Güncelleme Tarihi:

Özel İzmir Gazi Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Rahmi Bakiler, çocuklarda göğüs ağrısının aileleri endişelendiren yaygın şikayetlerden biri olduğunu belirterek, “Çocuklarda göğüs ağrısı çok sık karşılaştığımız bir durum. Anne babalar haklı olarak ‘Acaba çocuğumda kalp hastalığı mı var’ diye kaygılanıyor. Oysa vakaların yüzde 95’inden fazlası kalp dışı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkıyor” dedi. Prof. Dr. Bakiler, göğüs ağrılarının büyük bölümünün kalp hastalıklarıyla ilişkili olmadığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: “Göğüs ağrılarının yalnızca yaklaşık yüzde 5’i kalp hastalıklarına bağlı gelişebiliyor. Ancak kalbe bağlı olduğu durumlarda tablo ciddi olabiliyor. Bu nedenle her göğüs ağrısını ciddiye almak gerekiyor.”
ÇOK SAYIDA NEDENİ OLABİLİYOR
Göğüs ağrısının farklı sistemlerden kaynaklanabildiğini belirten Bakiler, “Kas-iskelet sistemi sorunları, solunum yolu hastalıkları, mide-bağırsak problemleri, bazen psikolojik nedenler ve özellikle ergenlerde yasaklı madde kullanımına bağlı göğüs ağrılarıyla karşılaşabiliyoruz. Yani tek bir sebep yok, çok çeşitli nedenler söz konusu” diye konuştu.
Tanıda en önemli adımın doğru öykü almak olduğuna dikkat çeken Bakiler, “Göğüs ağrısının egzersizle ilişkisi bizim için çok önemli. Eğer ağrı egzersizle ortaya çıkıyorsa ya da artıyorsa, baş dönmesi, bayılma gibi başka şikâyetler eşlik ediyorsa dikkatli olmak gerekiyor. Egzersizle ilişkisi yoksa, bayılma eşlik etmiyorsa, kısa süreli ve kendiliğinden geçiyorsa çoğu zaman kalp dışı nedenleri düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
AİLE ÖYKÜSÜ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Ailede ani kalp ölümü öyküsünün mutlaka sorgulanması gerektiğini vurgulayan Bakiler, “Bazı kalp hastalıklarında fizik muayenede hiçbir bulgu olmayabiliyor. Ailede ani kardiyak ölüm öyküsü varsa mutlaka ileri inceleme yapılmalıdır” uyarısında bulundu.
Göğüs ağrısıyla başvuran çocuklarda değerlendirme sürecini anlatan Bakiler, “Eğer egzersizle ilişki varsa, eşlik eden semptomlar bulunuyorsa ya da aile öyküsü pozitifse mutlaka çocuk kardiyolojisi kontrolü yapılmalıdır. Bazı vakalarda EKG ile tanı koyabiliyoruz. Şüpheli durumlarda ekokardiyografi yaparak kesin tanıya ulaşıyoruz” şeklinde konuştu.