Büyük ameliyat, küçük iz: Kadın hastalıklarında cerrahinin yeni yüzü

Güncelleme Tarihi:

Büyük ameliyat, küçük iz: Kadın hastalıklarında cerrahinin yeni yüzü
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 31, 2026 04:10

Tıbbın pek çok alanında olduğu gibi kadın hastalıkları ve doğum cerrahisinde de son yıllarda önemli bir değişim yaşandığına dikkat çeken Op. Dr. Ömür Keskin, cerrahinin amacının artık yalnızca hastalığı tedavi etmek değil; bunu mümkün olduğunca daha az doku hasarı, daha az ağrı, daha kısa hastane yatışı ve daha hızlı günlük yaşama dönüş ile gerçekleştirmek olduğunu söyledi.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Minimal invaziv cerrahinin, ameliyatı mümkün olan en küçük doku hasarıyla gerçekleştirmeyi hedefleyen cerrahi yöntemlerin genel adı olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ömür Keskin, “Laparoskopi, histeroskopi, vajinal cerrahinin modern teknikleri ve uygun hastalarda V-NOTES gibi yöntemler bu yaklaşımın önemli örnekleridir. Burada amaç sadece “daha küçük bir iz bırakmak” değildir. Asıl hedef; hastanın ameliyat sürecini mümkün olduğunca daha konforlu hale getirmek, gereksiz doku travmasını azaltmak ve iyileşme sürecini kolaylaştırmaktır” dedi. Kadın hastalıklarında minimal invaziv cerrahinin en bilinen yöntemlerinden birinin laparoskopik olduğunu ifade eden Keskin, “Karın bölgesinde birkaç küçük kesi aracılığıyla özel kamera ve cerrahi aletler kullanılarak ameliyat gerçekleştirilir. Miyomlar, yumurtalık kistleri, endometriozis, bazı rahim ve yumurtalık hastalıkları gibi pek çok durumda, hastanın özellikleri ve hastalığın durumuna göre laparoskopik cerrahi tercih edilebilir. Karın büyük bir kesiyle açılmadığı için birçok hastada ameliyat sonrası ağrı ve iyileşme süreci daha yönetilebilir olabilir. Hastanede kalış süresi kısalabilir ve günlük yaşama dönüş hızlanabilir. Ancak burada önemli bir noktayı özellikle vurgulamak gerekir: Laparoskopi her hasta için otomatik olarak en doğru yöntem değildir. Hastalığın türü, yaygınlığı, önceki ameliyatlar, hastanın genel sağlık durumu ve cerrahinin gerektirdiği işlem birlikte değerlendirilmelidir” diye konuştu.

Haberin Devamı

HİSTEROSKOPİ: RAHMİN İÇİNE KAMERAYLA BAKMAK

Minimal invaziv cerrahinin bir başka önemli örneğinin ise histeroskopi olduğunu söyleyen Keskin, şu bilgileri verdi: “Rahim içini değerlendirmek için vajinal yoldan rahim içine ince bir kamera ile girilir. Böylece rahim içindeki bazı polipler, submüköz miyomlar ve rahim içi yapışıklıklar gibi sorunlar uygun hastalarda aynı işlem sırasında tedavi edilebilir. Karından kesi gerektirmemesi, özellikle rahim içi problemlerde önemli bir avantajdır. Minimal invaziv cerrahinin bize öğrettiği en önemli şey belki de şu: İyi cerrahi sadece hastalığı ortadan kaldırmak değildir. Hastanın ameliyat deneyimini de mümkün olduğunca iyileştirmektir. Bugün birkaç küçük kesiyle yapılan laparoskopik operasyonlardan, karında kesi olmadan gerçekleştirilebilen V-NOTES cerrahilerine kadar uzanan teknoloji, kadın hastalıkları cerrahisinin geleceğini yeniden şekillendiriyor. Minimal invaziv cerrahi anlayışı doğru hastaya, doğru zamanda, doğru yöntemi seçmektir. Ve belki de geleceğin cerrahisini anlatan en güzel cümle şudur: Daha küçük kesi değil; hastaya daha az yük...”

Haberin Devamı

İLANDIR

 

BAKMADAN GEÇME!