Güncelleme Tarihi:

Eksozom tedavisinin vücudun kendi kendini onarma kapasitesini artırdığını söyleyen Özel Gazi Fizik Tedavi Tıp Merkezi Başhekimi ve Mesul Müdürü, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Hatice Banu Kenar, “Hücreler arası iletişimi düzenleyen mikroskobik kesecikler olan eksozomlar; protein, RNA ve lipit gibi hayati bileşenleri çevredeki hücrelere aktararak hasarlı dokularda iyileşme sürecini başlatabiliyor” dedi.
Eksozomların özellikle rejeneratif tıpta büyük ilgi gördüğünü belirten Kenar, “Bağışıklık sistemi üzerinde dengeleyici etkiler gösteriyor ve inflamasyonu azaltıyor. Hücre yenilenmesini teşvik etmesi sayesinde spor yaralanmaları, kas-tendon hasarları ve kıkırdak dejenerasyonlarında oldukça umut verici sonuçlar alıyoruz. Alzheimer, parkinson ve felç gibi nörolojik hastalıklarda sinir hücrelerini koruyucu ve yenileyici etkileri de dikkat çekiyor. Yara iyileşmesi, otoimmün ve inflamatuvar hastalıklar ile yaşlanmaya bağlı hücresel bozulmalarda eksozomların desteği giderek önem kazanıyor” diye konuştu.
BİYOLOJİK UYUM VE GÜVENİLİRLİK
Exosome tedavisinin önemli avantajlarından birinin, vücut tarafından doğal olarak üretilen maddelerle çalışması olduğunu vurgulayan Kenar, şunları söyledi: “Eksozomlar pek çok kaynaktan elde edilip kullanılabiliyor; ancak biz tedavimizde, insan bebek kordon kanından özel laboratuvarlarda elde edilen eksozomları tercih ediyoruz. Eksozomlar genellikle donör hücrelerden elde edilip saflaştırıldıktan sonra hastaya uygulanıyor. Vücutla biyolojik uyum içinde çalıştığı için yan etki riski son derece düşük. Ayrıca hedefe yönelik etkisi sayesinde, çok sayıda hastalıkta destekleyici ve tamamlayıcı bir tedavi seçeneği olarak öne çıkıyor.”