Akıllı Bir Küçük "Maral Büyüksaraç"

Güncelleme Tarihi:

Akıllı Bir Küçük Maral Büyüksaraç
Oluşturulma Tarihi: Mart 27, 2020 13:58

Ekranların genç ve yükselişte olan başarılı oyuncusu Maral Büyüksaraç başrolü Erdal Özyağcılar ile paylaştığı yeni sinema filmi “Sen Doğmadan Önce” ile seyirci karşısında...

Haberin Devamı

Ekranın yeni yıldızı Maral Büyüksaraç ‘ın hayatı başarılarla dolu. Mesafeli bir duruşu olan ancak röportajlarında sıcak davranan genç sanatçı, kısa bir süre önce de usta oyuncu Erkan Can ile birlikte yer aldığı Özgecan Aslan‘ı canlandırdığı Faint Sound filmi ile karşımızdaydı.


Oyunculuğa başlama hikayesinden yeni filmine dahil oluşuna kadar tüm merak edilenleri röportajda anlatan genç yıldız oyunculuk yapsa da içinde hâlâ bir balerin olduğunu söylüyor. 

Öyle bir zamandayız ki, ünlü olmak çok kolay gibi görünüyor ama bu da bir yandan yerini sabitlemeyi zorlaştırıyor. Her gün yeni birine bayılabiliyor hayran olabiliyor insanlar. Ya da bir anda saldırabiliyor yerin dibine vurabiliyor. Siz yerinizi sabitlemek adına neler yapıyorsunuz?
- Birçok oyuncunun var olması ve devamlı yeni bir jenerasyonun geliyor olması hem dezavantaj hem de avantaj. İşime çok saygı duyup en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Yaptığım şeyde beni ayrıştıracak olan, tamamen kendimi adamam olabilir. Tamamen adayayım ki oynadığım karakterlerde farklılaştıracak küçük detaylar ve onu yaşatacak şeyler bulayım. Belki bu sayede aralarından sıyrılıyor olabilirim.

Haberin Devamı

Akıllı Bir Küçük Maral Büyüksaraç

Genç yaşta ünlü olanlarda, özellikle dönem itibarıyla ve sosyal medyadaki takipçi sayısının da verdiği MN’lere dayanarak bir ego durumu yaşanıyor. Sizin egonuz nerede duruyor?

- Maalesef ben pek çağımın insanı olmadığım için sosyal medya, Instagram fazla ilgi alanım değil. Doğa, insan, iletişim gibi şeylerin daha kuvvetli ve güvenilir şeyler olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bu konuya dair pek yorum yapabilecek biri değilim. Çok aktif kullanmadığım için, orada görmüş olduğum sayı benim için pek bir şey ifade etmiyor.

“Benim hikâyemi dinleyen herkes bu yaşta bu kadar şeyi hayatına nasıl sığdırdın der” demişsiniz. Neler yaşadınız?
- O kadar anlatacak şey var ki. 2.5 yaşında bale yapmaya başladım. Sonra ailemin işi sebebiyle Rusya’ya taşındık. Orada bale ve piyano dersleri aldım. İstanbul’a döndük. Burada çeşitli projelerde yer aldım.Şimdi yeni sinema filmim Sen Doğmadan Önce ‘nin çekimlerini bitiriyoruz.Sabiha Gökçen’in gençliğini canlandırıyorum.

Haberin Devamı

 “Sen Doğmadan Önce “ye nasıl dahil oldunuz?
- Başka bir projeden çıkıp hemen hemen aynı günlerde “Sen Doğmadan Önce” için görüşmeye gittim. Tomris Giritlioğlu Sabiha karakterini canlandırabileceğime inandı ve sonrasında rolüm için ön hazırlıklara başladım.

 

Canlandırdığınız Sabiha karakterini anlatır mısınız peki?

- Sabiha henüz bir çocuk. Filmde 1925 yılında Bursa’da Mustafa Kemal tarafından evlat edinmesi konu ediliyor. Sabiha henüz ‘Gökçen’ soy adını almamış. Mustafa Kemal’in karşısında duruyordum çekimlerde.Nefesim kesilmişti, kalbim pır pır atıyor, yaprak gibi titriyordum. Çocuk yüreğimde Ata’mın karşısında olmaktan duyduğum gururu tarif edemem size. Üstelik Sabiha Gökçen’in çocukluğunu canlandırıyor olmak çok heyecan verici ve unutulmaz bir deneyim oldu benim için.

 

Haberin Devamı

'Sen Doğmadan Önce’ de izleyiciyi neler bekliyor?
Senaryoyu ilk okuduğumda canlandırdığım 'Sabiha ' karakterinin özellikleri beni etkisi altına aldı. O günden beri, her sabah içimde minik kelebeklerin kanat çırpıntıları ile heyecanlı bir şekilde sete gidiyorum.
'Sabiha’nın zor bir hayatı var; seyirci izlediğinde bana hak verecek. Ailesinden kopuk büyümüş, hayatında sadece babaannesini ailesi olarak görmüş. Atatürk tarafından evlatlık olarak alınmış ve ilk kadın pilot olması için eğitime gönderilmiş.Ama pes etmiyor; istediklerinden ve sevdiklerinden vazgeçmiyor. Mesleğinde çok başarılı, ne istediğinin farkında olan, başına gelen kötü şeyleri büyütmeyen, problemleri ortadan kaldırmaya çalışan oldukça güçlü bir karakter.

Haberin Devamı

Siz nasıl bir çocukluk yaşadınız?
Ben şanslı bir çocuktum. Şükürler olsun ki ailemden uzakta değildim. Kendimi bildim bileli bale ile uğraşıyorum.
Hem fiziksel, hem psikolojik olarak zor bir sanat dalı bale ama geriye baktığımda her günü mutlu geçirdim diyebilirim.
İnsan bir şeyi çok istediği zaman zorlukları göz ardı ediyor. Sanat ile iç içe olan ve beni teşvik eden ailemin de bunda payı büyük. Özellikle annem en büyük destekçim.


Beni ilk bale ve piyano dersime götüren de o. Babam, mimar olduğu için edebiyat dersleriyle de ilgiliydim. Günlük tutmayı, hayal dünyamı satırlara dökmeyi çok severdim. Stresli olduğumda suluboya ile ilgilenmem, balerinlerden ilham alıp kostümler çizmem de annemden geliyor.
Belli bir yaşa kadar kısa bir süre Rusya'da, daha sonra Adalar'da büyüdüm. Adada, sokakta, deniz kenarında ormanda büyümüş bir çocuk olarak kendimi günümüz çocuklarından daha şanslı hissediyorum.

Haberin Devamı

Sizi siz yapan özelliklerin neler olduğunu düşünüyorsunuz?
Beni ben yapan her zaman Maral olmam. Fikirlerimi başkalarına ya da ortama göre değiştirmiyor olmam sanırım. Maral olarak varım ve Maral nasıl davranmak istiyorsa onu yapıyorum.

 

Hayatınızın ne kadarı oyunculuk?
Yüzde 99’u diyebilirim. Bir karaktere hazırlanırken hayatım o karakter oluyor. Hazırlık döneminde sürekli onu düşünüyorum. Yemek yerken, film izlerken… Günlük hayatıma devam ediyorum ama aklımın bir tarafı hep yeni hazırlandığım karakterde oluyor. Çekimler başladıktan, yani karakteri net olarak kafamda oluşturduktan sonra bu ilişki ‘kayıt’ ile ‘kestik’ arasında kalıyor. Yani ‘kestik’ dendikten sonra hiçbir şey düşünmüyorum. Ben yine ben oluyorum.

Herkes senin çalışkanlığından söz ediyor...

- Sağ olsunlar. Benim için Sabiha gerçek olamayacak kadar güzel bir rüya. Tabii ki elimden geleni yapacağım, böyle bir şans verilmiş bana.

 

Bundan önceki projenizde beraber çalıştığınız Erkan Can ile büyük bir fan kitleniz oluştu.Nasıl bir uyum yakaladığınızı düşünüyorsunuz?

- Halkın gözünde ikili bir uyum ve sinerji yaratmak, inandırmak kolay olmuyor. Erkan abi ile paslaşarak, sahneleri tartışarak güzel bir baba-kız ilişkisi ortaya çıkardık. Bunun sonunda da çok olumlu tepkiler aldık. Aramızdaki sevgi ve uyum ekrana da yansıdı diyebilirim.

Bu sıralar sürekli düşündüğünüz bir şey var mı?
Ülke bütünlüğü ve barışı ile Ata’mızın izinden ışık saçan günler, geceler.
Bu aralar yoğun tempoda bir hayat yaşıyorum. Şu an içinde yer aldığım proje odak noktam oldu diyebilirim.

En son hangi filmi izlediniz?
‘Birdman’.

Favori yönetmenleriniz kim?
Bunuel, David Lynch, Tim Burton, Haneke, Gus Van Sant, Jim Jarmusch, Coen Brothers… Bu liste uzar gider.

Bıkıp usanmadan dinlediğiniz albüm kime ait?
Şu sıralar Woodkid ‘The Golden Age’ albümünü çok dinliyorum. Ben klip hastası olduğum için şarkıların klipleri de çok önemli benim için. Çok iyi klipler çekiliyor gerçekten.

Yakın çevren genelde oyunculardan mı oluşur?
Evet, arkadaş çevrem genelde oyuncu, ama özellikle seçtiğim bir şey değil bu. En yakın arkadaşlarımdan biri senarist, bazıları da müzisyen...

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!