%100&MORE İlham Veren Sohbetler "Garo Mafyan: Atatürk’e soyadını veren eniştem"

Güncelleme Tarihi:

%100&MORE İlham Veren Sohbetler Garo Mafyan: Atatürk’e soyadını veren eniştem
Oluşturulma Tarihi: Mart 07, 2026 01:41

Bazen bir röportaj sadece sorular ve cevaplardan ibaret değildir; karşınızdaki insanın hayatla kurduğu ilişkiyi, zarafetini ve duygularını da görürsünüz. Garo Mafyan’la sohbetimiz tam da böyle bir karşılaşmaydı. Müziğe adanmış onlarca yılın birikimi, kelimelerin arasından sakin bir tevazu ile akarken, iki ay önce kaybettiği eşine duyduğu derin sevgi ve saygı da konuşmanın her anında hissediliyordu. Büyük bir ustayla değil, aynı zamanda inceliğini ve insanlığını koruyan bir beyefendiyle sohbet ettiğinizi anlıyorsunuz. Yüzde Yüz İlham Veren Sohbetlerde 6000 eserde imzası olan ülkemizin usta müzisyeni, bestecisi Garo Mafyan ile gerçekleştirdiğimiz bu buluşma, müziğin ötesinde hayatın kendisine dair düşünmeye sevk eden, gerçekten ilham veren sohbetlerden biri olarak hafızamda yerini aldı. Keyifli okumalar diliyorum...

Haberin Devamı

%100&MORE İlham Veren Sohbetler Garo Mafyan: Atatürk’e soyadını veren eniştem

https://yuzdeyuzandmore.com/

 

“DOĞUŞTAN YETENEK Mİ, ÇEVRE Mİ?”

 

- Garo bey, çok teşekkür ederim. Klasik bir yerden başlayacağım ama temel önemli: Üç-dört yaşında sahneye çıkıyorsunuz. Anne-baba müzisyen. Buradan iki soru çıkıyor: iyi bir müzisyen olmak için doğuştan yetenek mi yoksa çevre faktörü şart mı?

GARO MAFYAN: Genetik olması gerekiyor. Anne-baba ikisi de iyi müzisyenler ve okullu müzisyenlerdi. Tabii ki genden geçiyor. Abimde de vardı; çok iyi akordeon çalardı, üstat seviyesine gelmişti sonra bıraktı. Ama mutlaka kabiliyetiniz olması gerekiyor. Benim şansım, Allah’ın lütfu, kabiliyetliydim ama kabiliyetime güvenip bir şey yapmamazlık yapmadım; hep çalışarak yaptım. Kabiliyetiniz varsa merdivenin ortasına kadar hızla koşarsınız, çalışmazsanız oradan düşersiniz. Basamak basamak çıkarsanız zirveye tırmanırsınız.

 

Haberin Devamı

“EVDE DİSİPLİN VAR MIYDI?”

 

- Peki ailenin verdiği disiplin… Enstrümana doğal mı yöneldiniz, yoksa yönlendirme var mıydı?

GARO MAFYAN: Annemin anlattığı şu: Evde piyano var; annem şarkı söylüyor, çalıyor. Soprano lirik bir sesi var; keman çalıyor, piyano çalıyor. Babam keman ve piyano çalıyor. Kulak doluyor tabii. Piyanoya tırmanıp vuruyor, çalmaya çalışıyormuşum. Ufak ufak kendileri eğitim veriyorlar; sonra ders almaya başlıyorum ve konserlere çıkıyorumz.

 

“MÜZİK DÜNYADAKİ TEK ORTAK DİL”

 

- Müzik evrensel; dili aşıyor. Müzisyenler bir araya geldiğinde kafalar başka mı çalışıyor? Ortak bir dil gibi mi?

GARO MAFYAN: Dünyadaki tek ortak dil müzik. Alfabe değişir, harfler değişir; ama do–re–mi–fa… On iki ses var. Dünyadaki tüm eserleri, müzikleri on iki sesten yapıyorsunuz. Temeliniz olmadan yaptığınız her şey temelsiz bina gibi çöker. Temeli sağlam alıp çalışırsanız ve eğitiminiz iyi olursa uzun yıllar eseriniz dinlenir… Ben Türkiye’nin en iyi iki hocasından ders aldım: Piyanist Ferdi Ştatzer ve armonist Raşit Abat. Talebe–hoca ilişkisi karşılıklıdır: Hoca bir hafta ders verir, siz ertesi hafta onu mükemmel çalarsanız “karşılığını aldım” der, mutlu olur. Bunu yaşadığım için çok mutluyum; herkes yaşayamadı.

Haberin Devamı

%100&MORE İlham Veren Sohbetler Garo Mafyan: Atatürk’e soyadını veren eniştem

 

“MÜZİSYENİN HAFIZASI, MATEMATİĞİ VE AYRINTI ALGISI”

 

- Müzisyenlerin dünyasını merak ediyorum. Sanki onların zihinleri farklı çalışıyor gibi gelir bana…

GARO MAFYAN: Müzisyenin tehlikeli tarafı şudur: Kolay kolay unutmaz. Müzisyen olduğunuz zaman hafızanız çok iyi olmalı. Matematiğiniz iyi olur. Küçükten itibaren notaları, şekilleri gördüğünüz için her şeyi düzgün görmek istersiniz. Bir şeyde ufak eğiklik olsa anında görürsünüz. Hayata bakışınız değişir. Kafanızda her türlü besteyi yapma gücüne sahipsiniz. Ama şunu da söyleyeyim: “Müzisyen” geniş bir kelimedir; çok iyi icracı, çok iyi besteci, çok iyi aranjör… hepsi farklıdır, çeşitleri var. Bir de müzik adamı kolay yaşlanmaz; beyni çalıştığı için uzun yaşar.

 

Haberin Devamı

- Beynimizde acı ve üzüntünün ile yaratıcılık yan yana bulunuyormuş. Sanat gerçekten acıdan besleniyor mu?

GARO MAFYAN: Yılbaşı günü eşimi kaybettim. Ayın 17’sinde çaldım. Çalarken iç dünyamda neler yaşadığımı ben bilirim. Ama o benim hayatımın parçası. Bundan sonraki her çalmada eşim yanımdaymış gibi düşünürüm: “Yanımda olsa ne derdi?”

Herkesin eğlendiği atmosferde siz eş kaybeden erkeksiniz… Zor ama eşim burada olsaydı “İnsanlar sana bakıyor; güler yüzünü göster, aynı şekilde konuş” derdi. Müzisyen kendini çok iyi adapte edebiliyor. Her şartta kendini bir şekle sokabiliyor. Ama bu gerçek müzisyenlerde olur.

 

“İSTANBUL GELİŞİM: DİSİPLİN VE SAYGI”

 

Haberin Devamı

- Eski dönemlerin disiplinini de çok anlatıyorsunuz…

GARO MAFYAN: İstanbul Gelişim’in disiplini çok farklıydı. Prova saat 10 dense, 9’da herkes hazırdı. Şimdi randevu veriyorsunuz, 20 geçe geliyor. Biz 10 kala kapının altında olurduk; 5 kala zili çalardık. Gelişim, Türkiye’ye gelmiş gelebilecek tek orkestradır derim; disiplinleriyle, müzikaliteleriyle, kişilikleriyle, müziğe saygılarıyla…

 

- Yeni yetenekleri keşfediyor musunuz?

GARO MAFYAN: İzmir’e taşındıktan sonra çok kişiyle görüştüm ama hayata bakışları bizim gibi değil. “Hemen bir basamak olayım, oradan çıkayım” diyorlar. Basamak olduktan sonra çıkamayacak, çabuk düşecek; farkında değiller. Eser sayımı söylesem inanamazsınız. MSG kayıtlarında var: Altı bin parçada elimiz dokunmuştur. Aranjör, besteci… Altı bin parça!

Haberin Devamı

%100&MORE İlham Veren Sohbetler Garo Mafyan: Atatürk’e soyadını veren eniştem

 

 

“YAPAY ZEKA GELECEK: ÜSTÜNE NE KOYDUĞUN ÖNEMLİ”

 

- Yapay zekanın müzikte yeri sizce ne olur?

GARO MAFYAN: Benim yapay zekayla bir derdim yok. MSG’de yapay zekayla ilgili yapılanmada ben de varım. Yapay zeka olacak; yapacak. Üstüne bir şey katabiliyorsanız saygım var. Reklam, dizi müziği, jingle… Şirket diyecek ki “Niye aranjör parası vereyim, besteci parası vereyim, stüdyo tutayım?” Yapay zekaya “Böyle bir parça istiyorum” diyecek; on tane seçenek gelecek. Anında.

 

“SİYASET: ÜLKE MENFAATİ İÇİN YAPILIR”

 

- Siyasete yakın mısınız?

GARO MAFYAN: Siyasetle yakınlığım şu kadar: Rahmetli Özal çok sevdiğim bir insandı ama siyaset konuşmadığım biriydi. Benim siyaset anlayışım farklı: Önce politika okumanız gerekiyor. Siyaset ülkenin menfaati için yapılır; kendi menfaatin için siyaset yapamazsın.

 

“İZMİR’E TAŞINMAK HAYATIMIN EN DOĞRU KARARI”

 

- İstanbul’dan İzmir’e gelişiniz çok duygusal bir karar gibi…

GARO MAFYAN: Kızım evlendi. Ardından torun lafını duyduk. Evde kızımın odasına çıkıp oturuyordum, “Bu hayat nasıl geçecek?” diyordum. “Yarın hazırlanıyoruz, İzmir’e geçiyoruz” dedim. Eşim sevinçten ağladı. Burayı gördük; “tamam” dedik. Döndük toparlandık geldik. Hayatımın en doğru kararı.

%100&MORE İlham Veren Sohbetler Garo Mafyan: Atatürk’e soyadını veren eniştem

 

“AŞK: TARTIŞTIK AMA KAVGA ETMEDİK”

 

- Rahmetli eşinizle ilgili “Çok tartışırdık ama hiç kavga etmezdik” demiştiniz. Bunu açar mısınız lütfen?

GARO MAFYAN: İkimiz de klasik müzikten geliyorduk; onun bir saygısı, terbiyesi var. Eşim konuşkandı, ben susan bir erkeğim. Konuları çok uzatmaz, gönül almayı bilirdik.

 

“ATATÜRK’E SOYADINI VEREN ENİŞTEM”

 

- Eniştenizin Atatürk’le ilgili çok özel bir yeri olduğunu okudum. Sizde kalan en çarpıcı anekdot nedir?

GARO MAFYAN: Çok var. Atatürk’e soyadını veren eniştem. Dil Kurumu’nun kuruluşunda çok önemli bir isim; Agop Dilaçar fasiküllerinde yazar. Eniştem şunu söylerdi: “Atatürk’ün felsefesini öğretmiyorlar. Put yaptılar… Atatürk’e tapmak değil; onun yaptıklarının yolundan gitmek önemli” derdi.

%100&MORE İlham Veren Sohbetler Garo Mafyan: Atatürk’e soyadını veren eniştem

 

- Hayatta ve meslekte sizin için en önemli gerçeklik nedir?

GARO MAFYAN: İlk başta ahlaki ve insani değerler. İnsan olmanın verdiği değerler. Başka hiçbir şey değil.

 

- En çok olmak istediğiniz yer neresi?

GARO MAFYAN: Bu ülke! Yurt dışını çok gördüm. Dışarıda düzen var; bizde bazen felaket gibi görünür ama içinde kalp vardır. Bu toplumun mayasında var. Sevgi ekiyorsun, sevgi çıkıyor.

 

- Bir dönem aranjman müziğe neden ihtiyaç duyuldu? Ve bugün neden o dönem kadar kalıcı olabilecek üretim yapılmıyor?

GARO MAFYAN: Aranjman müzik ilk dönemlerde yabancı şarkıların Türkçe söylenmesi üzerinden yürüdü. Ama müzikte şöyle bir kural vardır: Dünyada “iyi müzik–kötü müzik” yok; iyi icra edilmiş müzik ve iyi icra edilmemiş müzik vardır. Bu her şey için geçerlidir. Bugün ise o heyecan kalmadı. Geçim sıkıntısı herkesi çıldırtıyor. Eskiden bir kaseti baştan sona dinlerdin; şimdi sayılar var ama dinleme davranışı başka. Heyecan düşünce üretim de değişiyor.

 

 

SOHBETTEN İZLENİMLERİM

 

- Eşini iki ay önce kaybetmiş olmasına rağmen, konuşurken onun adını aynı sevgiyle anıyor… Aşkın zamana değil, kalbe ait olduğunu gösteriyor.

- Müziğin büyük ustalarından biri olmasına rağmen, şaşırtıcı derecede alçak gönüllü ve sade bir duruşu var.

- Sohbet boyunca hissettiğim en güçlü şey: gerçek bir beyefendilik. Sözü, tavrı ve bakışıyla eski zaman zarafetini taşıyor.

- Müziği anlatırken teknikten çok duygudan bahsediyor; sanki notalar değil, hayatın kendisi konuşuyor.

- Başarıyla değil, emeğin ve disiplinin hikâyesiyle ilgileniyor. Bu da onu farklı kılan en önemli özelliklerden biri.

- Röportajdan çıktığımda aklımda kalan duygu şu oldu: Bazı insanlar sadece müzik üretmez, aynı zamanda bir karakter ve zarafet mirası bırakır.

 

 

İLANDIR

 

 

BAKMADAN GEÇME!