Güncelleme Tarihi:

Gece sık idrara kalkmanın toplumda çoğu zaman “yaşa bağlı normal bir durum” olarak kabul edildiğini, ancak bunun doğru olmadığını dile getiren Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Arslan, “Gece bir kez tuvalete kalkmak normal sayılabilir. Ancak iki ve üzeri sıklıkta idrara kalkma varsa mutlaka araştırılmalıdır” uyarısında bulundu.
Gece idrara kalkma şikâyetinin kadınlarda da görülebildiğini belirten Prof. Dr. Arslan, erkeklerde ise en sık nedenin prostat büyümesi olduğunu vurguladı. Prostat bezinin yaşla birlikte büyüyebileceğini belirten Arslan, büyüyen prostatın idrar kanalını daraltarak mesanenin tam boşalamamasına yol açtığını söyledi. Bu durumun gece uykusunu böldüğünü ve yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti.
BELİRTİLERİ NELERDİR?
Arslan, iyi huylu prostat büyümesinde en sık görülen belirtiler arasında; gece sık idrara kalkma, zayıf idrar akımı, idrar yaparken zorlanma, sık idrara çıkma, idrar sonrası damlama, tam boşalamama hissi olduğunu belirtti. “Bu tablo kanser değildir” diyen Arslan, tedavi edilmediğinde mesane fonksiyonlarını bozabileceğini ve ileri dönemde böbrekleri etkileyebileceğini ifade etti. Gece idrara kalkmanın her zaman prostat büyümesine bağlı olmadığını vurgulayan Arslan, “Diyabet, kalp yetmezliği, uyku apnesi, idrar yolu enfeksiyonları ve aşırı sıvı tüketimi de benzer şikâyetlere yol açabilir. Özellikle diyabet hastalarında idrar miktarı artar, kalp hastalarında ise gün içinde bacaklarda biriken sıvı gece idrar olarak atılır. Bu nedenle doğru tanı için uzman görüşü şarttır” diye konuştu.
NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALI?
Arslan, gece iki kereden fazla idrara kalkılıyorsa, idrar akımı belirgin şekilde zayıfladıysa, ani sıkışma hissi varsa ve idrar sonrası tam boşalamama hissediliyorsa mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini söyledi. Basit bir muayene, PSA testi, ultrason ve gerekirse idrar akım testi ile sorunun büyük ölçüde netleştirilebildiğini ifade etti.
İyi huylu prostat büyümesinde çoğu hastada ilaç tedavisinin yeterli olduğunu belirten Arslan, “İlaçlara rağmen şikâyetleri devam eden hastalarda günümüzde minimal invaziv yöntemlerle konforlu ve etkili çözümler mümkündür” dedi. Kapalı yöntemlerle yapılan modern tedaviler sayesinde hastaların kısa sürede günlük hayatına dönebildiğini ifade eden Arslan, her hastaya aynı tedavinin uygulanamayacağını, kişiye özel planlama yapılması gerektiğini vurguladı. “Gece sık idrara kalkmak kader değildir. Uykunuz bölünüyorsa bunu yaşa değil sağlığa sorun” diyen Prof. Dr. Murat Arslan, erken değerlendirmenin hem yaşam kalitesini artırdığını hem de olası ciddi hastalıkların erken yakalanmasını sağladığını söyleyerek sözlerini noktaladı.