Engelsiz başkent için bütüncül çözüm şart

Güncelleme Tarihi:

Engelsiz başkent için bütüncül çözüm şart
Oluşturulma Tarihi: Nisan 09, 2026 19:16

Ankara’da yaşayan ve omurilik felçli olan Mustafa Kemal Atabey, Başkentray Elvankent İstasyonu’nda tren ile peron arasındaki boşluğa tekerlekli sandalyesinin sıkışması sonucu düşerek yaralandı. Hastaneye kaldırılan ve tedavisi uzun süren Atabey, “Ankara’nın gerçek anlamda ‘engelsiz bir başkent’ olabilmesi için ulaşım altyapısının bütüncül bir yaklaşımla yeniden ele alınması, fiziksel düzenlemelerin eksiksiz tamamlanması ve uygulamadaki aksaklıkların kararlılıkla giderilmesi gerekmektedir” dedi.

Haberin Devamı

Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Ankara Temsilcisi Mustafa Kemal Atabey’in akülü tekerlekli sandalyesinin ön tekerlekleri, geçen sene Başkentray-Elvankent İstasyonu’nda trenden inmeye çalıştığı sırada vagon ile peron arasındaki boşluğa sıkıştı. Dengesini kaybederek sert şekilde düşen Atabey, kaldırıldığı hastanede omuz ve kalça kırıkları nedeniyle tedavi altına alındı. Bir yılın ardından zorlu bir süreç yaşadığını anlatan Atabey, erişilebilirliğin önemine dikkat çekerek benzer olayların yaşanmaması için çağrıda bulundu. Hürriyet Ankara’ya konuşan Atabey, süreci şöyle anlattı:

Engelsiz başkent için bütüncül çözüm şart

VAGON İLE PERON ARASINA SIKIŞTI

Haberin Devamı

“Omurilik felci nedeniyle yüzde 91 engel oranıyla tekerlekli sandalye kullanan bir vatandaşım. Geçen sene bir toplantının ardından evime dönüyordum. Ankara Tren Garı’ndan TCDD Taşımacılık A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren Başkentray trenine bindim. Elvankent Başkentray İstasyonu’nda tren durup kapılarını açtıktan sonra inmek üzere harekete geçtim. Tam o esnada akülü tekerlekli sandalyemin ön tekerlekleri, vagon ile peron betonu arasındaki o tehlikeli boşluğa düşüp sıkıştı. Bu ani takılma neticesinde dengemi kaybettim ve sağ yanımın üzerine çok sert bir şekilde düştüm. Kafamı, sağ omzumu ve sağ kalçamı şiddetli bir biçimde betona vurdum. Çevredeki vatandaşların yardımıyla 112 arandı ve olay yerine gelen ambulansla Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildim. Burada yapılan tetkikler sonucunda sağ omzumun ve sağ kalçamın kırıldığı tespit edildi. Bir gece hastanede gözetim altında tutulduktan sonra ertesi gün taburcu edildim.

Engelsiz başkent için bütüncül çözüm şart

Engelsiz başkent için bütüncül çözüm şart

Haberin Devamı

ERİŞİLEBİLİRLİK LÜTUF DEĞİL HAKTIR

Kazanın meydana geldiği 1 Eylül 2025 tarihinden 3 Ocak 2026 tarihine kadar evden çıkamadım ve bu sebeple işime gidemedim. Vücudumdaki kırıkların verdiği o dayanılmaz ağrılarla birlikte, yaşadığım bu ağır travmanın bende bıraktığı kaygı ve depresyonla tek başıma mücadele etmek zorunda kaldım. Kaza sonrası uzun bir süre kendime gelemedim. Tüm bunları kendimi acındırmak için değil, bir daha hiçbir engelli birey aynı acıyı yaşamasın diye dile getiriyorum. Bu bir kaza değildir; bu, göz göre göre gelen bir ihmaller zinciridir. Erişilebilirlik bir lütuf değil, anayasal bir haktır ve hayattır. Yaşadığım tüm bu olumsuz süreçlerin sonrasında hakkımı aramak için tüm hukuki süreçleri başlattım.

Haberin Devamı

ERİŞİLEBİLİR ULAŞIM TOPLUMUN ORTAK MESELESİ

Günümüzde engelli bireylerin sosyal hayata katılımında karşılaştıkları en temel sorunların başında erişim ve ulaşım gelmektedir. Ankara gibi büyük ve gelişmiş bir başkentte dahi, tekerlekli sandalye kullanan, yürüteçle hareket eden ya da beyaz bastonuyla bağımsız yaşam mücadelesi veren bireylerin sokaklarda, parklarda ve toplu taşıma araçlarında yeterince görünür olmaması dikkat çekicidir. Engelli bireylerin Ankara’daki toplu taşıma deneyimleri incelendiğinde birçok yapısal ve uygulamaya dayalı sorun göze çarpmaktadır. Bu tür eksiklikler yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal sonuçlar da doğurmaktadır. Engelli bireyler, çoğu zaman başka insanların yardımına ihtiyaç duymakta, bağımsız hareket edememekte ve bu durum onların öz güvenini zedelemektedir. Oysa çağdaş bir kent anlayışında erişilebilirlik, bir ayrıcalık değil; temel bir insan hakkıdır. Erişilebilir ulaşım yalnızca engelli bireylerin değil, tüm toplumun ortak meselesidir. Çünkü erişilebilir bir şehir; yaşlılar, çocuklar, geçici sakatlık yaşayan bireyler ve hatta günlük yaşamında konfor arayan herkes için daha yaşanabilir bir ortam sunar. Ankara’nın gerçek anlamda ‘engelsiz bir başkent’ olabilmesi için ulaşım altyapısının bütüncül bir yaklaşımla yeniden ele alınması, fiziksel düzenlemelerin eksiksiz tamamlanması ve uygulamadaki aksaklıkların kararlılıkla giderilmesi gerekmektedir.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!