya da kalıcı bozulmalara yol açabilir. Pandemi sonrası uzun süre koku kaybı yaşayan hastalar önemli bir grubu oluşturmaktadır. Koku kaybı yalnızca yeme içme zevkini azaltmakla kalmaz; gaz kaçağı veya bozulmuş yiyecekleri fark etme gibi güvenlikle ilgili kritik refleksleri de zayıflatır. Ayrıca depresyon ve sosyal izolasyon riskini artırır. Bu nedenle koku kaybı hafife alınmamalı, 2-3 haftadan uzun süren durumlarda mutlaka kulak burun boğaz uzmanına başvurulmalıdır.”
Tedavi sürecinde koku eğitiminin giderek daha fazla önem kazandığını söyleyen Mercan, “Bu yöntem; limon, nane, karanfil, gül gibi belirli kokuların günde iki kez düzenli olarak koklanmasıyla sinir hücrelerinin uyarılmasını hedefler. Araştırmalar, koku eğitiminin özellikle enfeksiyon sonrası kayıplarda iyileşmeyi hızlandırabileceğini göstermektedir” dedi.
“Kokunun hayattaki yerini küçümsememek gerekir” diyen Mercan, sözlerini şöyle tamamladı: “Burnunuzun sağlığı, yaşam kalitenizin ayrılmaz bir parçasıdır. Düzenli doktor kontrolü, alerji ve sinüzit tedavisini aksatmamak, burun hijyenine özen göstermek ve kokuları bilinçli şekilde çalışmak, duyu kaybını önlemeye katkı sağlar.”