Sabancı Üniversitesi’nde toplumsal cinsiyet ve kadın çalışmaları yeni bir döneme girdi

Güncelleme Tarihi:

Sabancı Üniversitesi’nde toplumsal cinsiyet ve kadın çalışmaları yeni bir döneme girdi
Oluşturulma Tarihi: Haziran 02, 2017 14:31

Sabancı Üniversitesi’nde toplumsal cinsiyet ve kadın çalışmaları yeni bir döneme girdi

Haberin Devamı

İSTANBUL, (DHA)- SABANCI Üniversitesi’nin kuruluşundan bugüne toplumsal cinsiyet alanında sürdürdüğü çalışmalar, Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi’nin açılışıyla yeni bir döneme girdi.

Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender), üniversite bünyesinde toplumsal cinsiyet alanında yürütülen çalışmalarda yeni bir sayfa açtı. Merkezin açılış toplantısı Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde gerçekleştirildi. Toplumsal hayatın önemli boyutlarından biri olan toplumsal cinsiyet ilişkilerine ve eşitliğine dikkat çekmek için 2006’dan bu yana yürütülen çalışmalar, yeni dönemde merkez çatısı altında geliştirilmeye devam edecek.

“MERKEZE DÖNÜŞEREK BİR ANLAMDA HEDEF DE BÜYÜTTÜK"  
Sabancı Üniversitesi Rektör Vekili Ayşe Kadıoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmalarını Ayşe Kadıoğlu ve SU Gender Direktörü Ayşe Gül Altınay yaptı. Ayşe Kadıoğlu, merkezin toplumsal cinsiyet alanında Mor Sertifika Programı gibi kilometre taşı faaliyetlerden sokak etkinliklerine kadar geniş bir yelpazede etkinlik gerçekleştiren, üretken bir yapı olduğunu belirtti. Merkezin gelişiminde katılımcı bir süreç izlendiğini söyleyen Kadıoğlu, bu çalışma biçiminin Sabancı Üniversitesi’nin çalışma biçimine eş şekilde geliştiğini vurguladı. Kadıoğlu, merkezin Mor Sertifika Programı gibi etkinliklerin yarattığı birikimle forum bünyesinden merkez bünyesine ilerlediğini anlattı. “Merkez’e dönüşme hedef büyütme anlamına da geliyor” diyen Kadıoğlu, bu doğrultuda toplumsal cinsiyet alanında İngilizce eğitim verecek olan ilk uluslararası doktora programının Sabancı Üniversitesi’nde açılacağını belirtti. Bu gelişmenin diğer doktora programlarını da cesaretlendireceğini ifade etti.

“KADINLARIN TALEP ETTİĞİ EŞİTLİK SEVGİDEN DEĞİL SAYGIDAN GEÇİYOR”
Toplumsal cinsiyet ve kadın söz konusu olduğunda kadınların eşitlik talep ettiğini, bu eşitliğin de sevgiden çok saygıdan geldiğini vurgulayan Kadıoğlu, kadınların en çok sevdiklerinden şiddet gördüğünü belirtti. Kadıoğlu, Hannah Arendt’in “Kötülüğün Banalliği” kavramına da değindiği konuşmasında, kötünün her zaman çok yakında olduğunu söyledi; “Kadınlara şiddet uygulayan erkekler, onları “Kadınlar çiçek gibidir; kırılgandır, akşam sokakta güven içinde değildir” gibi yaygın toplumsal kodlarla tanımlıyor. Korunmak kollanmak değil eşitlik isteyen kadınlar, işte bu yüzden her zaman daha çok sokaklarda, daha çok meydanlarda olacak” diyerek sözlerini tamamladı.

“AYRIMCILIKLA MÜCADELE EDİYOR; ÇOĞULCULUĞU, KATILIMCILIĞI VE BİLGİNİN AÇIKLIĞINI SAVUNUYORUZ”
Toplantıda konuşan Merkez Direktörü Ayşe Gül Altınay ise davetlilerle merkezin bugüne kadar olan öyküsünü, çalışma biçimini ve ilkelerini paylaştığı bir sunum gerçekleştirdi. Ayşe Gül Altınay konuşmasında, kuruluşundan bu yana merkezin, toplumsal ve bireysel ilişkilerde her türlü ayrımcılıkla mücadele etmeyi amaç ve ilke edindiğinin altını çizdi. Altınay, merkezin, Sabancı Üniversitesi’nin akademik ilkeleriyle paralel bir şekilde toplumsal birikimi geliştirmeye yönelik bulunan süreç ve çalışmalar inşa ettiğini ifade etti.

Merkezin düzenlediği Mor Sertifika Programı ve Cins Adımlar gibi etkinlikleri de tanıtan Altınay, bu etkinlikler aracılığıyla gerek merkez bünyesinde, gerekse toplum içinde ortak karar alma mekanizmalarını, dayanışmayı, yaratıcılığı, bilginin herkesçe erişilebilir olmasını desteklediklerini; akademi, sivil toplum, sanat, siyaset çevrelerini etkileşime sokacak zeminler oluşturmaya gayret ettiklerini söyledi.

TOPLUMSAL CİNSİYET FARKINDALIĞININ DEĞİŞTİRİCİ ETKİSİ
Açılış konuşmalarının ardından merkezin danışma kurulu üyeleri; Boğaziçi Üniversitesi’nden Yeşim Arat, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Kenan Çayır, İstanbul Kadın Müzesi Küratörü Sosyolog Meral Akkent, KAGİDER Başkanı Sanem Oktar ve kadın konusundaki yazılarıyla öne çıkan yazar Karin Karakaşlı'nın katıldığı panele geçildi. Konuşmacılar aktif olarak çalıştıkları alanlarda toplumsal cinsiyet çalışmalarının yarattığı farka ve bu farkın dönüştürücü etkisine dair düşüncelerini paylaştı. Panelde ayrıca cinsiyet farkındalığının kendi hayatlarında nasıl bir fark yarattığı, hayatlarına nasıl değişiklikler getirdiği de davetlilere anlatıldı.

(FOTOĞRAF)

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!