Güncelleme Tarihi:

Göz kapağı estetiğinin, hem üst hem de alt göz kapaklarına uygulanan cerrahi bir işlem olduğunu ifade eden Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Abdullah Akkaya, ameliyatla göz kapaklarındaki fazla deri ve yağ dokusunun alınarak, göz çevresine daha genç ve dinamik bir görünüm kazandırmanın mümkün olduğunu söyledi. Üst göz kapağındaki sarkmalar ve alt göz kapağındaki torbalanmaların bu operasyon sayesinde düzeltilebildiğini kaydeden Akkaya, “Bu işlem yalnızca estetik amaçla değil, görme alanını daraltan fonksiyonel bozuklukları gidermek için de uygulanabilir. Alt ve üst göz kapağı estetiği genel anestezi altında kombine şekilde yapılabilir ve yaklaşık 1–1.5 saat sürer. Sadece üst göz kapağı estetiği ise lokal anesteziyle 30–40 dakikada gerçekleştirilebilir” dedi.
KİMLER İÇİN UYGUNDUR?
Göz kapağı estetiğinin genellikle 35 yaş üzeri bireylere uygulandığını belirten Akkaya, şu ifadeleri kullandı: “Genetik faktörler nedeniyle daha genç yaşlarda da ihtiyaç duyulabilir. Eğer göz kapaklarında sarkma, torbalanma veya fazla deri birikimi varsa ve bu durum hem estetik hem de görme fonksiyonlarını etkiliyorsa, hastanın yaşı ikinci planda kalır. Bu durumda operasyon yapılabilir.”
Operasyon sonrası bakımın önemine dikkat çeken Akkaya, “Üst göz kapağı estetiğinde kesi, doğal göz kapağı kıvrımına yerleştirilir, bu nedenle izler zamanla belirginliğini kaybeder. Alt göz kapağı ameliyatında ise kesi, kirpiklerin hemen altına ya da göz kapağının iç kısmına yapılır. Bu nedenle genellikle iz fark edilmez ve estetik görünümü bozmaz” diye konuştu.
İYİLEŞME SÜRECİ NASIL İLERLER?
İyileşme sürecinin kişiden kişiye değişiklik gösterebileceğini belirten Akkaya, şu bilgileri paylaştı: “Ameliyat sonrası birkaç gün süren hafif şişlik ve morluklar normaldir. İlk 24 saatte soğuk buz kompresi uygulanması önerilir. Hastanın kendisini zorlamaması için iyileşme sürecinde çiğneme gerektirmeyen sıvı gıdalar tercih edilmelidir. Oluşabilecek göz kuruluğu için suni gözyaşı damlası kullanılabilir. Yaklaşık 7 gün sonra dikişler alınır ve yara izinin bulunduğu bölgeye skar önleyici jeller uygulanarak iz kalma riski en aza indirilir.”