Ani işitme kaybında zamanla yarış: İlk 48-72 saat hayati önem taşıyor

Güncelleme Tarihi:

Ani işitme kaybında zamanla yarış: İlk 48-72 saat hayati önem taşıyor
Oluşturulma Tarihi: Aralık 17, 2025 11:45

ÖZEL ENTO Kulak Burun Boğaz Cerrahi Tıp Merkezi’nden Opr. Dr. Ümit Filiz, ani işitme kaybının saniyeler içinde ortaya çıkabilen ve tedavide gecikildiğinde kalıcı sonuçlara yol açabilen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti. Ani işitme kaybında erken başvurunun hayati önem taşıdığını vurgulayan Dr. Filiz, “Başarı için ilk 48-72 saat kritik” diyerek, hastaların zaman kaybetmeden uzman bir hekime başvurması gerektiğinin altını çizdi.

Haberin Devamı

Hastaların çoğunun, “Kulağım tıkandı, az duyuyorum” şikâyetiyle başvurduğunu belirten Dr. Ümit Filiz, ilk muayenede işitme kaybının nasıl ve ne zaman başladığına yönelik önemli sorular yönelttiklerini ifade etti. Dr. Filiz, “Durup dururken gelişen tıkanma hissi, buna eşlik eden çınlama veya uğultu, yakın zamanda geçirilen grip enfeksiyonu ya da aşı sonrası tek taraflı işitme azalması bize ani işitme kaybını düşündürür” dedi.

Ani işitme kaybının ‘3 farklı frekansta 30 desibelin üzerinde’ oluşan kayıp olarak tanımlandığını kaydeden Dr. Ümit Filiz, bu durumun çoğu zaman aniden geliştiğine işaret ederek, “Kulağa perde inmiş gibi bir anda işitme kaybolabilir. Bu durum uykuda da ya da günlük konuşma sırasında da ortaya çıkabilir” diye konuştu.

NEDENLERİ ÇOK ÇEŞİTLİ

Haberin Devamı

Ani işitme kaybının tek bir nedene bağlı olmadığını aktaran Dr. Filiz, damar daralması (vazospazm), viral enfeksiyonlar (grip, Covid-19), yüksek kolesterol, hipertansiyon, diyabet ve aşırı stresin önemli risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi. Çocuklarda kızamık ve kabakulak gibi enfeksiyonların yanı sıra bazı ağır antibiyotiklerin de ani işitme kaybına yol açabileceğini vurgulayan Dr. Ümit Filiz, “Hastanın hızlı başvurusu kadar hekimin tabloyu gözden kaçırmadan mutlaka işitme testi istemesi de süreç açısından büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

TADAVİ SÜRECİ NASIL?

Dr. Filiz, ani işitme kaybının tedavi sürecine ilişkin olarak şu bilgileri verdi: “Hastayı öncelikle detaylı bir şekilde muayene ediyoruz. Muayenenin ardından yaptığımız ilk işlem mutlaka işitme testi istemek oluyor. Çünkü çoğu zaman ‘sebep tamamen budur’ demek kolay değil. Tüm olasılıkları değerlendirerek en uygun tedaviyi belirlemek gerekiyor. Bu süreçte hastanın yakın dönemde geçirdiği grip veya ateşli enfeksiyonlar ile kullandığı ilaçları da sorguluyoruz. Bunlar tedavi planını doğrudan etkileyen önemli faktörler. Tedavi sürecinde işitme kaybının derecesine göre hem ilaçların dozu hem de içeriği değişiyor. Eğer kayıp ileri düzeydeyse mutlaka serum tedavisine başlıyoruz. Serum tedavisinde yüksek doz kortizon, tedavinin temel bileşenlerinden biri ve doğru dozda uygulandığında başarıyı belirgin şekilde artırıyor. İkinci önemli tedavi yöntemi ise hiperbarik oksijen tedavisi. Aslında vurgun yiyen dalgıçlar için geliştirilmiş olsa da mekanizması ani işitme kaybında son derece etkili. Hastayı yüksek basınçlı bir odaya alıyoruz ve bu ortamda kanın oksijen taşıma kapasitesi 4-5 kat artıyor. Böylece kulağa daha fazla oksijen ulaşıyor, özellikle kan akımı azalmış bölgelerde iyileşme hızlanıyor. Tüm bu aşamalarla ani işitme kaybını serum tedavileri ve hiperbarik oksijen tedavisini birlikte uygulayarak kontrol altına alıyoruz. Ancak yüzde 100 düzelme garantisi ne yazık ki yok. Çünkü hastanın diyabet, tansiyon, kolesterol gibi yandaş hastalıkları tedaviye uyumu ve stres düzeyi sonuçları etkileyebiliyor. Ben özellikle kulak içine iğne uygulamasını tercih etmiyorum. Bu yöntem hem yetişkinlerde hem de çocuklarda gereksiz stres oluşturabiliyor. Bunun yerine damardan serum tedavisi ile hiperbarik oksijen tedavisini kombine etmeyi daha etkili buluyorum. Çünkü bu hastalıkta adeta zamanla yarışıyoruz. Bu hastalıkta en büyük risk zaman kaybıdır. Şikâyet başlar başlamaz hekime başvurulması ve doğru tedavinin vakit kaybetmeden başlanması hayati önem taşır.”

BAKMADAN GEÇME!