Güncelleme Tarihi:

“2024-2025 eğitim öğretim yılının ilk dönemi sona eriyor. MEB tarafından alınan karar gereğince bu son hafta öğrencilerin hem eğlenceli hem de sanatsal, kültürel, sportif ve bilimsel etkinliklerle öğretici zaman geçirmeleri amacıyla "Dönem Sonu Faaliyet Haftası" olarak yapılandırılmaktadır. Öğrencilerin dönem içinde yaptıkları çalışmaların sergilenmesi ve kendilerini ifade etmeleri için önemli olan ancak dönem içinde de sanki hep faaliyet haftasıymış gibi hareket ederek “Clickbait” dehlizine giren okullara karşı dikkatli olmamız gerekmektedir. "Clickbait- tıklama tuzağı" uygulamalarının yaygınlaşması, eğitim sisteminin önceliklerinin sorgulanmasına neden olmaktadır. Bu uygulamalar, çocukların sınıfta veya ders dışı etkinliklerde sürekli fotoğraf ve videolarının çekilmesi ve bunların sosyal medyada paylaşılması anlamına gelmektedir. Peki bu durumun öğrenciler üzerinde nasıl bir etkisi var
‘GİZLİLİK HAKLARINI DA İHLAL EDİYOR’
Tık tuzağı olarak adlandırılan bu yaklaşım, eğitim-öğretim faaliyetlerinin önceliğini kaybetmesine yol açıyor. Okulların “etkinlik” adı altında düzenlediği etkinliklerde öğrencilerin videolarının sosyal medya hesaplarında paylaşılması, gerçek eğitim çıktılarını arka plana itmektedir. Ders içi etkinliklerde de doğru açıyı, doğru ışığı, doğru gülümsemeyi yakalama adına zamandan yaşanan kaybı da unutmamak gerekir. Bu nedenlerle müfredatın ve derslerin ihmal edilmesi, öğrencilerin akademik performansı üzerinde olumsuz bir etkiye neden olabilir ve eğitim kurumlarının rolünü sorgulatan bir tablo ortaya çıkarabilir. Bunun yanı sıra boşa geçen her dakika idealist öğretmenler için olumsuz motivasyona neden olmaktadır. Öğrencilerin fotoğraf ve videolarının sosyal medyada paylaşılması eğitim açısından sorun yaratmanın yanı sıra gizlilik haklarını da ihlal etmektedir. Ebeveynin izni olmadan paylaşmak, çocuğun kişisel alanının ihlal edilmesi anlamına gelir ve bu da ciddi etik ve yasal sorunlara yol açabilir. Bu nedenle eğitim döneminden önce yazılı veli onayı alınması gerekmektedir. Sosyal medya çağındaki "görünme" kültürü, okuldaki eğitim faaliyetlerini bir ‘gösteri’ye dönüştürmüştür. Oysa eğitim, süslenmiş etkinlik videolarından çok daha derin bir anlam taşır. Bu şekildeki uygulamalar, öğrencilerin uzun vadeli eğitim hedeflerini gölgeleyerek, yüzeysellik ve şov odaklı bir anlayışı yaygınlaştırıyor. Okullarda bu sorunun yaşanmaması için bilinçli bir yaklaşım sergilenmesi gerekmektedir. Faaliyetlerin amacı eğitimsel çıktılara hizmet etmelidir. Etkinliğe ayrılan sürede elde edilenler, ders sırasında elde edilebileceklerle karşılaştırılmalıdır. Okullar, öğrencilerin sosyal medyanın gösterişli gösterileri yerine kaliteli bir eğitim ortamında başarılı olmalarını sağlamaya çalışmalıdır. Tıklama tuzaklarından arınmış bir eğitim sistemi geleceğin bireylerini daha yetenekli ve bilinçli hale getirecektir.”