Ulus’a eczane müzesi geliyor

Güncelleme Tarihi:

Ulus’a eczane müzesi geliyor
Oluşturulma Tarihi: Eylül 16, 2025 10:21

Hürriyet Ankara’nın ‘Kent Sohbetleri’ne konuk olan Ankara Eczacı Odası Başkanı Cumhur Cem Abbasoğlu, ABB ile birlikte Ulus’ta eczacılığın tarihini anlatan bir müze kuracaklarını söyledi. Atatürk’ün ilaçlarını aldığı tarihi İstanbul Eczanesi’ne ait malzemelerin de müzede sergileneceğini anlatan Abbasoğlu, “Hem Ankara’ya değer katacak hem de Atatürk’ün de mirasını yaşatacak bir çalışma olacak” diye konuştu.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Ulus’a eczane müzesi geliyor

Hürriyet Gazetesi’nin başkent Ankara’ya özel sayfalarındaki “KENT SOHBETLERİ”, yeni konuları ve konuklarıyla devam ediyor. “KENT SOHBETLERİ”nin bugünkü konuğu Ankara Eczacı Odası Başkanı Cumhur Cem Abbasoğlu oldu. Abbasoğlu, babası gibi eczacılık mesleğini tercih eden bir isim. 2004’te Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun olan Abbasoğlu, aynı üniversitede Analitik Kimya Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisans yaptı. 2005’ten bu yana mesleğin içinde. Ankara Eczacı Odası’nda da geçmişte sayman olarak görev yapan Abbasoğlu, Muvazaa Komisyonu Başkanlığı’nı da üstlendi. Şimdilerde oda başkanlığını yürüten Abbasoğlu ile eczacılığı, güncel konu başlıklarını, odanın çalışmalarını, yapılan projeleri ve yapmayı planladıklarını konuştuk...

Haberin Devamı

 * İlk olarak rakamları sorayım. Ankara’da kaç eczane var? Sizin üye sayınız ne kadar?

Ankara’da 2 bin 400 civarı eczanemiz var. Toplam üyemiz 6 bin 500. Sadece normal eczanelerdeki eczacılarımız değil kamu eczacıları, hastanelerde çalışanlar gibi farklı alanlardaki meslektaşlarımızla üye çeşitliliğimiz var.

* Oda başkanlığında ne kadar oldu? Geçen sürede ilk adımda neler yaptınız?

6 yıldır yönetimdeyiz. Önceki başkanımız Taner Ercanlı’nın Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti’ne seçilmesinin ardından son 2 yıldır başkanlığı yürütüyorum. Yola çıktığımızda kısa adı EDEP olan Eczacılıkta Değişim Platformu olarak 6 yıllık hedeflerimiz vardı. Projelerimizin yüzde 90’ını gerçekleştirdik. Bütçe disiplinini sağladık. Odamızda eski dönemde 46 personel hizmet veriyordu, eczacıların aldığı hizmetlerde aksamalar vardı. Düzenleme yaptık. Şu an 30 personelle daha kaliteli hizmet veriyoruz. Yaptığımız çalışmalarla ISO9001 kalite belgesi de aldık.

* Sizin döneminiz pandemiye de denk geldi? Eczacılar için nasıl bir dönemdi?

2019 Eylül’de geldik. 2020 Mart ayında da pandemi başladı. İlaç ve eczacılık hizmetleri bu sürecin tam ortasındaydı. Bir yandan meslektaşlarımızı düşündük. Bir yandan da sokağa çıkma kısıtlamalarının olduğu dönemlerde halkın ilaca erişimi için hizmet verdik. Doktorlar ve sağlık çalışanları gibi büyük fedakârlık gösterdik. Devletin ücretsiz maske dağıtımı vardı, dezenfektan bulunamıyordu. Alkolle dezenfektanlar yaptık. Herkes kapanıp evinde hasta olmama çabası verirken biz COVID-19’a yakalanan hastalarla birebir muhataptık. Eczacılar o mücadelede en ön saftaydılar.

Haberin Devamı

ANKARA’DA AYLIK 3.5 TON İLAÇ ÇÖPE ATILIYOR

Ulus’a eczane müzesi geliyor

* Evlerde tarihi geçmiş atık ilaçlara yönelik önemli bir farkındalık projeniz var. Yoğun çaba da gösteriyorsunuz. Bu projenin içeriği nedir?

Miadı geçmiş ilaçların diğer atıklardan ayrışması gerektiğinin bilincindeyiz. Tüketilmeyen, tarihi geçen ilaçlar evlerde kalıyor. Onların çöpe atılması ya da lavaboya, tuvalete boşaltılması direkt doğaya karışmasına neden oluyor. Örneğin Ankara’da yapılan su analizlerinde en çok ağrı kesici etken maddesine rastlandı. Halkın bilinçlendirilmesi ve ilaçların diğer çöplerden ayrışması için Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ile “Evsel Atık İlaç Toplama Kampanyası” yürütüyoruz. Ankara’nın 200 noktasında, atık ilaçları topluyorduk, 400 eczanemiz daha projeye dahil oldu, toplamda 600 eczanemizde atık ilaçları topluyoruz. Vatandaşlarımızdan evlerindeki atık ilaçları, kullanmadıkları ilaçları çöpe değil o eczanelerdeki kutulara atmalarını istiyoruz. Mesela Ankara’da geçen yılki verilere göre aylık 3.5 ton ilaç çöpe atılıyor.

Haberin Devamı

* Bir de Yeşil Eczane Projeniz öne çıktı. Neler yapılıyor bu anlamda?

Yeşil Eczane Projesi’nin fikir babası Hacettepe’den hocamız Prof. Dr. Kutay Demirkan oldu. Eczanelerde elektrik sarfiyatından su tasarrufuna kadar çevreye daha duyarlı hareket etmek için çalışmalar başlattık. 47 eczanemizin eğitimleri bitmek üzere. Bu eczanelerimizin tabelalarının, logolarının güneş panelleriyle yapılmasını sağlayacağız. Aynı zamanda buraları atık ilaç toplama merkezi haline de getiriyoruz. Proje eğitimi sonunda bu eczaneler yeşil eczane logosu almaya hak kazanacak. Örnek eczane modeli oluşturacağız. Oda olarak biz de aidatta ya da sözleşmelerde bu eczaneler için ekstra indirim yaparak teşvik etmeyi düşünüyoruz. Türkiye’ye örnek bir proje oldu.

Haberin Devamı

*Belediyelerle eczanelere destek personeli yetiştirme projeleriniz de vardı. Mesleğe nasıl bir katkısı oldu bu eğitimlerin?

İki kere ABB ile bir kez de Çankaya Belediyesi ile “Eczane Destek Personeli” yetiştirmek için eğitim programları düzenledik. İş garantili eğitimler. Eczanede yapılan her şeyi 8 haftada hap bilgi olarak sunuyoruz. Sonrasında da bu arkadaşlarımızı eczanelerimize yerleşip istihdamlarını sağlıyoruz. Çankaya Belediyesi ile birlikte 96 arkadaşımızı iş sahibi yaptık. Bu şekilde de toplamda Ankara’da 300’ün üzerinde kişiyi eczanelerde istihdam ettik.

Ulus’a eczane müzesi geliyor

VATANDAŞIN 4 MİLYON TL’DEN FAZLA ECZANE BORCU KAPATILDI

Haberin Devamı

* Eczanelere olan veresiye borçları için de sosyal dayanışma örneği göstermiştiniz. Ne zaman uygulandı, ne kadar borç kapatıldı?

ABB ve Yenimahalle Belediyesi’yle “Sağlığa el ver” projemiz var. Dar gelirli, borcunu ödeyemeyen vatandaşların eczane borçlarını kapatıyoruz. ABB ile 2023, 2024 ve bu yıl olmak üzere 3 defa bu projeyi gerçekleştirdik. 3 milyon 875 bin TL civarında vatandaşların eczaneye olan borcunun ödenmesini sağladık. Muayene ücretleri, fiyat farkları gibi vatandaşların ödeyemedikleri kısımlar oluyor, eczanelere yazdırıyorlar. Yenimahalle Belediyesi ile de 250 bin TL civarında borcu kapattık. Hayırseverlerin bağışıyla ödeniyor bunlar. Vatandaşın 4 milyon TL’den fazla eczane borcu kapatıldı. Hem vatandaş rahatladı hem de eczacılar.

* Başka farklı sosyal sorumluluk çalışmalarınız var mı?

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Ankara Eczacı Odası olarak ilk 72 saatte tam 7 TIR ilaç ve tıbbi malzeme götürdük. 700’e yakın meslektaşımız da gönüllü eczacı olarak deprem bölgesindeki eczanelerde görev aldı. Depremzede meslektaşlarımızdan da Ankara’ya göç edenler oldu. Onlara da burada destek olduk. 40-45 civarı eczacımız buraya gelerek eczane açtılar. İstisna tanındı onlar da bu haklarını kullandı. Filistin’e ilaç yardımında bulunduk Sağlık Müdürlüğü’müzle beraber. Yine Filistin’den ülkemize gelen hastalar vardı. 250-300 Filistinli vatandaş burada otellerde konakladı. 4.5 ay boyunca ilaçların tamamını eczacılarımızın bağışlarıyla biz karşıladık. O süreçte bu ilaçların ödemesinin nasıl yapılacağı noktasında prosedürler devam ederken bu insanlar ilaçsız kalmasın diye biz de kayıtsız kalmadık ve destek olduk. Bu dayanışma örnekleri, koordinasyonlar önemliydi. Bu da eczacıların bize olan güveni ve bizim meslektaşlarımıza olan güvenimizin karşılığı olarak sağlandı.

İNTERNET ORTAMINDA SATILAN İLAÇLARIN YÜZDE 80’İ SAHTE

Ulus’a eczane müzesi geliyor

* İnternetten ilaç satışı da çok tartışılan bir konu. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz de en büyük sıkıntılardan biri internetten ilaç satışı. Yasal boşluklardan faydalanıp suistimal ediyorlar. Zaten internet ortamında satılan ilaçların yüzde 80’i sahte. Alıp analize gönderiyoruz, içinden saçma sapan şeyler çıkıyor. Bu konuda bilinçlendirmeyi yapıyoruz, halkımızı uyarıyoruz, ilgili kurumlara da çağrı yaparak diyalog halinde ilerleyerek engellemeye çalışıyoruz.

* Zaman zaman eczanelerde ilaç bulamama konusu gündeme geliyor. Bu neden kaynaklanıyor?

Eylül, ekim ayında başlıyor ilaç yokları. İlaç firmaları zam dönemi olduğu için zam gelene kadar musluğu kısıyor. Özellikle bu yurt dışından gelen ithal kalem ilaçlar böyle. Vatandaş da bulamayınca eczane eczane gezmeye başlıyor. Şu an mesela ilaç yokları yüzde 10-12 seviyesine indi Türkiye’de. Olmayanın muadili var çünkü. Eğer şubata kadar bir zam olmazsa önümüzdeki aydan itibaren bu yüzde 12’lerde olan ilaç yokluğu yüzde 30’lara kadar çıkabilir. İlaç fiyat politikasının değişmesi gerektiğini düşünüyoruz. Euro’ya endeksli. Sabit kur uygulanıyor. Yurt dışındaki ilaç firması Türkiye’ye getirmek istemiyor.

* Eczanelerde şiddetle alakalı bir sıkıntı var mı?

Çok fazla olmasa da zaman zaman yaşanıyor. Nöbetlerde sıkıntı yaşanabiliyor. Bununla ilgili Emniyet Genel Müdürü’müzle bir görüşmemiz oldu. Sağ olsunlar bir genelge yayınlandı tüm Türkiye için. O genelgeden sonra tüm Türkiye’de emniyet ekipleri artık nöbetçi eczane listelerini alıp devriye atıyorlar, o eczanelerin önünden mutlaka 2-3 tur geçiyorlar ve mahalle bekçileri de mutlaka eczanelere uğrayıp bir çay içiyorlar. Buna da biz öncülük ettik.

* Eczacılık mezunlarının çok fazla olduğu, iş imkânlarının azaldığı yönünde tartışmalar oluyor. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Aşağıdan artık kalfa yetişmiyor. Onların yerini eczacılar almaya başladı. Çok fazla eczacı enflasyonu olmaya başladı. Her yıl 3 bin 500’e yakın mezun geliyor. Bu arkadaşlarımız eczane de açamıyorlar yasa gereği. Nüfusa göre kriter var. Bu mezunlar artık eczanelerde ikinci eczacı olarak, yardımcı eczacı olarak çalışmaya başlıyorlar. 2012’den sonra eczacılık fakültesine girenler 5 yıl fakülteyi okuyor, mezun oluyor. 5 yılın sonunda eczane açabilmeleri için bir yıllık yardımcı eczacılık yapmaları gerekiyor. Bunu da sadece hastanelerde ve eczanelerde yapabiliyorlar. Yasa çıktığında o dönemin şartlarına göre uygulanırken bugün bu kadar mezun olacağı, bu kadar kişinin gelip eczane açma isteği olacağı ön görülmemiş. Devlet de senede 700-750 tane eczacı alıyor. Dolayısıyla senede aşağı yukarı 3 bin arkadaşımız işsiz kalıyor.

* Fakülte bazında mezunların yığılmaması için bir girişiminiz oldu mu?

Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) kontenjanları azaltması noktasında eylem yaptık Türk Eczacılar Birliği ile. Devlet üniversitelerinin kontenjanları azaldı ama vakıf üniversitelerinde arttı. Değişen bir şey olmadı. Şu an bu sene mesela eczacılık fakültesine giren sayısı 3 bin 850. Yani 4 bin civarı bir mezun olacak. Şu an okuyanları da hesap edersek beş yıl sonunda 20-25 bin tane eczacı olacak. Şu an toplamda Türkiye’de 50 bin eczacı var zaten. 30 bin noktada eczanemiz var. Eczaneler dışında istihdam edilecekleri bir alan da yok.

TÜRKİYE’DE ÖNCÜ ODAYIZ

Ulus’a eczane müzesi geliyor

* Önümüzdeki günlerde seçiminiz de var. Tekrar aday mısınız? Neler vaat ediyorsunuz?

20 Eylül’de genel kurulumuzu, 21 Eylül’de de seçimimizi yapacağız. Yine Eczacılıkta Değişim Platformu olarak adayız. Bugüne kadar yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatı. Aslında birçok şeyi de yaptık. Rakiplerimizin projelerine bakıyoruz. Bizim yaptıklarımızı yapmayı vaat ediyorlar. Biz zaten yapmışız. Yaparsak yine biz yaparız diyoruz. Yardımcı eczacılıkla ilgili çözüm yollarını en iyi şekilde biliyoruz. Sağlık Bakanlığı’yla ve Meclis’teki vekillerimizle tüm bürokratik anlamda işlemleri yürütüyoruz. Son olarak Cumhurbaşkanı Yardımcı’mız Sayın Cevdet Yılmaz’ı ziyaret ettik. Meslektaşlarımızın hakları için yoğun çaba gösteriyoruz. Her yeri, her kapıyı aşındırmaya çalışıyoruz. Elimizden geldiğince tüm bağlantıları kullanarak hiçbir kişisel amaç gütmeden tamamen meslek ve meslektaş odaklı ilerliyoruz. Sorunları biliyoruz, çözüm yollarını biliyoruz. Türkiye genelinde 59 tane oda var. Birliğimizin de bu şekilde çalışmalar yapması lazım. Biz o noktada Türkiye’de öncü bir odayız. Eczacılara yeşil pasaport projemiz var. Birinci basamak sağlık hizmet sunucusu diye geçiyor eczaneler. Yani sağlık ocağı neyse biz de aynıyız yani. 7/24 halkımızın hizmetindeyiz. Evet ticari boyutu var ama sağlık boyutu daha ön planda. Yeşil pasaport ile ilgili de girişimde bulunduk, sürekli özellikle eczacı milletvekillerimizle irtibat halinde gündemde tutuyoruz. Gençlik Meclisi’miz var. Her sene yaptığımız bu sene 22’ncisini yapacağımız uluslararası bilgilendirme yarışlarımız var. Eczacılık zirvesi şeklinde geçiyor. Türkiye’nin en büyük kongresini düzenliyoruz. Bu yıl bin 600 civarı katılımcıyla yaptık. Eczacılık ve tıp fakültesi öğrencileri de katılıyor. Mesleğin güncel yönlerini takip ediyoruz, yurt dışındaki örneklerini tartışıyoruz. Meslek içi eğitimlerimiz hem çevrim içi hem de yüz yüze devam ediyor. Sürekli kendimizi geliştirme, yenileme isteğiyle dünyayı da takip ediyoruz. Hem bilgileri tazeliyoruz hem bir hazırlık yapıyoruz. Bunları yine devam ettireceğiz. Kamuda çalışan meslektaşlarımızın özlük haklarıyla ilgili mücadele ediyoruz. Ek ödeme ve kadro sıkıntısı mevcut. Çalışmalarımızı yapıyoruz. Eczacıların emeklilik haklarıyla alakalı çalışmamız var. Bağkurlu olduğumuz için emekli olduğumuzda en düşük maaşlardan birini alıyoruz. Türk Eczacılar Birliği’nin yardımlaşma sandığı var. Onun üzerinden bir emeklilik sistemi kurma, OYAK benzeri bir projemiz var. Tabi o da birliği kazanırsak büyük geniş bir proje. Odamızda dijital kütüphane kurmayı planlıyoruz. Odamızın üst katında bir lokal gibi kafeterya açmayı hedefliyoruz. Sosyal etkinliklerimizi artırıyoruz, kulüpler kurduk sayılarını artırmayı amaçlıyoruz.

ANKARA’YA DEĞER KATACAK ATATÜRK’ÜN MİRASINI YAŞATACAK

* Atatürk’ün de ilaçlarını aldığı tarihi İstanbul Eczanesi’ne ait malzemeler odanızda sergileniyor. Onunla ilgili müze girişiminiz nasıl gidiyor?

Eczane tarihi müzesi kuruyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Ulus’ta Şehir Çarşısı’nın içerisinde bir yer tahsis etti. Eski İstanbul Eczanesi Atatürk’ün eczanesi olarak da bilinir. Onun malzemeleri odamızın alt katında sergileniyor. Bunu halkımızın da ziyaret edeceği bir hale getirmek istiyorduk. O dönem kullanılan eski malzemelerin neler olduğu, neler yapıldığı, nasıl kullanıldığı bilinsin istiyorduk. Küçük öğrencilerin gelip bu mesleği dünü ve bugünüyle tanımasını amaçlıyorduk. Mansur Başkan’a ilettik. O da sağ olsun destek oldu. Yeri tahsis etti. ODTÜ’den bir hocamız mimar ekibiyle beraber projesini çizdi, hazırladı. Bir yıldır çalışıyoruz bu projeyi. Şu an imalat aşamasında. Muhtemelen 3-4 ay içerisinde açarız diye düşünüyorum. Hem Ankara’ya değer katacak hem de Atatürk’ün de mirasını yaşatacak bir çalışma olacak.

Ulus’a eczane müzesi geliyor

Ankara Eczacı Odası Başkanı Cumhur Cem Abbasoğlu, Hürriyet Ankara Haber Koordinatörü Murat Yılmaz’ın sorularını yanıtladı.

 

BAKMADAN GEÇME!