ORTA DİREK DEYİP GEÇMEYİN

Güncelleme Tarihi:

ORTA DİREK DEYİP GEÇMEYİN
Oluşturulma Tarihi: Haziran 21, 2022 09:18

Bugünlerde ne kadar çok duyar oldum: ‘Turist var ama kalitesiz’. Bu nedir Allah aşkına? Bu nasıl berbat bir söz!…

Haberin Devamı

Aylardır hayalini kurduğu tatili için ülkene 3 bin kilometre yol kat ederek gelmiş ve birkaç güzel gün geçirmeyi düşünen misafire, harcamaları seni mutlu etmiyor diye ‘kalitesiz turist’ demek Türk misafirperverliğine yakışıyor mu? Bu ne ağır bir küçümsemedir. Bu sözü söyleyenin ağzına biber sürmeli. Ben yapıcam!..

Dünya genelinde yılda 1,5 milyar insan turistik seyahat gerçekleştiriyor. Dünya nüfusunun beşte biri yani. Her 5 kişiden birinin evi, arabası yok ama turistik faaliyeti var. Hep diyorum ya seyahat bir nevi terapidir. Hele pandemiden sonra mutlak terapi. Seyahat etmek artık insan hayatının vazgeçilmez bir parçası haline geldi.

Doğal afetlere, siyasi gerginliklere, terörist faaliyetlere, ekonomik krizlere ve pandemiye rağmen, turizm su gibi sızıyor bütün olumsuzlukların arasından. 2030 yılında 1 milyar 800 milyon insana çıkacak seyahat edenlerin sayısı. Yani her 4 kişiden biri seyahat edecek. Dünyada bu hızla büyüyen başka bir sektör yok. Yakın bir gelecekte ekonomik durumundan bağımsız her dünyalı kendisini bu faaliyetin içinde görüyor. Yüksek bütçeli, ya da kısıtlı bütçeli olabilirsiniz, bir şekilde siz de seyahat edebilmenin yolunu arayacaksınız.

Haberin Devamı

TURİZMİN BELKEMİĞİ
Turizm başlangıçta sadece zenginlerin boş zaman faaliyeti idi. Sadece yüksek bütçeli insanlar bir araçla bir yerden bir yere birkaç gün veya haftalığına seyahat edebilirlerdi. Ve bu sayı oldukça sınırlıydı. Gelişen teknoloji, insanlar ve ülkeler arasındaki sınırların kalkması ve tatilin ucuzlaması ile turizm geniş kitlelere yayıldı. Her yaştan, her ülkeden, her bütçeden insanın tatil yapabilmesi mümkün hale geldi.

Hâlihazırda seyahat eden 1,5 milyar insanın yüksek gelirli bir profili olacağını düşünmek tabii ki aşırı iyimserlik olur. Ekonomistler dünyadaki insanların maksimum yüzde 10’nun yüksek gelirli insanlardan oluştuğunu tahmin ediyorlar. Yani sadece onlar seyahat edecek olsalardı ve hatta hepsi tatil yapsaydı bugünkü turist sayısının çok çok azına ancak ulaşılabilirdi. Dünya turizm hareketliliğinin önemli bir bölümünü orta direk olarak sayabileceğimiz insanlar oluşturuyor. Memur, işçi, emekli, öğrenci serbest meslek sahibi ve hatta işsizler turizm hareketliliğinin bel kemiğini oluşturuyorlar.

Haberin Devamı

SADECE BİZDE VAR…
Bu yüzden her ülkeden, her meslek grubundan, ekonomisi birbirinden farklı insanlar turist olarak seyahat ederler. Bunları harcamalarına göre sınıflandırmak ve kalitesiz gibi sıfatlar yapıştırmak abestir.

Ben gezdiğim hiçbir ülkede ‘kalitesiz turist ‘ diye bir söz duymadım. Ama biz maalesef bunu uydurduk ve ağızdan ağıza yayarak kendimizi buna inandırmaya devam ediyoruz. Daha iki yıl öncesinde turist duasına çıkacak hale geldiğimiz pandemi günlerinden bugünkü turist beğenmemezliğe nasılda geçiverdik hemen. Yazık!...

Bütün yıl harçlığından artırarak para biriktiren bir öğrencinin kız arkadaşı ile tatile gitmesi, yaz tatilini iple çeken öğretmenin ailesi ile yılda bir kez yurt dışına çıkması, emekli bir çiftin kış dönemini değerlendirmesi, hatta işsiz bir aile reisinin işsizlik parasından artırıp bir kaç gün de olsa güneşe ve denize kavuşma arzusu en doğal hakkı değil mi?

Haberin Devamı

Tabii ki gezgin, kısıtlı bütçesiyle en iyisini yapabilme eğiliminde. Siz evinize buzdolabı alırken ne yapıyorsanız o da onu yapıyor. Ürünleri karşılaştırıyor, ihtiyacına bakıyor, en minimumda beklentisine karşılayanı tercih ediyor ve cebindeki paraya göre satın alıyor. Turizm de böyle şekilleniyor. Turistin önüne yüzlerce seçenek konuyor. Mesela Antalya’da geceliği 30 dolara da 7 bin dolara da oda fiyatı var. İkisinin de müşterisi var. İsterse turist daha fazla ödeyerek aktarmalı uçakla konfor içinde de uçabiliyor, ya da gece yarısı charterları ile tıka basa uçakla daha ucuza da seyahat edebiliyor.

Biz ülkemize gelen misafirlerimizin etnik kökenine, milliyetine, dinine, inancına ayırım yapmadan saygı duyarak 40 yıldır hepsine kucak açtık. Ekonomisine bakarak ayırım yapacak değiliz. Hiç kimsenin hiç tanımadığı bir turistin harcadığı paraya, kılık kıyafetine, yediğine içtiğine bakarak onun kalitesi hakkında hüküm vermeye hakkı yoktur. Kültür turizm bakanlığı ‘turist’ yerine bile ‘misafir’ kelimesini kullanmaya özen gösterirken, ‘kalitesiz turist’ demek yakışıyor mu bize ?
Seyahat herkesin hakkıdır…

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!