Güncelleme Tarihi:

HANGİ DURUMLARDA TERCİH EDİLİR?
Akyol, genel anestezinin hangi durumlarda tercih edileceği hakkında şu bilgileri verdi: “Genel anestezi; bulantı refleksi, diş hekimi fobisi gibi nedenlerle koltukta tedavi yaptıramayan yetişkin hastalar, diş hekiminin iletişim kuramadığı tedaviye ikna edemediği çocuk hastalar ve özel bireylerimiz için en konforlu tedavi seçeneğidir. Bu yöntem sayesinde diş tedavileri sırasında oluşabilecek stres ve korku minimum seviyeye iner, hastalar tedavi sürecini çok daha rahat bir şekilde tamamlar.”
GENEL ANESTEZİNİN AVANTAJLARI
Diş Hekimi Esin Coşkun Akyol, genel anestezinin en önemli avantajının hastanın işlem sırasında hiç ağrı veya rahatsızlık hissetmemesi olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Hasta hareket etmediği için cerrahi müdahaleler hızlı ve güvenli bir şekilde tamamlanabilir. Özellikle çocuk hastalarda bu durum kısa süreli travmayı önler ve diş tedavisinin ilerleyen yaşlarda psikolojik etkiler yaratmasını engeller. Genel anestezi altında diş tedavisinin en büyük artısı ise tek bir seansta ağız içindeki tüm işlemlerin tamamlanmasıdır. Anestezi altında diş çekimi, dolgu, kanal tedavileri, implant uygulamaları gibi cerrahi işlemler ve porselen zirkonyum gibi estetik diş hekimliği işlemleri güvenle yapılabilir.”
İŞLEM ÖNCESİ VE SONRASI
NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
“Genel anestezi ciddi bir prosedürdür ve mutlaka deneyimli bir anestezi ekibi eşliğinde uygulanmalıdır” diyen Diş Hekimi Esin Coşkun Akyol, “İşlem öncesinde hastanın sağlık geçmişi detaylı olarak değerlendirilir, gerekli testler ve tetkikler yapılır. İşlem sonrası hastalar, anestezinin etkilerini atlatmaları için belirli bir süre dinlenmelidir. Bulantı, baş dönmesi veya hafif yorgunluk gibi etkiler bazı hastalarda görülebilir, ancak çoğunlukla geçici ve yönetilebilir niteliktedir” dedi.
KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ
Genel anestezi altında diş tedavisini planlarken hastaların yaş grubu, sağlık durumu ve özel ihtiyaçlarının titizlikle değerlendirildiğini bildiren Akyol, “Her hastaya özel hazırlanan tedavi planları hem tedavinin etkinliğini artırır hem de hastaların konforunu maksimum seviyeye çıkarır. Bu sayede hastalar, diş tedavisini korku veya endişe duymadan tamamlayabilir, uzun süreli ve güvenli sonuçlar elde edebilir” diye konuştu.