Güncelleme Tarihi:

Olayın ardından darp raporu aldığını, korneasında yırtık, burun kemiğinde kırık ve kulak kristallerinde oynama meydana geldiğini dile getiren Gümüş, “Tüm gerekli mercilere şikâyetimizi ilettik. Hem fiziksel hem psikolojik olarak çok yıprandım. Geceleri uyuyamıyoruz, sürekli olay anı aklımıza geliyor. Biz sadece adalet istiyoruz” dedi. Hürriyet Ankara’ya konuşan Gümüş, olay anına ilişkin şu iddialarda bulundu: “Keçiören Belediyesi’nde iki yıldır çalışmaktayım. Son 6 aydır Şehit Aileleri ve Gaziler Birimi’ne yönlendirildim, birim sorumlusu oldum. Olay 23 Ocak günü yaşandı. O gün izinliydim ve akşam çalıştığım birimden arkadaşım Mehmet Özkan beni arayarak Zabıta Müdürü Mahmut Özkan’ın izin belgemi ve beni sorduğunu söyledi. Bunun üzerine akşam 18.00 gibi babamla birlikte belediye binasına gittik. Babama otoparkta beklemesini söyledim ve görüşmek için Mehmet Özkan’la birlikte Zabıta Müdürü’nün odasına geldim. Bir dakika geçmeden belediye başkan yardımcısı Tolga Turgut ve Zabıta Müdürü Mahmut Kaya geldi. Turgut, ben içeri girdikten sonra ‘Sen belediye başkanı hakkında ileri geri konuşmuşsun, şehit ailelerine başkanın selamını iletmemişsin’ diye bir ithamda bulundu. Ben de bu söylenenlerin gerçek olmadığını anlatmaya çalıştım. ‘Bununla ilgili deliliniz var mı, şahidiniz var mı?’ diye sordum. Daha sonra konuşmaların akabinde içeriye korumalar girdi. Birden arkamdan, başımdan habersizce ağır darbeler indirildi. Kendimi korumaya çalıştım. Baş bölgemi koruma amaçlı kapattığımda o üç kişiyle birlikte belediye başkan yardımcısı Tolga Turgut da, Mahmut Kaya da bana vurdu. Yani toplam beş kişinin saldırısına uğradım ve yaklaşık beş dakika boyunca kafama 60-70 civarında yumruk darbesi aldım. Elimiz yüzümüz kan revan içindeydi. Oradan hastaneye gittik ve darp raporu aldık. Daha sonra Keçiören İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne gidip şikâyetçi olduk. Öte yandan savcılığa suç duyurusunda da bulunduk. Olayın gerçekleştiği gün Keçiören Belediye Başkanı Umre ziyaretindeydi. Kendisinden bu olayla ilgili olarak bir geçmiş olsun demesini ve bu olayın sebep olmasına yol açanlarla ilgili gereğinin yapılmasını isterdik. Fakat süreç boyunca yalnız bırakıldık. Tüm gerekli mercilere şikâyetimizi ilettik. Hem fiziksel hem psikolojik olarak çok yıprandım. Biz sadece adalet istiyoruz” dedi. Gümüş’ün babası Recep Gümüş ise oğlunun ve kendilerinin bu süreçten ötürü zarar gördüklerini ve psikolojik açıdan çok etkilendiklerini belirterek “Oğlumun dudakları patlamıştı, eli yüzü kandı. Panik oldum. Ben mesane kanseri tedavisi görüyorum, başka hastalıklarım da var. Oğlumu o halde görünce ne yapacağımı şaşırdım. O günden beri annesiyle birlikte çok üzgünüz. Olayın şokundan çıkamadık. Geceleri korkuyla uyanıyoruz. Bir yanlışı, hatası varsa disiplin cezası verilir, gereği yapılırdı. Şiddet kabul edilemez” ifadelerini kullandı.


