Güncelleme Tarihi:

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Berkay Akmaz, göz altı torbaları ve yorgun bakışların kişiyi olduğundan daha yaşlı ve bitkin gösterebildiğini belirterek, “Özellikle aktif iş hayatı olan, sosyal yaşamda daha dinamik görünmek isteyen kişiler için göz çevresi estetiği büyük önem taşıyor” dedi. Klasik alt göz kapağı ameliyatlarında cilt üzerinden kesi yapıldığını hatırlatan Akmaz, dikişsiz teknikte kesinin göz kapağının iç kısmındaki konjonktiva bölgesinden gerçekleştirildiğini söyleyerek, “Bu sayede cilt üzerinde herhangi bir iz oluşmuyor. Özellikle belirgin göz altı torbaları olan ancak cilt fazlalığı minimal düzeyde bulunan hastalar için etkili ve güvenli bir seçenek olarak öne çıkıyor” diye konuştu. Ameliyatın temel amacının göz altındaki yağ yastıkçıklarını dengeli şekilde yeniden şekillendirmek olduğunu vurgulayan Akmaz, “Göz altı torbaları çoğu zaman yalnızca fazla yağdan kaynaklanmıyor. Yağ dokusunun öne doğru yer değiştirmesi de önemli bir neden. Dikişsiz teknikle bu dokuları kontrollü şekilde alabiliyor ya da uygun hastalarda yeniden konumlandırarak göz altı oluğunu daha pürüzsüz hale getirebiliyoruz” ifadelerini kullandı.
AYNI GÜN TABURCU OLUNABİLİYOR
Operasyonun genellikle lokal anestezi ve sedasyon altında, uygun durumlarda ise genel anesteziyle yapıldığını aktaran Akmaz, “İşlem yaklaşık 30–45 dakika sürüyor. Hastalarımızın büyük bölümü aynı gün taburcu edilebiliyor. Ciltte kesi olmadığı için dikiş alma süreci yok ve iyileşme dönemi klasik yöntemlere kıyasla daha konforlu geçiyor” dedi. Ameliyat sonrası ilk günlerde hafif ödem ve morluk görülebileceğini belirten Akmaz, bu etkilerin genellikle kısa sürede gerilediğini, çoğu hastanın bir hafta içinde sosyal hayatına dönebildiğini söyledi. Hastaların en çok memnun kaldığı noktanın dışarıdan ameliyat izi görünmemesi olduğunu ifade eden Akmaz, “Sonuçların doğal olması bizim için çok önemli. Amacımız yüzün ifadesini değiştirmek değil; yorgun ve bitkin görünümü ortadan kaldırmak” dedi.
HERKES İÇİN UYGUN OLMAYABİLİR
Dikişsiz alt göz ameliyatının her hasta için uygun olmadığını vurgulayan Akmaz, “Özellikle belirgin cilt sarkması olan ya da ileri yaşa bağlı cilt gevşekliği bulunan kişilerde farklı teknikleri tercih etmek gerekebiliyor. Bu nedenle ameliyat öncesi detaylı muayene ve kişiye özel planlama büyük önem taşıyor” diye konuştu. Akmaz, yüzün genel anatomisi, cilt kalitesi, göz yapısı ve hastanın beklentilerinin birlikte değerlendirilerek en doğru yöntemin belirlendiğini sözlerine ekledi. Göz çevresi estetiğinde doğal sonuçların öncelikli olduğunu belirten Akmaz, “Abartılı, çökük ya da yapay bir görünümden özellikle kaçınıyoruz. Alt göz kapağı yüzün en dikkat çeken bölgelerinden biridir. Bu nedenle bu bölge milimetrik hesaplama ve ciddi deneyim gerektirir” dedi. Dikişsiz teknik sayesinde hem ameliyat süresinin hem de iyileşme döneminin daha konforlu hale geldiğini ifade eden Akmaz, modern estetik cerrahinin sunduğu minimal invaziv yaklaşımların hastalara güvenli ve etkili çözümler sunmaya devam ettiğini söyledi.