Güncelleme Tarihi:

AMAÇ GELECEĞE AKTARMAK
‘Sakız Ağacım Çeşme’ projesi nasıl doğdu? Yola çıkarken hedefiniz neydi?
- Proje, dünyada yalnızca Çeşme ve Sakız Adası’nda damla sakızı veren sakız ağaçlarının Çeşme’de sayısının yaklaşık bine kadar düşmesi ve türün korunarak gelecek nesillere aktarılması gerektiği düşüncesinden doğdu. Öncelikle bu konuda sakız ağacını çok iyi tanıyan İbrahim Topal’a ulaştım ve amacımı anlattım. Kendisi 30 yıllık bir sakız sevdalısı. Ağaçların çoğaltılması için en uygun üretim sistemlerinden birinin havai köklendirme olduğunu, bu yöntemle binlerce yeni ağaç üretebileceğimizi ve en önemlisi yaklaşık 5 yıl içinde damla sakızı alınabileceğini anlattı. Bunun üzerine Coşkun Vural’a ait sakız bahçesindeki yaklaşık 500, 20’li yaşlardaki sakız ağacından havai köklendirme yöntemiyle fidan üretmeye başladık. İlk yıl yüzde 1 gibi çok düşük bir fireyle 5 bin yeni sakız fidanı ürettik. Bu başarıdan sonra hedefimizi koyduk: 5 yılda 100 bin yeni sakız fidanı üretmek ve Çeşme’de toprakla buluşturmak. Bunun ciddi bir finansmana ihtiyacı vardı. TEMA ve Ege Orman Vakfı modellerini örnek alarak Sakız Ağacım Çeşme Ağaçlandırma Projesi’ni oluşturduk. Gönüllü bağışlarla finansman sorununu çözerek üretime ağırlık verdik.
ÇOK ÖZEL BİR ÜRÜN
Çeşme ile sakız ağacı arasındaki bağın önemi nedir?
- Çeşme ile sakız ağacı arasında yüzyıllara dayanan, kültürel ve doğal mirasımızın parçası olmuş çok güçlü bir bağ var. Dünyanın başka bölgelerinde sakız ağacı yetişse dahi, sözünü ettiğimiz damla sakızını bu coğrafyada, Çeşme Yarımadası ve Sakız Adası’nda elde edebiliyorsunuz. Doğanın bu coğrafyaya sunduğu çok özel bir üründen bahsediyoruz. Ne yazık ki, Cumhuriyet tarihi boyunca hak ettiği değeri yeterince göremeyen sakız ağaçları, farklı tarım ürünlerine yer açılması, imar uygulamaları ve yanlış politikalar nedeniyle zamanla azaldı ve sayıları yaklaşık bine kadar düştü.
‘Sakız Ağacım Çeşme’ ile farkındalığın artması ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da dikim çalışmalarına başlamasıyla bugün Çeşme’de yaklaşık 50 bin yeni sakız ağacının dikildiğini söyleyebiliriz. Çeşme Damla Sakızı’nın coğrafi işaret alması da ürünün bölge açısından değerini artırdı.
YENİDEN OLUŞTURUYORUZ
Proje kapsamında bugüne kadar neler yapıldı?
- Bugüne kadar 30 bin sakız fidanı ürettik ve 13 bin fidanın bağışlanarak toprakla buluşmasını sağladık. Çeşme’de birçok resmi kurumun bahçesine, okullara ve park alanlarına sakız ağaçları dikerek farkındalık yaratmaya çalıştık. Sakız hasadı eğitimleriyle Çeşmelileri yetiştiricilik konusunda bilgilendirdik ve üretime teşvik ettik. Yaklaşık bin ilkokul öğrencisine sakız ağacını tanıtan bilgilendirme gezileri düzenledik. Sakız Park Alaçatı’da da çok sayıda grup ve turisti ağırlayarak sakız ağacının hikâyesini ve hasat yöntemlerini anlattık. Yani bizim için mesele yalnızca ağaç dikmek değil, sakız ağacının kültürünü yeniden oluşturmak ve bunu gelecek kuşaklara aktarmak.
İTHALATI SIFIRLAMAK İSTİYORUZ
Çeşme’nin yeniden dünyada önemli bir damla sakızı üretim merkezi olması mümkün mü?
- Bugün dünya damla sakızı üretiminde Sakız Adası yaklaşık 1.5 milyon ağaç, 6 bin üretici ve 200 tonluk üretimle çok güçlü bir konumda. Bu yıl Çeşme’de ilk kez 150 kilogram Çeşme Damla Sakızı ürettik. Yeni dikilen ağaçların üretime geçmesiyle 5 yılda ilk etapta yıllık 1 tonluk hasada ulaşmayı planlıyoruz. Kısa vadeli hedefimiz, Türkiye’nin Sakız Adası’ndan ithal ettiği yaklaşık 20 ton damla sakızını Çeşme’de üreterek ithalatı sıfırlamak. Orta ve uzun vadede ise ağaç sayımızı 1 milyon seviyesine çıkararak dünya pazarında söz sahibi olmayı amaçlıyoruz. Çeşme’nin ana kara üzerinde bulunması; su, iş gücü ve lojistik olanakları açısından Sakız Adası’na göre önemli avantajlar sağlıyor.
EKONOMİK DEĞERİ ÇOK YÜKSEK
Sakız ağacı Çeşme ekonomisine nasıl bir katkı sağlayabilir?
- Coğrafi işaretli Çeşme Damla Sakızı ekonomik değeri çok yüksek bir ürün. Üstelik, konuyu yalnızca gastronomi açısından değerlendirmemek gerekiyor. Damla sakızı özellikle ilaç ve kozmetik sektöründe hammadde olarak kullanıldığında yüksek katma değerli ürünlere dönüşebiliyor. Sakız üretiminin başlı başına üretici için önemli bir gelir kaynağı olabileceğine inanıyoruz.
Bunun yanında doğal katkı ürünleri, yiyecek ve içecek alanlarında yeni ürünler geliştirmek istiyoruz ve altyapımızı buna göre hazırlıyoruz. Bir diğer hedefimiz sakız mutfağını Çeşme’de geliştirerek sakızlı lezzetleri yaygınlaştırmak. Turizm tarafında ise tarım turizmi, hasat ve deneyim turları çok önemli. Sakız ağacının Çeşme turizminin çeşitlendirilmesinde ve bölgenin kendine özgü kimliğinin güçlendirilmesinde önemli bir rol üstlenebileceğine inanıyorum.
HALKIN İLGİSİ OLDUKÇA YÜKSEK
Çeşmelilerin projeye ilgisi nasıl? Üreticiler sakız ağacına yeniden yöneliyor mu?
- Çeşmelilerin ilgisi oldukça yüksek. İnsanlar yeniden farkına vardıkları, atalarından kalan bilgileri güncelledikleri bu kültürü yakından takip ediyorlar. Üretim konusunda ise hâlâ bir bekleme dönemi olduğunu söyleyebilirim. Üreticiler önce örneklerin başarılı olduğunu ve ekonomik karşılığını görmek istiyor. Bağış tarafında ise ilginç biçimde Çeşme dışından kişi ve kurumların desteği çok daha yüksek. Projenin en önemli özelliklerinden biri de sürdürülebilir bir çevre projesi olması. Birçok bağışçımızın her yıl yeniden bağış yapması bizim için son derece kıymetli.
ASIL SORUN ARAZİ BULMAK
İklim krizi ve su sorunu açısından sakız ağacı nasıl bir avantaj sağlıyor?
- Sakız ağacının en önemli özelliklerinden biri, dikildikten sonraki 1-2 yıl dışında yoğun bir su ihtiyacının olmaması. Yaklaşık 150 yıl yaşayabilen bir ağaçtan söz ediyoruz. Gelecek yıllarda iklim krizinin yaratacağı koşullar düşünüldüğünde bu çok büyük bir avantaj. Ayrıca, ciddi bir tarımsal hastalık problemi bulunmadığı için yoğun ilaçlama ihtiyacı da doğurmuyor. Dolayısıyla hem dayanıklı hem de bakım maliyeti görece düşük bir tür. Bizim bugün karşılaştığımız en büyük sorun ise ürettiğimiz ağaçları dikecek arazi bulmak. Çeşme’de arazi fiyatları çok yüksek olduğu için piyasa koşullarında arazi satın alıp tarımsal üretim yapmak ekonomik olarak oldukça zor. Bu nedenle devletin özel ormancılık ya da tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği kapsamında uygun üreticilere arazi tahsisi yapmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum.
ALANINI YAYGINLAŞTIRACAĞIZ
Önümüzdeki dönem için hedefiniz nedir?
- İlk etapta hedefimiz 100 bin dikilmiş sakız ağacı, yüzlerce eğitimli kadın sakız üreticisi ve 10 ton coğrafi işaretli Çeşme Damla Sakızı. Bunun etrafında tarım turizmi ve deneyim gezilerinin geliştiği, sakız mutfağının yaygınlaştığı, Çeşme Damla Sakızı kullanılarak üretilen kozmetik, bitkisel takviye, yiyecek-içecek ve farklı ürünlerin yine Çeşme’de katma değere dönüştürüldüğü bir yapı hayal ediyoruz.
HALA SAKSILARDA BEKLERDİ
Projeyi Çeşme Belediyesi ile birlikte yürütüyorsunuz. Bu iş birliği projeye nasıl katkı sağlıyor?
- Proje kapsamında bağışlanan ağaçlar, belediyenin uygun gördüğü yeşil alanlara dikiliyor. Bu iş birliği olmasaydı toprakla buluşturduğumuz 13 bin sakız fidanı hâlâ saksılarda bekliyor olabilirdi. Bu tür projelerde yerel ve merkezi yönetimlerin desteği çok önemli. Gerek belediye başkanımız gerek kaymakamımız her konuda bize destek olarak önümüzü açmaya çalıştı. Aynı şekilde birim amirlerimiz ve müdürlerimiz de desteklerini sürdürüyor. Bu yolculukta bizimle aynı hayali paylaşan tüm paydaşlarımıza ve bağışçılarımıza gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı bu projeyi bu noktaya getirmemiz mümkün değildi. Herkesi bu projeye destek olmaya davet ediyoruz. Sevdikleriniz adına özel günlerde bir sakız ağacı bağışlamak, belki de onlara bırakılabilecek en uzun ömürlü hediyelerden biri. Çünkü bugün diktiğimiz her sakız ağacı, aslında Çeşme’nin geleceğine bıraktığımız bir miras.
İLANDIR