Her bel ağrısı, bel fıtığı demek değildir

Güncelleme Tarihi:

Her bel ağrısı, bel fıtığı demek değildir
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 01, 2025 05:52

Prof. Dr. Funda Çalış, bel fıtığına dair halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.

Haberin Devamı

 

 

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

“Her bel ağrısını fıtık sanmak çok yaygın ama bu doğru değil” diyen Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Funda Çalış, bel ağrılarının büyük çoğunluğunun kas zorlanması, spazm ya da duruş bozukluğu gibi nedenlerden kaynaklandığını belirtti. Prof. Dr. Funda Çalış, “Bel ağrısıyla gelen hastalar çoğunlukla ilk iş MR çektiriyorlar. MR’da küçücük bir fıtık başlangıcı görünce hemen ‘Benim ağrım fıtıktanmış’ diyorlar. Oysa biz biliyoruz ki belli bir yaştan sonra fıtıkların görülmesi son derece olağan bir durumdur. Bu, zamanla omurlar arasındaki disklerin su kaybetmesine bağlı gelişen bir süreçtir. Fıtık varlığı, sinirlere baskı yapmadığı sürece klinik olarak önemli değildir” ifadelerini kullandı. Bazı hastaların da grafide ‘bel çukurluğum düzleşmiş’ diyerek geldiğini söyleyen Çalış, “Oysa omurgamızda boyun ve bel bölgelerinde doğal eğrilikler vardır, biz buna lordoz deriz. Zorlanma ya da spazm olduğunda, kaslar kendini korumaya alır ve bu eğrilik geçici olarak düzleşir. Bu bir hastalık değil, vücudun savunma mekanizmasıdır. Halk arasında ‘siyatik oldum’ şeklinde bir ifade çok yaygın. Ancak siyatik, bizim vücudumuzdaki en büyük sinirdir. Bel fıtıkları bu sinire baskı yaparsa, belden bacağa yayılan ağrılar olur. Yani siyatik bir hastalık değil, çoğu zaman fıtığın sonucu olarak karşımıza çıkar” dedi.

Haberin Devamı

“Bizim için en önemli belirleyici, hastanın klinik muayene bulgularıdır” diyen Çalış, sözlerine şu şekilde devam etti: “Kas gücü, refleksler, sinir testleri gibi birçok değerlendirme yapıyoruz. MR’da fıtık görünse bile sinire baskı yoksa bizim için anlamlı değildir. Asıl önemli olan, ‘düşük ayak’, idrar kaçırma, parmak ucunda ya da topukta yürüyememe gibi ciddi sinir hasarı belirtilerinin olup olmamasıdır.”

 

HER FITIK AMELİYATLIK DEĞİLDİR

 

 

Haberin Devamı

Çalış, “Fıtık tanısı koyduğumuz hastaların büyük kısmı cerrahi müdahale olmadan iyileşir. Fizik tedavi uygulamaları, enjeksiyonlar, ilaçlar ve egzersizlerle başarılı sonuçlar alıyoruz. Sadece çok nadir ve ağır vakalarda cerrahi gereksinimi oluyor” dedi.

 

TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANMALI

 

Fizik tedavi uygulamalarında elektrik akımları, sıcak-soğuk uygulamaları, traksiyon cihazları ve manuel terapi gibi yöntemler kullandıklarını dile getiren Çalış, “Hangi yöntem uygulanacağına hastanın durumuna göre karar veriyoruz. Şiddetli ağrı dönemlerinde bile uzun süreli istirahat önerilmiyor. İstirahat kısa süreli olmalı; ardından bel ve karın kaslarını güçlendirici egzersizlerle desteklenmelidir. Akut sinir baskısı olan durumlarda, ödemi azaltmak amacıyla kortizon enjeksiyonları yapılabiliyor. Ancak bu mutlaka doktor kontrolünde ve gerekli durumlarda tercih edilmelidir” şeklinde konuştu.

Haberin Devamı

Çalış, “Her bel ağrısı fıtıkla ilişkili olmayabilir. Nadir de olsa kırık, enfeksiyon ve tümör gibi daha ciddi nedenler de altta yatıyor olabilir. Öykü ve muayene ile şüpheli bir durum varsa bu tanılar dışlanmalıdır. Ancak bel ağrılarının yüzde 95’i, lomber strain dediğimiz kas zorlanmasına bağlıdır. Bu yüzden her bel ağrısını fıtık olarak yorumlamamak gerekir” ifadelerini kullandı

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!