Güncelleme Tarihi:

Günlük yaşam alışkanlıklarının, çalışma koşullarının ve hareketsizliğin bel ağrısının ortaya çıkmasında önemli rol oynadığını söyleyen Özel Gazi Fizik Tedavi Tıp Merkezi Başhekimi ve Mesul Müdürü, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Hatice Banu Kenar, uzun süre yanlış pozisyonda oturmak, duruş bozuklukları, ağır yük kaldırmak veya ani ve ters hareketlerin bağlar ve omurga yapıları üzerinde zorlanmaya neden olduğunu kaydetti. Bunun yanı sıra fazla kilo, bel kaslarının zayıflığı, bel fıtığı, omurga kireçlenmesi ve stresin de bel ağrısının başlıca nedenleri arasında yer aldığını vurgulayan Kenar, “Bel ağrısı bazen bir zorlanma sonrası aniden başlayabilirken, bazen de zaman içinde yavaş yavaş artan bir ağrı şeklinde kendini gösterir. Kısa süreli ağrılar genellikle akut olarak değerlendirilirken, üç aydan uzun süren ağrılar kronik bel ağrısı olarak tanımlanır” dedi.
BELİRTİLERİ NELERDİR?
Bel ağrısının farklı şekillerde hissedilebileceğini ve bu yüzden günlük yaşamı olumsuz etkileyebileceğini söyleyen Kenar, “Bel bölgesinde ağrı ve tutulma, hareketle artan rahatsızlık hissi, öne eğilme ya da doğrulma sırasında zorlanma sık görülen belirtiler arasındadır. Bazı durumlarda ağrı kalça ve bacaklara yayılabilir; uyuşma, karıncalanma ya da güç kaybı eşlik edebilir. Sabahları belde sertlik hissi, uzun süre ayakta kalındığında veya oturulduğunda ağrının artması da bel ağrısının önemli işaretlerindendir. Özellikle bacaklara yayılan şiddetli ağrı, his kaybı ya da idrar ve dışkı kontrolünde sorun yaşanması halinde mutlaka uzman hekime başvurulmalıdır” diye konuştu.
FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYONUN ROLÜ
Bel ağrısının tedavisinde fizik tedavi ve rehabilitasyonun etkili ve öncelikli yöntemlerin başında geldiğini belirten Kenar, “Bel ağrılarının büyük bir bölümü cerrahiye gerek kalmadan, doğru planlanmış fizik tedavi uygulamalarıyla başarıyla tedavi edilebilmektedir. Fizik tedavi sürecinde amaç yalnızca ağrıyı azaltmak değil, aynı zamanda bel ve karın kaslarını güçlendirerek omurgaya binen yükü azaltmak ve tekrar ağrı oluşmasını önlemektir. Kişiye özel egzersiz programları, manuel terapi uygulamaları, elektroterapi yöntemleri, sıcak ve soğuk uygulamalar ile duruş ve ergonomi eğitimi fizik tedavinin temelini oluşturur. Hastaya günlük yaşamda belini nasıl koruyacağı öğretilerek kalıcı iyileşme hedeflenir. Bel ağrılarında cerrahi tedavi son seçenek olarak değerlendirilir. Fizik tedavi ve diğer konservatif yöntemlere rağmen geçmeyen şiddetli ağrılar, ilerleyici sinir basısı, ciddi kas gücü kaybı veya idrar ve dışkı kontrol bozukluklarının geliştiği durumlarda cerrahi müdahale gündeme gelebilir. Ancak bu tür vakalar, bel ağrısı yaşayan hastaların küçük bir bölümünü oluşturmaktadır” şeklinde konuştu.