Meclis’te su tartışması

Güncelleme Tarihi:

Meclis’te su tartışması
Oluşturulma Tarihi: Ocak 15, 2026 15:31

Başkentte yaşanan su krizi ve tartışmalar, ABB Meclisi’nin de gündemindeydi. AK Partili Nihat Yalçın, “Her ne kadar siz bunu kabul etmeseniz de ‘Ankara’da su sorunu yok’ deseniz de aylardır Ankara’da ciddi anlamda su sorunu yaşanıyor” derken CHP’li Yaşar Neslihanoğlu ise “Bu sadece Ankara’ya özgü değil, Türkiye genelini ilgilendiren bir mesele. Buradan siyaset üretmek ya da her gün ‘Ankara’da hiçbir yerde su yok’ algısı oluşturmak doğru değil” dedi.

Haberin Devamı

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Meclisi Ocak Ayı Meclis Toplantısı üçüncü oturumu, önceki gün Meclis Birinci Başkanvekili Ertan Işık başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda gündem maddeleri görüşülürken su kesintisi tartışmaları da Meclis’in gündemindeydi. AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Yalçın, ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın basın toplantısındaki açıklamaları eleştirerek, Yavaş’ın basın toplantısı öncesinde Meclis’te kendilerini bilgilendirmesi gerektiğini söyledi. CHP Grup Başkanvekili Yaşar Neslihanoğlu ise su üzerinden siyaset üretmenin doğru olmadığını dile getirerek başkent Ankara’nın son 50 yılın en kurak dönemini yaşadığını kaydetti.

'BUGÜNE KADAR HİÇBİR YATIRIMINIZ OLMADI'

Meclis’te su tartışması

Haberin Devamı

AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Yalçın, özetle şunları söyledi: “Aylardır Ankara’da su sorunu yaşıyoruz. Her ne kadar siz bunu kabul etmeseniz de ‘Ankara’da su sorunu yok’ deseniz de aylardır Ankara’da ciddi anlamda su sorunu yaşanıyor. 1994 yılında Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’da belediye başkanı olduğunda önündeki en büyük sorun susuzluktu. Cumhurbaşkanı’mız o gün ‘bu DSİ’nin görevi, bu Tarım ve Köy İşleri’nin, Orman Bakanlığı’nın görevi’ demedi. Dedi ki ‘İstanbullular susuz, bir damla suya muhtaç, bizim görevimiz İstanbulluları suyla buluşturmak olacak.’ 7 dereden 7 tepeye su getirerek İstanbulluların su sorununu çözmüştür. Aynısını Mansur Yavaş’tan da beklerdik yine aynı şekilde 2007 yılında belki tarihin en büyük kuraklıklarından birisiydi. 2007’de Ankara’da yaşanan su sorununun dönemin belediye başkanı tarafından ‘Bu bizim görevimiz değil, biz bunu yapmayız’ denilmeden, 230 kilometre öteden Kızılırmak suyunu Ankara’yla çok kısa bir sürede buluşturarak o gün için giderildi. ‘Trafik’ diyoruz, ‘vatandaşların çok arabası var’ diyorsunuz. ‘Toplu taşıma’ diyoruz, ‘Ulaştırma Bakanlığı metro yapmıyor’ diyorsunuz. ‘Suyumuz akmıyor’ diyoruz, ‘DSİ yapmadı’ diyorsunuz, ‘bir damla su getirin’ diyoruz, getirmiyorsunuz Sayın başkan. Ankaralıları susuz bırakmamak için bugüne kadar hiçbir yatırımınız olmadı. Suyu temin etmek Büyükşehir Belediyesi’nin görevi, keşke suyu temin etseydiniz hepimiz içseydik. Su yoksa bu sizin sorununuz. Ankara’da ciddi anlamda susuzluk yaşandı. Susuzluk varken biz bunu paylaşıyoruz Sayın başkan diyor ki ‘yalan söylüyorsunuz, iftira atıyorsunuz’ ya siz ‘yalan’ deyince ‘yalan’ mı oluyor. Ankaralıların hepsi yalan mı söylüyor, Mamak’ta, Çankaya’da, Pursaklar’da günlerce su akmadı, yalan mı söylüyor. Adamların evinde su akmadı niye yalan söylesinler, trafikle ilgili niye yalan söyleyelim, Ankara’da trafik çilesi siz çekmiyor musunuz, sizin ayrı gittiğiniz yollar var da ben mi bilmiyorum.”

Haberin Devamı

‘SUDAN SİYASET YAPILMASINA KARŞIYIM’

Meclis’te su tartışması

AK Parti Grup Başkanvekili Yalçın’dan sonra söz alan CHP Grup Başkanvekili Yaşar Neslihanoğlu ise su üzerinden siyaset üretmenin doğru olmadığını dile getirerek şöyle konuştu: “‘Keşke basın toplantısı yerine Meclis’te konuşsaydı’ değerlendirmesinde bulunuldu ama başkan tüm Türkiye’ye bir açıklama, bilgilendirme yaptı. Yaparken de Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek lazım. Hem kendi öz eleştirisini yaptı hem de eleştirilerini dile getirdi. ‘Bizden kaynaklanan bir sorun vardı, bazı yüksek kesimlerde su sıkıntıları yaşandı. Bundan dolayı vatandaşlarımızdan özür diliyorum’ dedi. Her şeyi getirip Büyükşehir Belediyesi’ne yüklemek olmaz. Su kaynaklarının bulunması, yönetilmesi ve şehirlerdeki barajlara taşınması Devlet Su İşleri’nin sorumluluğundadır. Bu yasa açık ve nettir. ASKİ’nin görevi, barajdaki suyu alıp konutlara ulaştırmaktır. Tabii ki barajda su varsa... Ben öncelikle sudan siyaset yapılmasına karşıyım. ‘2007’de de oldu’ deniliyor. 2007’deki kesintilerle bugünkü durumu kim kıyaslayabilir? Hepimiz yaşadık; her yerde bidonlar, variller vardı. O zaman da kuraklık vardı, şimdi de var. Hatta şu anda son 50 yılın en kurak dönemini yaşıyoruz. Bu sadece Ankara’ya özgü değil, Türkiye genelini ilgilendiren bir mesele. Buradan siyaset üretmek ya da her gün ‘Ankara’da hiçbir yerde su yok, tankerler cirit atıyor’ algısı oluşturmak doğru değil. O tankerleri ben niye göremiyorum? Yenimahalle en çok su kesintisi olan yermiş deniliyor. Benim niye haberim yok?”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!