Gözlerdeki sinsi tehlike: Diyabetik retinopati

Güncelleme Tarihi:

Gözlerdeki sinsi tehlike: Diyabetik retinopati
Oluşturulma Tarihi: Kasım 30, 2021 14:39

Diyabetin (şeker hastalığı) gözde katarakt ve glokom (göz tansiyonu) gibi hastalıklarınyanı sıra retinopati (retina damarlarının ve hücrelerini tahribatı) yaparak, görme bozukluğuve körlüğe yol açabilen bir hastalık olduğunu belirten göz hastalıkları uzmanı Op. Dr.Mehmet Reşit Işık, diyabetik retinopati ve tedavisi hakkında bilgiler verdi.

Haberin Devamı

DİYABETE bağlı gelişen retinal kanamalar, sızıntılar veya oluşan kötü huylu yeni damarlar görme merkezini etkilememişse çoğu zaman hastalığın belirti vermediğini kaydeden Özel Egeumut Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Reşit Işık, ancak bu durumun gözde sorun olmadığı anlamına gelmediğini söyledi. Bu nedenle diyabeti olan hastaların şikayetlerin ortaya çıkmasını kesinlikle beklememesi gerektiğini dile getiren Işık, en geç yılda bir kez göz kontrolünden geçmelerini önerdi. Gözde sorunların başladığı tespit edilmişse bu sürenin de kısalacağını vurgulayan Işık, “Retinada oluşan kanamalar, sızıntılar veya göz içinde oluşan kanamalar olduğunda görme bulanıklıkları, dolaşan siyah gölgeler şeklinde belirtiler verebilir. Kanamalar genellikle uyku esnasında ve bir kereden daha fazla olmaya eğilimlidir” dedi.

Haberin Devamı

KAN ŞEKERE DÜZENLENMELİ

Tedavide ilk aşamasının kan şekerinin düzenini sağlamak olması gerektiğini belirten Işık, “Çünkü kan şekeri düzensiz gidiyorsa, yapılacak tüm tedavilere rağmen istenilen başarı elde edilemeyecektir. Bu yüzden dahiliye veya endokrin uzmanı tarafından mutlaka kontrole alınmalıdır” şeklinde konuştu.

SEVİYEYE GÖRE TEDAVİ

Diyabetik retinopatinin seviyesine ve bölgesine göre tedavi seçenekleri bulunduğunu belirten Op. Dr. Işık, şu bilgileri verdi: “Retinada beslenemeyen bölgeler olduğunda veya görme merkezini ilgilendiren ödemlerde, ‘argon lazer tedavisi’ uygun olacaktır. İleri evrelere gelmiş, göz içine büyük kanamalar oluşturmuş veya görme merkezinde ödem oluşmuş hastalar için Anti VEGF (yeni damar oluşumunu önleyici faktör) ilaçlar uygulanabilir. Göz içine büyük veya tekrarlayan kanamalar olduğunda, ileri evrelere gelmiş hastalarda ise ameliyat (vitrektomi) kaçınılmaz olabilir. Bazen bu yöntemler herhangi biri şeklinde değil, kombine olarak uygulanabilir.” Diyabetik retinopatinin sinsi bir hastalık olduğu uyarısında da bulunan Işık, “Görme kaybı oluşmadan da retinada ağır hasarlar oluşur. Bu yüzden düzenli kontrol, erken teşhis, doğru tedavi çok önemli. Diyabetik retinopatinin tam tedavisi mümkün değil. Oluşturduğu belli hasarlar kalıcıdır. Uygulanan tedaviler diyabetik retinopatinin yol açtığı komplikasyonları sınırlı bir şekilde düzeltebilir. Bu yüzden erken teşhis ve tedavi önemlidir” ifadelerini kullandı.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!