BURSA HABERLERİ

Artık normalimiz bu

Recai GÜLER/Hürriyet Bursa
08.09.2020 - 14:07 |Son Güncelleme :

COVID-19 Virüsü dünyada etkisini azaltarak sürdürüyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, tamamen atlatabilmemiz için uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Alınan korunma tedbirlerine özenle uyalım. Hürriyet Bursa olarak, ‘Yeni Normal’ süreci hakkında iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle bir yazı dizisi hazırladık. Bu süreçten nasıl çıkacağımız çok önemli. Birlikte başarmak dileğiyle.

Recai GÜLER/Hürriyet Bursa

İLKAY YILDIRIM: BURPOL POLİMER GENEL MÜDÜRÜ

Artık normalimiz bu

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Yalova da doğdum büyüdüm. İlk orta ve lise eğitimini Yalova’da tamamladım. Emekçi bir ailenin ilk çocuğuyum. Sırasıyla Karadeniz Teknik Üniversitesi Ekonomi, UCL Londra ‘da MBA eğitimini tamamladım. University College London’da MBA eğitimi aldıktan sonra çalışma hayatına 2000 yılında RAVAGO GRUP A.Ş.’de başladım. Burada 6 yıl boyunca Bursa Bölge Müdürlüğü görevini üstlendim. 2006 yılında EMAŞ PLASTİK AŞ’DE Satış ve Pazarlama Müdürü olarak görev yaptıktan sonra 2014’ün Mayıs ayında Burpol Polimer’i kurdum. Yüksek performanlı recyle polipropilen üreten Burpol ağırlıklı olarak Otomotiv sektörüne hizmet etmektedir. Burpol Polimer Ltd. firmasında genel müdür ve kurucu ortak olarak çalışıyorum. Evliyim ve 13 yaşında bir oğlum var. KAGİDER ve BUKAD gibi sivil toplum kuruluşlarında görev alıyorum.

‘Yeni Normal’ sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Birey olarak gerekli özeni gösteriyor muyuz?

Yeni normal’in anlamı basitçe şu: Karar vericiler ve Bilim Kurulu sahadan gelen verileri, sosyal değişimler ve uyum kabiliyetlerini değerlendirerek önlemleri yavaş yavaş gevşetmeleri . Kısacası sahadan gelen verilere bakarak normale dönüş takvimini değerlendirerek düzenlenecek bir süreç. Bu süreç alışkanlıklarımızı geleneklerimizi ve davranışlarımızı değiştirmemizi hedefliyor. İtalya Başbakanı Giuseppe Conte normalleşme sürecinde bakın halkına ne dedi: “Ülkemizin geleceği hiç olmadığı kadar bizim ellerimizde!” Bu cümlenin altına herkes gibi ben de imzamı atabilirim. Geleceğimiz hepimizin göstereceği dikkat, sabır, özveri ve uyum ile birebir ilişkilidir. Hedef ‘eski normal’e dönmek olmamalı, birlikte geleceği yeniden yapılandırmak olmalı. “İnanıyorum ki normale dönmek diye bir şey olmasın. Salgın büyük bir travma ancak insanlığın nelerin asıl gerekli olduğunu değerlendirmek için bir fırsat olduğunu hepimiz gördük.

BAZI GÖRÜŞLER DİLE GETİRİLDİ

Koronavirüs salgını nedeniyle Le Monde gazetesi açık mektup yayımladı. Bilim insanları ve ünlülerin imzacısı olduğu mektupta salgına dair bazı görüşler dile getirildi, iklim krizine vurgu yapıldı. Mektupta, salgının insanlığını kendini muhakeme etmesi için bir fırsat olduğu ve asıl problemin iklim değişikliği olduğu ifade edildi. Yeni normal yada bundan sonraki gelecekte benim inancım, samimi ve gerçekçi olmak. Tüketim çılgınlığının devamı ve verimlilik takıntısı, doğayı aldatmak, insanların birbirlerini ve dünyayı hoyratça kirletmesi, hayatın kendi anlamını inkar etmemize neden oldu. Maske ve mesafe kuralı ile yaşamadığımız ve birbirimize sıkıca sarılabileceğimiz günler elbet gelecek, umarım o günler geldiğinde, Dünyanın ve insanların kirlenmeyi kabul edemeyeceğini hatırlıyor oluruz.

Türkiye’nin plastik atıklarından yüksek performanslı plastik hammadde üreterek, ağır sanayiye kazandırıyorsunuz. Şirket olarak üretim hatlarındaki hedefleriniz nelerdir?

Burpol polimer, Türkiye den ve dünyadan topladığı plastik atıkları yüksek performanslı plastik hammaddeye çevirebilen, teknoloji ve inovasyon alt yapısında çalışan ve know how sahibi bir firma. Biz bu ülkenin plastik atıklarını ağır sanayi ye katma değer yaratarak geri kazandırıyoruz. İthal malzemeye alternatif üretim yapıyoruz ve cari açığın kapanması için katkı sağlıyoruz. Üretim hatlarındaki ana hedefimiz kapasitemizi artırmak ve hat sayısını artırmak. Oluşacak hatlarımızda fire ve üretim kayıplarımızı azaltan yeni teknolojileri devreye alacağız. Hedefimiz 12.000 ton/ ama yıl kapasitemizi 20.000 ton seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz.

Artık normalimiz bu

Şirket olarak dış pazara da satış yapıyorsunuz. Sınırların kapandığı dönemde alternatif olarak neler yaptınız?

Sınırların kapandığı ve işletmemizin durduğu zamanlar benim için özel bir zamandı. Ar-ge ekibi ile beraber 3 kişilik bir grupla yeni ürün ve pazar çalışmalarımızı devam ettirdik. Bu dönem benim için özel bir dönemdi ve yeni ne var sa denemeye çalıştığımız bir dönem oldu. Bu dönemde geliştirdiğimiz ürünleri yine bu dönemde edindiğimiz yeni müşterilerimize satmanın olumlu etkisini şirket olarak yaşıyoruz. Durmanın olumlu bir etkisi de var . Bunu finansal olarak da pazar genişliği olarak da yaşadık . Her kriz bir fırsattır sözünü yaşama geçirmiş olmanın ve buna inanan ekipler ile çalışmanın avantajını kullandık. Bu dönemde bir anımı anlatmak isterim. İtalya’da karantina da olan, tek başına bir evde kısıtlı kalan, bir üst düzey OEM yetkilisi ile online toplantılar ile harika bir projeyi devreye aldık. İnanlar ve gerçekten emek verenler için sınırlar sorun teşkil etmez.

Burpol Polimer kültürünü nasıl tanımlarsınız?

“Hayallerin gerçeğe dönüştüğü yer” olarak tanımlarım. Çünkü biz bir hayal den yola çıktık. Kurulduğu günden itibaren, ürün gamını ve yenilikleri Burpol Polimer müşteri odaklı olarak geliştirdi. Burpol ; kurum kültürünün farklılıklara açık olduğu, deneyimlerin sürekli aktarıldığı, fikirlerin açıkça paylaşıldığı ve yenilikçi projelere dönüşmesi için kanalların açık olduğu bir şirket.

Şirketinizde uzun vadali kariyer imkanları nelerdir? Çalışanların profosyonel gelişimlerini nasıl destekliyorsunuz?

Burpol Polimer henüz 5 yaşında fakat İK politikaları açısından çalışan memnuniyetini en ön sırada tutuyoruz. Biz büyüdükçe büyüyor ekibimiz ve beraber büyüyoruz. Şirketimiz büyüdükçe ortaya çıkan eğitim ihtiyaçlarını , insan kaynağı taleplerini destekliyoruz. Performans kriterleri ile çalışıyoruz. Her departman ve yöneticisi performans kriterleri dahilinde bölümünü yönetiyor . Bu alanda onları özgür bırakıyor ve yetenek ve kabiliyetlerini sergilemeleri için gerekli konfor alanını sağlıyoruz. Her ay yaptığımız performans toplantıları ile beraber koyduğumuz hedefleri değerlendiriyoruz.

HUZURLU VE MUTLU BİR ORTAM

Şirketimiz büyüdükçe, ekibimiz de, kazançları da, sorumluları da fonksiyonel olarak büyüyor. Bizim en büyük zenginliğimiz, beraber çalıştığımız yol arkadaşlarımız. Bu bilinç ile kazandığımızı paylaşmayı bir ilke haline getirdiğimizi dile getirmek isterim.

Koronavirüsten sonra teknolojik ve ekonomik gelişmelerle yeni bir dünyaya adım atacağımız çokça konuşuluyor. Sizin düşünceleriniz?

COVID-19 sonrası dönemi hayal ederken sorulan temel soru, toparlanmanın ne zaman olacağı. Bu soruyu cevaplamak mevcut deneyim kapsamında elde ettiğimiz veriler ile zor görünüyor. Çünkü küresel ekonominin şimdiye kadar deneyimlediği hiçbir krize benzemiyor. Krizin etkilerinin giderilmesi önemli bir finansman , bu sürecin yönetiminde yeni fikirlere, yenilikçi yöntemlere daha çok ihtiyaç var. COVID-19 bizi uzaktan erişime dayalı ve yaşam modellerine zorladı. Kriz ile birlikte bazı sektörler ve iş modellerinin potansiyelinin ne kadar yüksek olduğunu gördü.

HİZMET VE ÜRETİM SEKTÖRÜ

Bu konuyu Hizmet sektörü için değerlendirecek olursak , uzaktan erişime dayalı çözümlerle iş modelini sürdürebilen firmalar varolacak ve başarılı olacaklar Üretim sektörü ise bu dönüşümün hızını ve etkilerini belirleyecek etkenler çok daha fazla sayıda ve karmaşık bir yapıda . COVID-19 sonrası gelecekte üretimin başarısında en etkili unsurlar üretimin ölçeği, ekonomik karmaşıklık ve tedarik zincirlerinin yönetimi dir. Özetle , teknoloji ve inovasyon destekli , esnek üretim modellerini artık devreye almak zorunda kalacağımız yepyeni bir çağ ile karşı karşıyayız . Bu üretim modeli nin ismi bence İnsanların İnterneti dir.

 

ÖDÜL İTİCİ GÜÇ VE BİZİ MOTİVE EDİYOR

Artık normalimiz bu

BUİKAD 2020 Bursa’nın Başarılı Kadın Girişimci Ödülü’nü almak nasıl bir duygu?

Bursa’da bu ödülü almakdan onun duydum. Bu ödül benim iş hayatımda aldığım ilk ödül. Ödüllerin yüreklendirici, teşvik edici anlamda önemli olduğu gibi sorumluluk yükleme ve yaptığınız işi daha ileri götürme misyonu da yüklediği kanaatindeyim. İlk zamanlar ödülün sevincini yaşıyorsunuz, ama sonra bunu nasıl daha ileri götürebilirim heyecanı ve sorumluluğu başlıyor. Ödül itici bir güç ve motive ediyor insanı.

Sizce kadınların iş hayatındaki yerini arttırmak amacıyla neler yapılabilir?

İnsanoğlunun dünyaya geliş sebebi olan Adem ile Havva’nın diyaloğunu hatırlayın. Varoluş sebebimiz olan, Havva’nın Adem’i harekete geçiren, cesaretlendiren ve ikna eden özelliği başlı başına müthiş bir girişimcilik örneği değil mi? Ne müthiş bir örnek hem de…

Peki ya, Anadolu’da 14. yüzyılda dünyanın ilk kadın girişimcilik teşkilatlanmasının kurulduğunu biliyor muydunuz? ‘Baciyan-ı Rum’, yani “Anadolu Kadınları”, Anadolu’nun “Cesur Kadınları”. Kadınların ruhunda girişimcilik ve doğurgan olmasından kaynaklanan sorumluluk duygusu bu kadar yüksekken iş hayatında ki sayımızın az olmasını 3 ana etkene bağlıyorum.

SOSYO-KÜLTÜREL ENGELLER

İlki tüm dünyada ve ülkemizde var olan sosyo-kültürel engeller. İkincisi endüstri devriminden bu yana sayıca erkeklerin iş hayatındaki yoğunluğu ve kadınları evde istemeleri, üçüncü engel ise kadınların daha mükemmeliyetçi ve sorgulayıcı yapıya sahip olmaları. Kadınların iş hayatındaki sayılarını artırmanın tek yolu onlara inanmak, içlerinde ki yetenek ve kabiliyetleri ortaya çıkaracak konfor alanlarının sağlanmasıdır. Bana göre kadınların iş hayatındaki yerini arttırmak için önce bize güvenmeleri gereken erkekleri eğitmek gerekiyor.

Herkesin yakındığı ‘zamanım yok kavramı’ hakkında düşünceleriniz?

Einstein’ın çok sevdiğim bir sözü var ”Zaman sadece bir yanılsamadır.” Bu sözü çok severim. Daha önce zamanın azlığının çok büyük bir kısıt olduğuna inanırdım. Büyüdükçe ve daha organize hale geldikçe zamanın en iyi arkadaşım olduğunu anladım. Ben zamanın yetersiz olduğunu düşünerek kendimi kısıtlamaktansa onu yönetmeyi tercih ediyorum. Zamanım yok, kocaman bir yalan bana göre. Zaman sizi değil siz zamanı yönetmelisiniz.

İnternek üzerinden yapılan canlı yayınlarla ilgili neler söylemek istersiniz?

İş dünyasında en iyi yatırım, her zaman insanların bakmayı unuttuğu yerlerden çıkıyor. Bu tür canlı yayınlar bakmayı unuttuğumuz yerleri hatırlatabiliyor. Canlı yayınları son derece olumlu buluyorum . Bilgi edinmek, farklı sektör ve bu sektörlerdeki yetkin insanları tanımak için çok olumlu bir kaynak olduğunu düşünüyorum.

 

12- Son olarak yaz tatili planlarınızda virüs nedeniyle değişiklik yaptınız mı?

Ben hayatın en yalın seviyorum. Yıllardır hayalini kurduğum küçük yaz evime bu yıl pandemi sürecinden önce kavuşmuştum. Sadece küçücük bir ev değil minimalist yasam manifestosu niteliğinde bir yaz evi benim evim . Baheçsinde uzun sohbetler ederek ve Yaşar Kemal in dörtlemelerini okuyarak, geçti bu yaz. Dışarıda yaşanan tüm olumsuzları unutmak için bizi bağrına bastı bu yaz , minnak evim . Bu yaz tatilini ağırlıklı olarak ailem ile küçük evimde ve deniz kenarında geçirdim.

Etiketler:

Yasal Bilgilendirme

Bursa haberleri Hürriyet yerel haberler sayfasında. Haber ajanslarının Bursa ilinden Artık normalimiz bu hakkında ilettiği tüm haberler hurriyet.com.tr farkı ile sizlere ulaştırılıyor. Bu haber ilk olarak 08 Eylül 2020 tarihinde saat 14 07’de yayınlandı. Son dakika gelişmesi oldukça Artık normalimiz bu haberi güncellenecektir.

BURSA NAMAZ VAKİTLERİ

01 Kasım 2020, Pazar
  • İmsak
    06:01
  • Güneş
    07:26
  • Öğle
    12:52
  • İkindi
    15:42
  • Akşam
    18:09
  • Yatsı
    19:28
Sayfa Başı