Çiftçi doğduğu yerde doyacak kentli sağlıklı gıdaya ulaşacak

Güncelleme Tarihi:

Çiftçi doğduğu yerde doyacak kentli sağlıklı gıdaya ulaşacak
Oluşturulma Tarihi: Mart 27, 2021 18:30

Yerel seçim öncesi adaylık sürecinden itibaren, “Başka bir tarım mümkün” diyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, bu felsefesini “İzmir Tarımı” projesiyle hayata geçirdi.

Haberin Devamı

 

KIRSALDA yoksulluğa ve kuraklığa, yerli ve milli İzmir Tarımı’nın çare olacağını vurgulayan Başkan Tunç Soyer, “İzmir Tarımı, 6 ana ayak üzerine oturtulan, bilimsel ve bütüncül yaklaşımla planlanan bir havza tarımı modeli. Yaygın tarımdan temel farkı, doğal kaynak kullanımını odağına alması ve sulama miktarında ciddi tasarruf sağlaması, böylelikle kuraklıkla mücadele etmesi. Bunun dışında İzmir Tarımı, tarımı sadece tarlada yapılan ve sonlanan bir zirai faaliyet olarak görmüyor. Tohum aşamasından başlayıp son tüketiciye uzanan tüm süreci kapsıyor. Yani yoksullukla mücadele ediyor” dedi.
YÜZDE 50 SU TASARRUFU
Resmi rakamlara göre Türkiye’de tatlı su kaynaklarının yüzde 77’sinin, yani yaklaşık 5’te 4’ünün tarımsal kullanıldığına dikkat çeken Soyer, israfa varan bu denli fazla sulama yapılmasının nedeninin iklim, toprak ve coğrafi koşullar dikkate alınmadan yapılan plansız tarım olduğunu söyledi. Küçük Menderes Havzası’nın verimli topraklarına çok sulama isteyen silajlık (hayvan yemi) mısır ekildiğini belirten Başkan Soyer, şöyle devam etti:
“Bu, bahsettiğimiz yanlış tarım planlamasına en somut örnektir. Bugün tüm dünya küresel iklim kriziyle mücadele ediyor ve su kaynaklarını en verimli şekilde kullanmaya gayret ediyor. Bizim de su kaynaklarımızı verimli ve tasarruflu kullanmamız gerekiyor. İzmir Tarımı’nın en temel özelliği sulamaya hiç gerek duyulmayan, yağmur suyunun yettiği ya da tasarruflu sulamayla yetişebilen tarımsal ürünlerin yetiştirilmesine öncelik vermesi. Ürün planlamasını iklim ve toprak koşullarına göre yapacağız. Modern sulama tekniklerini kullanacağız. Böylece yılda en az yüzde 50 su tasarrufu sağlayacağız. İzmir Tarımı’nın kuraklıkla mücadele ayağı bu şekilde başarılı olacak.”
ALIN TERİ BOŞA AKMAYACAK
Soyer, projenin ikinci ayağında ise yoksullukla mücadele ve kırsal kalkınma olduğunu kaydetti. Tarımın tarlada başlayıp tarlada biten basit bir faaliyet olmadığının altını çizen Başkan Soyer, sözlerini şöyle tamamladı: “Birbirini tamamlayan, destekleyen bir tarım sistemi kuruyoruz. Ürün desenini değiştiriyoruz. Bol sulama isteyen mısır yerine hiç su istemeden ve kış yağmurlarıyla büyüyen karakılçık, saz çavdarı gibi tahıllara; gambilya ve mürdümük gibi atalık yem bitkilerine; küçükbaş hayvancılığa; İzmir iklimine en uygun tarımsal ürünlerden zeytin ve zeytinyağı ile üzüme alım garantisi vereceğiz. Belediyemiz bünyesindeki BAYSAN şirketi, alınacak ürünleri işleyecek, paketleyecek. Marka çalışmaları yapılarak ürünlere katma değer kazandırılacak. Pazarlama, satış, AR-GE ve eğitim faaliyetleriyle sürdürülebilir bir ekonomik döngü yaratacağız. Tüketiciyi de sağlıklı ve uygun fiyatlı gıdayla buluşturacağız. Sözün özü; tatlı su kaynaklarımız gibi, çiftçimizin, üreticimizin alın teri de boşa akmayacak. Tarımda doğru planlama, bilimsel ve bütüncül yaklaşım, akıllı, disiplinli ve azimli çalışma sayesinde göreceksiniz çok yakında su değil; çiftçinin, üreticinin cebine kazanç akacak.”

Haberin Devamı

 
İzmir Tarımı 6 ayak
üzerine oturacak

Haberin Devamı

1. Bölgeye özgü stratejik ürünler: Temel olarak, su kaynaklarını az kullanan, geniş alanlarda üretilebilen, bölgeye özgü stratejik ürünler tercih edilecek. Bu ürünlerin başında küçükbaş et ve süt ürünleri, tahıllar (hububat) ve yine yağmur suyuyla beslenen atalık yem bitkileri, ardından zeytinyağı ve son olarak da üzüm geliyor.
2. Tarımsal destekler: İzmir Büyükşehir Belediyesi bu kapsamda kooperatiflerden doğrudan alım yapmaya devam edecek. Ürünler ekonomik açıdan dezavantajlı vatandaşlarımıza ulaştırılacak. Böylece kır ve kent arasında sağlam bir gönül köprüsü kurulacak. Öte yandan, çiftçiye ve üreticiye makine ve ekipman desteği verebilmek için makine parkları kurmaya devam edilecek. Planlama dahilinde küçükbaş hayvan, arıcılık, tohum ve meyve fidanı destekleri de sürecek. Tüm bunlar için küçük çiftçinin örgütlenmesi ve bu örgütlülük içinde üretimin gerçekleşmesi İzmir tarımının olmazsa olmazı.
3. Ürünün değeri markalaşarak artacak: İzmir Tarımı’nın ana omurgası Büyükşehir’in çiftçiye, üreticiye ve hayvancıya verdiği alım garantisi olacak. İzmir Büyükşehir’in kurduğu tarım şirketi Baysan, üreticiden aldığı ürünlerin lojistiğini gerçekleştirecek, işleyecek, paketleyecek ve satış pazarlama zincirini kuracak. Büyükşehir adına tüm bu operasyonu yürütecek olan Baysan, bir yandan da diğer tarımsal şirketlere ve kooperatiflere örnek teşkil edecek. Baysan 2021’de 4 bin kara sığır, 50 bin koyun, 7.5 milyon litre koyun sütü ve 5 milyon keçi sütü, toplamda 12.5 milyon litre küçükbaş sütü alımı için küçük üreticiyle sözleşme yapacak. Bu ürünlerde İzmir Tarımı’nın doğa ve iklim dostu kriter ve ilkelerine uyum şartı aranacak. İzmir mozarellası, İzmir beyaz peyniri ya da et ürünleri, İzmir ana markası altında ayrı bir isimle markalaşacak. Bu konuda halkla ilişkiler, iletişim, satış ve pazarlama uzmanları özel olarak çalışma yürütüyor. İzmir’de üretilen, hem doğanın sağlığını, hem de insan sağlığını koruyan ürünler, “Başka bir tarım mümkün” felsefesinin somut çıktıları olarak tanınacak. Böylece, İzmir Tarımı’nın marka değeri oluşturulacak. Büyükşehir, markalaşma yolunda çalışma yapmak isteyen kooperatiflere ve üreticilere de destek verecek.
4. Yurtiçi ve dışına satılacak: Üretilen, markalaşma süreci tamamlanmış, paketlenmiş ürünler katma değer kazanmış olarak satış, pazarlama ve ihracata hazır hale gelecek. Ürünler ilk etapta İzmir’de tüketilecek. Ülke genelindeki diğer mecralarda satışa sunmak, ihracat yapmak ve çiftçiye daha iyi gelir sağlamak amacıyla İZFAŞ, EİB, İTB, İZTO gibi fuar, ticaret ve ihracat konularında ihtisaslaşmış kurum ve kuruluşlarla işbirlikleri geliştirilecek. Böylece, satış ve pazarlama ağları genişletilecek.
5. AR-GE yatırımlarıyla hep daha iyiye koşacak: Sistemin sürdürülebilir olması ve sürekli gelişmesi yolunda AR-GE faaliyetleri, eğitim ve TÜSİAD’la birlikte kurulan Girişimcilik Merkezi’nin odağında tarım olacak. Sasalı’da kurulan araştırma merkezinde iklim değişikliği ve kuraklıkla ilgili senaryolara ilişkin bilimsel çalışmalar yapılacak.
6. Yan ekonomiler yaratacak: İzmir Tarımı’nın hedeflerinden biri de yine kırsalda kalkınmayı destekleme yolunda agroturizm ve eğitim faaliyetlerini hayata geçirmek, çiftçinin 12 ay boyunca yan gelir elde etmesini sağlamak. Bu doğrultuda, isteyen çiftlikler aynı zamanda bir agroturizm destinasyonuna evrilebilecek. Yurtiçinden ve dışından konuklar, tarımsal alanlarda konaklayacak, tarım faaliyetlerine katılacak, ürünleri tanıyacak, tarıma dair eğitimler alacak. Bu sayede bölgede kültürel mirasa saygı çerçevesinde kolektif bilinç de oluşacak. Bunun en önemli yansıması olarak da ürünlerde doğallık ve kalitede standart anlayışı köklü biçimde yerleşecek. İleriki süreçlerde agroturizmle bağlantılı olan etnografya, coğrafya, zooloji, agronomi (tarım bilimi) gibi alanlara ilişkin sayısız turistik faaliyetin de gelişeceği öngörülebilir.

 

Haberin Devamı

BAYSAN lokomotif olacak
İZMİR Tarımı’nın ana omurgası, Büyükşehir’in çiftçiye, üreticiye ve hayvancıya verdiği alım garantisi olacak. Kooperatiflerden doğrudan alım yapılacak. Bunun ilk ayağında ürünler, İzmir Büyükşehir tarafından ekonomik açıdan dezavantajlı vatandaşlara dağıtılacak. Böylece ve kırsal ve kent arasında sağlam bir gönül köprüsü de kurulacak. Alım garantisinin ikinci ayağında ise Büyükşehir’in yeniden yapılandırdığı BAYSAN A.Ş. olacak. BAYSAN da ürünleri kooperatiflerden alacak, işleyecek, paketleyecek, Halkın Bakkalı’nda ve diğer mecralarda satış ve pazarlamasını yapacak. İzmir Büyükşehir adına tüm bu operasyonu yürütecek olan BAYSAN, bir yandan da diğer tarımsal şirketlere ve kooperatiflere örnek teşkil edecek. 2021 ve 2022’de toplamda 338 milyon 600 bin TL’lik alım yapılacak. Böylece Büyükşehir’in yapacağı maddi destek neredeyse üç kat artacak. Bu alımların 154 milyon 600 bin lirası süt ürünlerine, 97 milyon lirası et ürünlerine, 15 milyonu yem bitkilerine ve geri kalan 72 milyon ise diğer ürünlere tekabül ediyor.

Haberin Devamı

 
144 milyon
TL’lik alım

“BAŞKA Bir Tarım Mümkün” felsefesi ışığında çiftçi ve üretici kooperatiflerine büyük destek veren İzmir Büyükşehir, 2020’de de tarımı adeta el üstünde tuttu. Geçen bir yılda bal, zeytin, süt ürünleri, fidan, çiçek, bezelye, bakla, enginar gibi kent ihtiyaçları üretici kooperatiflerinden tedarik edildi. Ürün alım sözleşmesi imzalanan kooperatif sayısı arttı, ürün yelpazesi genişledi. Yerli tohum ve yerli hayvan ırkları öne çıkarıldı. İlk kez yem desteği de başlatılırken, üretici kooperatiflerinden toplamda 144 milyon TL’yi aşan alım yapıldı.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!