BURSA HABERLERİ

Yeni normal artık hayatımızın gerçeği

Recai GÜLER/Hürriyet Bursa
23.09.2020 - 11:39 |Son Güncelleme :

COVID-19 Virüsü dünyada etkisini azaltarak sürdürüyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, tamamen atlatabilmemiz için uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Alınan korunma tedbirlerine özenle uyalım. Hürriyet Bursa olarak, ‘Yeni Normal’ süreci hakkında iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle bir yazı dizisi hazırladık. Bu süreçten nasıl çıkacağımız çok önemli. Birlikte başarmak dileğiyle.

Recai GÜLER/Hürriyet Bursa

PERVİN KATANA: MOREMO KİDS FURNITURE

Yeni normal artık hayatımızın gerçeği

Yusuf Katana, Pervin Katana, İrem Katana

- Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1975 Antalya Kaş doğumluyum. İlkokul ve lise eğitimimi Kaş’ta tamamladıktan sonra üniversite eğitimim için Bursa’ya geldim. Eğitimin ardından iki yıl Kaş’ta inşaat sektöründe faaliyet gösteren aile firmasında çalıştım. 1998 yılında aileyi ve işi bırakarak kalbimin sesini dinleyip evlilik nedeniyle Bursa’ya yerleştim. 22 yıldır eşimle birlikte çalışıyoruz. Beyaz eşya ve ev mobilyası alanlarında mağazacılık ve üretim faaliyetleri yaptık.  Son 12 yıldır Moremo markasıyla bebek ve çocuk mobilyası tasarımı, üretimi, perakende ve yurtdışı satışı alanlarında faaliyet gösteriyoruz. 20 yaşında mimar adayı bir kızım var. İş hayatım dışında sürekli eğitim almayı ve sosyal projelerde yer almayı seviyorum.  İkinci üniversite Halkla ilişkiler bölümünden mezun oldum. Şu anda üçüncü üniversite çocuk gelişimi okuyorum.  BUİKAD üyesiyim. İki dönemdir yönetim kurulunda görev almaktayım.    

- ‘Yeni Normal’ sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Birey olarak gerekli özeni gösteriyor muyuz?

Yeni normal artık hayatımızın gerçeği.   Eski normalde el sıkışabiliyorduk, sarılabiliyorduk. Hasta ve dost  ziyaretlerine gidiyorduk. Etkinliklere, konserlere yurt içi ve yurt dışı gezilerine istediğimiz zaman gidebiliyorduk. Maskeyi sadece sağlık çalışanları kullanıyordu.  Pandemi ile birlikte hayatımıza giren yeni normal kavramıyla birlikte hepimiz alışkanlıklarımızı değiştirmek durumunda kaldık. Daha bireyselleştik.  Maske ile yaşamaya alıştık. Pandeminin ilk dönemlerinde yakınımızda kimsede hastalık duymamıştık. Ama her geçen gün çember daralıyor yakınımızdaki insanlarda pozitif sonuçlar duyuyoruz.

HAYAT DEVAM EDİYOR

Yeni normal artık hayatımızın gerçeğiBu süreçle ilgili takıntı derecesinde kaygılarım yok.  Hayat devam ediyor ve biz bir şekilde buna uyum sağlamalıyız. Bazı kısıtlamalar olmasına rağmen özel hayatıma ve iş hayatıma devam ediyorum. Sosyal mesafe kurallarına uyarak arkadaşlarımla ve ailemle görüşüyorum. Maske ve  hijyen konusunda  duyarlıyım.  AVM lere gitmiyorum. Mağazalara gitme durumundaysam daha sakin saatleri seçiyorum.  Alışverişlerimi genelde online yapıyorum. Vücut direncimi yüksek tutmaya çalışıyorum. Hem zihnen hem de bedenen sağlıklı olduğumuz sürece bu süreci çok daha kolay atlatacağımıza inanıyorum.

ADAPTE OLDUK

-Koronavirüsten sonra teknolojik ve ekonomik gelişmelerle yeni bir dünyaya adım atacağımız çokça konuşuluyor. Sizin düşünceleriniz?

Acaba olur mu diye bile düşünmediğimiz şeyler bu süreçte çok hızlı bir şekilde hayatımıza girdi. Bizler inanılmaz hızda adapte olduk. İnsanlar çoğu sektörde dört duvar arasında çalışmanın çok da gerekli olmadığını gördü. Uzaktan çalışma hayatımıza girdi. Online eğitimlerin yapılabildiğini gördük. Ekonomik alanda bazı sektörler tamamen durdu. Aklımızda olmayan yeni iş alanları ortaya çıktı. Esnek çalışma sistemi gündeme geldi. Alışkanlıklrımızın ve kalıplarımızın dışına çıktık. İnsanlar sorgulamaya başladı. Geçiş süreci pek çok sektör ve kişi için sancılı olacak ama bundan sonrasında çok daha verimli olacağı düşüncesindeyim. Bu süreç hepimiz için çok yeni bir sınav. Önümüzdeki günlerde pek çok alanda şu anda hayal edemediğimiz şeyleri yaşayacağımıza inanıyorum

ÖNEMLİ OLAN ANI YAŞAYABİLMEK

- Pandemi süreci, sizi özelinizde nasıl etkiledi? Hayatınızda neler değişti?

Yaşadığımız hiçbir şeyin sebepsiz olmadığı düşüncesindeyim. Hayatımıza olumsuz etkileri olan şeylerin bize çok daha fazla kazanımı olduğuna inanıyorum. Pandemi hiç aklımıza gelmeyen bir şeydi bize yaşattığı endişe ve acılar dışında ben iyi ki yaşamışız diyenlerdenim. Hayatımda ilk defa iki ay kadar bir süre evde kaldım. Uzun yıllardır haftanın 7 günü aktif olarak çalışıyorum. Çalışma hayatı dışında da oldukça yoğun bir tempodayım. Benim için evde olmak gerçekten çok farklı bir  tecrübeydi. Çok sevdiğim bir söz vardır “Siz planlar yaparken hayat ta size planlar yapar “ gerçekten ne kadar da doğru olduğunu yaşayarak gördüm. Hayatıma es verip hayatın bizim için yaptığı planları düşündüm. Hayatın çalışmaktan ve geleceği düşünmekten ibaret olmadığını çok daha iyi anladım. Önemli olan anı yaşayabilmek. Önemli olan kendimizin ve sevdiklerimizin kıymetini bilmek. Gelecek bir şekilde gelecek ama içinde bulunduğumuz anı bir daha yaşayamayacağız. 

- Sizce kadınların iş hayatındaki yerini arttırmak amacıyla neler yapılabilir?

Ekonomik kalkınma için ülke nüfusunun yarısını oluşturan kadınların iş hayatının içerisinde olması gerektiği tartışılmaz bir gerçektir. Ekonomi dışında iş hayatındaki güçlü kadın  çocukları ve çevresi için çok iyi bir rol modeldir. Öncelikle kadınlarımız çalışmayı ve üretmeyi istemeli.  Çok sevdiğim bir söz vardır “ istersen çaresini istemezsen bahanesini bulursun “ Hepimiz bahane ararsak gerçekten çok bahanemiz olur. Amacımız çare bulmaksa emin olun bunun da çok yolu var. İş hayatının içindeki kadınlar olarak hiçbirimizin hayatı kolay değil. Pek çok zorlukla  karşılaştık . Ama hala devam ediyorsak, üretebiliyorsak, bizden sonrası için bir şeyler yapmaya çalışıyorsak mutlaka karşılaştığımız her zorluğun çaresini bulmuşuzdur. İş hayatı dışında her birimizin eş, evlat, anne ve sosyal rolleri var. Tüm bunları bir arada yürütebilmek gerçekten çok zor.  Ama önemli olan istemek…

BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ

Çalışan kadının önündeki en büyük engel Türkiye de kreş sisteminin yeterince gelişmemiş olması. Çalışan kadın en verimli döneminde anne olunca doğumdan sonra işe dönmekte çok zorlanıyor. Bakıcı için imkanları olmayabiliyor, çocuklarını emanet edecek aile büyüleri olmayabiliyor.Tüm bunlar olsa bile işe döndüğü zaman aklı evdeyse aynı performansı sergileyemiyor. Bunun için mutlaka ülkemizde kreş sistemi geliştirilmeli. Özellikle sanayi bölgelerinde hem güvenli hem de uygun fiyatlı kreşler açılarak çalışan kadınlara destek olunmalı. Bunun dışında ülkemizde yaşlı bakımı da maalesef kadınlarımızın iş hayatından uzaklaşmasındaki en büyük sebeplerden. Bu konuda da destekler verilmeli. Kadının iş hayatında olması sadece kadınlarımızın sorunu değil. Bu aynı zamanda erkek sorunudur. Bu aynı zamanda ülke sorunudur. Amacımız hep beraber ülkemizin kalkınmasına destek olmaksa kadın erkek birlikte hareket etmeliyiz.

(Kardeşim…

DAHA ÇOK KİŞİYE ÖZEL TASARIMLAR ÇALIŞIYORUZ

-Şirket olarak dış pazara da satış yapıyorsunuz. Sınırların kapandığı dönemde alternatif olarak neler yaptınız?

2020 yılı planlarımızda iç piyasayı tamamen azaltıp %80 oranında yurt dışına çalışmayı planlamaktaydık. Bunun için mart ayı itibarıyla her ay başka bir ülke için firma görüşmeleri ve iş seyahatleri planlamıştık. Bu aşamadayken  bütün dünyada yaşanan pandemi sürecinde yaşanan durgunlu ve sınırların kapanması  bizim planlarımızı da bir süreliğine ertelememize neden oldu. Bizim planlarımız dışında hayatın bize yaptığı planlar daha etkili olduğu için biz de bu sürece hızlı bir şekilde uyum sağlayacak planlamalar yaptık. Bunun neticesinde iç pazara ağırlık verdik. Daha çok kişiye özel tasarımlar çalışıyoruz. Bu süreçte yurt içi online satış sitemizi açtık. Tabi ki yurt dışı hedeflerimiz hala var. 

-Şirketinizde uzun vadeli kariyer imkanları nelerdir? Çalışanların profosyonel gelişimlerini nasıl destekliyorsunuz?

Şirketimizi daha çok bir okul gibi düşünüyorum. Personel seçiminde özellikle yaş ortalaması küçük ve az deneyimli çalışanlar tercih ediyoruz.  Şirketimizde tasarım, üretim, montaj, pazarlama, satış ve ihracat bölümlerinde çalışan arkadaşlarımız var. Çalışanların görev tanımları belli olmakla birlikte bütün iş süreçlerini bir arada görmeleri gelişimlerinin çok daha hızlı olmasını sağlıyor.  Farklı alanlarda deneyim sahibi olabiliyorlar. 

- Şirketinizde ara personel bulmakta zorlanıyor musunuz? İş insanı olarak konuyla ilgili neler yapılmalı?

Maalesef ülkemizde çok fazla sayıda üniversite mezunu ve deneyimsiz personel var. Eğitimli personel konusunda sıkıntı yaşamıyoruz. Fakat özellikle üretim ve montaj kısmımızda ara personel bulmakta zorlanıyoruz. Kalkınma için ülkemizin üretmeye ihtiyacı var. Kaliteli  bir üretim içinde ülke olarak meslek liselerine çok ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Her sektör için meslek liselerinde yetişmiş personeller çok büyük avantaj olacaktır. Nitekim pandemi sürecinde hayatın durduğu dönemde meslek liseleri  üreterek verdikleri destekle çok güzel başarılar sergiledi.

- İnternet üzerinden yapılan canlı yayınlarla ilgili neler söylemek istersiniz?

Ben dokunsal bir insanım. İnsanlara dokunmayı ve bir arada olmayı seviyorum. O yüzden aslında başlangıçta aynı havayı soluyamadığım için canlı yayınları çok sevmedim. Ama ilerleyen süreçte bilgisayar başında evinizden ya da işyerinizden Bursa’nın, Türkiye’nin hatta dünyanın her köşesindeki canlı yayınlara ve eğitimlere katılıyor olmak muhteşem bir şey. İlgi duyduğunuz her alanla ilgili çok sayıda seçenek var. Günün her saatinde istediğiniz alanda, istediğiniz kişinin canlı yayınına katılabiliyorsunuz. Bilgiye ulaşmak çok kolaylaştı. Bu fırsat hem kişisel gelişimimiz hem de şirket içi eğitimlerimiz için inanılmaz bir fırsat diye düşünüyorum.

ODAK NOKTAMIZ ÇOCUKLAR

-Biraz hayallerinizden bahsedelim. Kendinizle ilgili hayalleriniz nelerdir?

Bizim işimiz çocuk mobilyası tasarlamak ,üretmek ve satışını yapmak. Bu işe girmemizdeki asıl nedenimiz benim çocukları çok sevmem ve kreş açma hayalimdir. Ben herkesin her işi yapmaması gerektiğini düşünüyorum. Doktorluk gibi, öğretmenlik gibi, çocuklar için mobilya üretmekte sadece ticari kaygılarla yapılan bir iş olmamalı. Çocuk mobilyasında sağlık, kalite ve güvenlik çok önemli.  Odak noktamız çocuklar. Çocuklara dokunabilmek için onları yetiştiren annelere dokunmak istiyorum. Bunun için gönüllü hamilelik koçluğu yapmak istiyorum. Sosyal sorumluluk projeleri ile dezavantajlı çocuklara dokunuyoruz ve dokunmaya devam edeceğiz. Hepimiz hayatımızı devam edebilmek için maddi kaygılarla isteyerek ya da istemeyerek bir işte çalışıyoruz. Allah sağlık ve sıhhat verdikçe çalışmaya, üretmeye ve benden sonrası için bir şeyler yapabilmeye devam edeceğim.  Dileğim  hayatın benim için güzel planlar yapması ve bu planlara göre hayatımı gönlümce ve dilediğimce yaşayabilmek. 

SORUN ÖNCELİKLER

- Herkesin yakındığı ‘zamanım yok kavramı’ hakkında düşünceleriniz?

Zamanım yok diyenlere inanmıyorum. Bence sorun zamanın olmaması ya da yoğunluk değildir önceliklerdir. Önceliklerinize göre zamanınızı değerlendirirsiniz. Eğer bir şeyi yapmayı gerçekten istersen ona ayıracak zamanı mutlaka bulursun. Eğer zamanım yok diyorsan bu bir bahanedir. Ya o işi gerçekten yapmak istemiyorsundur. Ya da zaman ayırmadığın şeyden korkuyorsundur. Hayatı dolu dolu yaşamak istemedikten sonra zamanım yokdan daha kolay bir mazaret bulamazsınız. Gün hepimiz için 24 saat. Önemli olan bu zamanı en iyi şekilde değerlendirebilmek.

Son olarak. Yaz tatili planlarınızda virüs nedeniyle değişiklik yaptınız mı?

Ailem Kaşlı olduğu için biz her yaz mecburen tatil yapanlardanız. Aile ziyareti ile birlikte rutin yaz tatilimizi yaptık. Ailece yurt dışı gezilerini çok seviyoruz. Bu yılda yurt dışı planlarımız vardı. Maalesef onları iptal etmek durumunda kaldık.

.

 

Etiketler:

Yasal Bilgilendirme

Bursa haberleri Hürriyet yerel haberler sayfasında. Haber ajanslarının Bursa ilinden Yeni normal artık hayatımızın gerçeği hakkında ilettiği tüm haberler hurriyet.com.tr farkı ile sizlere ulaştırılıyor. Bu haber ilk olarak 23 Eylül 2020 tarihinde saat 11 39’de yayınlandı. Son dakika gelişmesi oldukça Yeni normal artık hayatımızın gerçeği haberi güncellenecektir.

BURSA NAMAZ VAKİTLERİ

15 Ekim 2020, Perşembe
  • İmsak
    05:44
  • Güneş
    07:08
  • Öğle
    12:55
  • İkindi
    16:00
  • Akşam
    18:32
  • Yatsı
    19:50
Sayfa Başı