Güncelleme Tarihi:

AÇIK CERRAHİNİN ZORLUKLARI
Açık safra kesesi ameliyatlarında karın sağ üst kısmında 10-15 cm’lik bir kesi yapıldığını hatırlatan Prof. Dr. Kaçar, “Bu yöntemde iyileşme süresi uzundu ve hastanın hareket kabiliyeti ciddi şekilde kısıtlanıyordu. Hastalar genellikle birkaç gün hastanede kalırdı, tam iyileşme ise 4-6 haftayı bulurdu. Ameliyat sonrası ağrı daha belirgindi. Günlük hayata dönüş yavaş, kesi hattında enfeksiyon ya da fıtık riski daha yüksek oluyordu” dedi.
LAPAROSKOPİNİN İLK YILLARI
Prof. Dr. Serdar Kaçar, laparoskopik yöntemin uygulanmaya başlandığı dönemi ise şöyle anlattı: “Laparoskopik cerrahi büyük bir devrim niteliğindeydi, ama bugünkü kadar gelişmiş değildi. Kamera kalitesi, enstrümanların ergonomisi ve diseksiyon teknikleri yetersizdi. Bu nedenle işlem süreleri uzayabiliyor, bazı vakalarda karaciğer yatağı kanamaları veya safra yolu yaralanmaları gibi komplikasyonlara daha sık rastlanıyordu.”
ALTIN STANDART HALİNE GELDİ
GÜNÜMÜZDE durumun tamamen değiştiğini vurgulayan Prof. Dr. Kaçar, “Laparoskopik kolesistektomi artık ‘altın standart’ hâline geldi. Yüksek çözünürlüklü görüntüleme, gelişmiş enerji cihazları ve artan cerrahi deneyim sayesinde ameliyat süreleri kısaldı, komplikasyon oranları anlamlı şekilde azaldı. Hastalar çoğu kez ertesi gün taburcu oluyor ve 1 hafta içinde günlük yaşamlarına dönebiliyor” bilgisini paylaştı.
GEÇMİŞTEN KALAN İZLER
20 yıl önce yapılan açık ameliyatların izlerine hâlâ rastladıklarını söyleyen Prof. Dr. Kaçar, bu izlerin genellikle sağ üst karında geniş açık cerrahi izi, ameliyat yerinde fıtıklaşma, o döneme ait ağrılı ve uzun iyileşme süreçlerinin hatıraları olduğunu belirtti.
KİMSE HAYAL EDEMEZDİ
“Safra kesesi ameliyatlarının geçirdiği dönüşüm modern cerrahinin gelişimini en net gösteren örneklerden biridir” diyen Prof. Dr. Kaçar, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün hastalarımıza sunduğumuz konfor ve güvenlik 20 yıl önce hayal bile edilemeyecek düzeye ulaştı. Cerrahinin bu yolculuğuna tanıklık etmiş biri olarak, geldiğimiz noktada sağladığımız bu güvenlik ve konforun değerini her hastada yeniden görüyorum.”