Brakiyal Pleksus yaralanmalarında erken müdahale önem taşıyor

Güncelleme Tarihi:

Brakiyal Pleksus yaralanmalarında erken müdahale önem taşıyor
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 31, 2026 04:18

Omuzdan ele kadar uzanan sinir ağında meydana gelen brakiyal pleksus yaralanmalarının ciddi hareket ve duyu kayıplarına yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Yalçın Ademoğlu, erken tanı ve doğru zamanda uygulanan tedavinin önemine dikkat çekti.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Brakiyal pleksusun, omurilikten çıkan sinirlerin oluşturduğu ve omuz, kol, önkol ile elin hareket ve duyu fonksiyonlarında önemli rol oynayan karmaşık bir sinir ağı olduğunu belirten Özel EMOT Hastanesi Ortopedi, Travmatoloji ve El Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yalçın Ademoğlu, bu bölgede meydana gelen yaralanmaların güç kaybı, uyuşma, hissizlik ve şiddetli ağrıya neden olabildiğini söyledi. Yaralanmaların özellikle trafik kazaları, ağır travmalar, kesici-delici alet yaralanmaları, şiddetli çekme ve doğum sırasında yaşanan zorluklar sonucunda ortaya çıkabildiğini ifade eden Ademoğlu, sinirlerin gerilmesi veya sıkışmasının daha hafif hasarlara yol açabildiğini, ağır travmalarda ise sinirlerde ciddi hasar, yırtılma veya sinir kökünün omurilikten kopmasının söz konusu olabileceğini kaydetti. Brakiyal pleksus yaralanmalarında belirtilerin hasarın derecesine göre değiştiğini dile getiren Doç. Dr. Ademoğlu, hafif vakalarda kısa süreli uyuşma, karıncalanma ve güç kaybı görülebilirken, ağır yaralanmalarda omuz, dirsek, el bileği ve parmaklarda belirgin güç kaybı ya da tamamen hareketsizlik gelişebildiğini söyledi. Ademoğlu, “Hastalar ağrıyı çoğu zaman elektrik çarpması, yanma veya kola doğru yayılan şiddetli bir ağrı şeklinde tarif edebiliyor. Bazı hastalarda ağrı gece uykudan uyandıracak kadar şiddetli olabiliyor. Bunun yanında uyuşma, his kaybı ve kaslarda güçsüzlük de görülebiliyor” dedi.

Haberin Devamı

TANIDA EMG VE GÖRÜNTÜLEME ÖNEMLİ

Tanı sürecinde ayrıntılı klinik muayenenin büyük önem taşıdığını belirten Ademoğlu, duyu ve kas gücü testleri ile refleks değerlendirmelerinin yanı sıra görüntüleme ve elektrofizyolojik incelemelerden yararlanıldığını söyledi. “MR ve MR nörografi gibi görüntüleme yöntemleriyle brakiyal pleksustaki yaralanmanın seviyesi ve özellikle sinir kökü avulsiyonu açısından bulgular değerlendirilebiliyor. EMG ve sinir iletim çalışmaları da sinir liflerinin iletim durumunun ve hasarın derecesinin belirlenmesinde yol gösterici oluyor. Bu değerlendirmeler tedavinin planlanması açısından büyük önem taşıyor” diye konuştu. Tedavinin yaralanmanın türüne, şiddetine ve üzerinden geçen zamana göre belirlendiğini ifade eden Doç. Dr. Ademoğlu, hafif sinir gerilmelerinde çoğu zaman fizik tedavi, rehabilitasyon ve yakın takibin yeterli olabildiğini belirtti. Daha ağır sinir yaralanmalarında ise cerrahi tedavinin gündeme geldiğini belirten Ademoğlu, “Sinirin kopması veya ciddi şekilde hasar görmesi durumunda sinir grefti, sinir transferi ve uygun hastalarda tendon veya kas transferleri gibi yöntemler kullanılabiliyor” dedi. Ameliyat sonrasında rehabilitasyonun tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Ademoğlu, eklem hareketlerinin korunması, kasların hazır tutulması ve yeniden kazanılan sinir fonksiyonlarının etkin şekilde kullanılabilmesi için fizik tedavinin büyük önem taşıdığını söyledi. Doç. Dr. Ademoğlu, “Erken tanı, doğru görüntüleme, EMG değerlendirmesi, uygun zamanda yapılan cerrahi ve uzun süreli rehabilitasyon hastanın fonksiyonel kazanımı açısından büyük önem taşıyor. Doğru tedavi planlamasıyla omuz, dirsek, el bileği ve el fonksiyonlarında anlamlı kazanımlar elde edilerek hastanın günlük yaşam bağımsızlığı artırılabiliyor” diye konuştu.

Haberin Devamı

İLANDIR

BAKMADAN GEÇME!